Yazar: Büşra ŞENTÜRK
Su Bilimleri Mühendisiyim. İçme suyu arıtma tesisinde mühendis olarak çalışıyorum. Dünya ve Türkiye'de su bilimlerine dair yapılan güncel çalışmaları yazılarımda yer veriyorum.
Son yıllarda Ay yüzeyinde yapılan araştırmalar sonucunda bilim insanları ilginç bir keşfe imza attı. Ay yüzeyindeki toprak örneklerinde hapsolmuş su küreciklerine rastladı. Meteorların Ay yüzeyine çarptığında oluştuğu düşünülen bu su küreciklerin 270 trilyon kilogram suyun Ay yüzeyine dağıldığı tahmin ediliyor. Su küreciklerdeki yeni su kaynağının keşfi ile Ay’da koloni yaşamı yakın mı? Ay’da ilk Su Keşifleri Ay yüzeyinin kurak toprak olmayabileceğinin ilk kanıtları NASA’nın Clementine yörünge aracının 1990’larda Ay’ın kutuplarına yakın bölgelerinde dik kenarlı, donmuş dik kraterler keşfetmesidir. 2009 yılında ise Hindistan’ın Chandrayaan-1 uzay aracının ay tozunun yüzey tabakasına yakın bölgesinde ince su tabakasına benzer bir yapıyı tespit etti. İlk Toprak…
Yer kabuğu katmanlarındaki kırılmalar sonucunda oluşan depremi tahmin edebilmek günümüzde erken uyarı sistemleriyle mümkündür. Ancak yüzyıllar boyunca yaşanan büyük sarsıntılara tanık olan hayvanlar depremi önceden hissedebilir mi? Peki hayvanlar doğanın deprem ihbarcıları olabilir mi? Depremin Canlı Uyarıcıları Büyük depremler öncesi hayvan davranışları hakkında sanıldığından fazla raporlar mevcuttur. Ancak hayvanların tepki verdiği fiziksel ve kimyasal değişimlerindeki ipuçları hakkında çok az bilgi içeriğinden dolayı bazı uzmanlar yazılan bu raporları anekdot olarak kabul etmektedir. Bahsi geçen raporlardaki verilerin bölgede yaşayan insanlar tarafından edinilmesi ve birden fazla bağımsız kişiler tarafından onaylanması süratiyle edinilen bilgiler deprem öncesi hayvan davranışlarına kanıt gösterilebilir şeklinde ortak görüş hakim.…
6 Şubat depremleriyle şehirlerde temiz suya erişimde sorunlar oluştu. Altyapının tamamına yakınının bozulmasıyla şebekeler zarar görmüştür. Temel yaşam kaynağı olan suyun afetlerde yönetimi ise ön plana çıkmıştır. Su yönetimi su kaynaklarının kullanılması, dağıtılması ve geliştirilmesi şeklinde tanımlanır. Kapsamı ise tarımsal, evsel ve endüstriyel alanlarda su kullanılmasının yanında su kalitesi, atık su kullanımı, su hukuku, sağlık gibi alanlarını içerir. Su yönetiminin 3 bileşeni bulunmaktadır. İhtiyaç, su potansiyeli, idari imkan ve politikalar. Mevcut ve gelecek ihtiyaçların giderilip doğru ve sürdürülebilir politikalar ile su yönetimi mümkünüdür. Türkiye Afet Müdahale Planı(TAMP) Ülkemizde yaşanabilecek olası afet ve acil durum öncesi, sırası ve sonrasında mücadelede entegre…
6 Şubat’ta meydana gelen ”asrın depremi” olarak literatüre giren Kahramanmaraş merkezli deprem yaşandı. 11 şehri etkileyen depremden on binlerce yıkılan evlerde insanlarımız büyük kayıplar yaşadı. Şehirlerin toplu yıkımı sonucunda çevre sorunları da beraberinde meydana geldi. Deprem Sonrası Hafriyat… Yaşanan deprem sonrasında 100 milyon ton hafriyat oluştuğu tahmin ediliyor. Depremde yıkılan binalardan ortaya çıkan enkazlarda ekosistem ve insan sağlığı için zararlı maddeler içeriyor. Oluşan enkazların bertarafında kısa veya uzun vadede sorun teşkil edecektir. Molozlar; tarım alanların, doğal sulak alanlara ve vadi tabanlarına dökülürse bölgede büyük bir tehlikenin başlayabileceğine dikkat çekmektedir. Kirlilikler Deprem sonrası çevresel sorunlar genel olarak hava, su, toprağı etkileyen…
Dünyanın ikinci Türkiye’nin ilk en derin tarımsal üretim ünitesi olan dikey tarım merkezi İstanbul’da açıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı ve özel sektör iş birliği ile gerçekleştirilen proje Kağıthane’de bulunan kongre merkezinin -8. katında kuruldu. Merkez sayesinde toprağa bağımlı olmadan 30 metre derinlikte tarım faaliyetleri oluşturmayı amaçlıyor. Toprağı ve suyu koruyarak kimyasalların kullanılmadığı, gübrelerin de kontrollü kullanıldığı fotosentezin LED aydınlatma ile sağlandığı sistem ile şehirlerde kent tarımını hedefliyor. Neden Kapalı Dikey Tarım? Endüstriyel tarımın tahrip ettiği toprağın, günümüz şartları sonucunda tarım arazilerinin azalması kapalı tarıma yönelimleri arttırdı. Dikey tarımla kontrollü ortamlarda topraksız tarım teknikleriyle bitki yetiştirmeyi sağlar. Özellikle metrekareye daha fazla…
Resifler biyolojik çeşitliliğin en yoğun olduğu sualtı ekosistemleridir. Bu ekosistemde bulunan süngerler, midyeler, deniz patlıcanları gibi suyu süzen canlılar denizlerin doğal temizleyicileridir. Herhangi bir sebepten ötürü tahrip olan deniz dibindeki yaşamı yeniden tesis edebilmek için insan eliyle yapay yapılar oluşturulur. “Yapay resif” olarak adlandırılan bu alanlar canlı yaşamının sürekliliğinde özellikle de kıyı bölgelerindeki deniz tabanındaki ekosistemler için kilit öneme sahiptir. Resif Resif kelimesi, kalsiyum karbonat biriktiren mercanların uzun yıllar boyunca oluşturdukları birikim sonucunda genellikle sert kayalık olarak kullanılır. Doğal resifler balık, eklem ve kafadanbacaklılar gibi deniz canlılar için doğal üreme alanları, sesil yaşayan organizmalar için doğal tutunma alanlarını oluşturmaktadır. Ekosistem…
Plastikler günümüzde her alanda karşılaşacağımız kilit bir hammaddedir. Genişleyen kullanım alanı ağıyla atık yönetiminde sorunlar yaşanmaktadır. Plastiğin sahip olduğu yapısı itibariyle çözünürlüğü yok denecek kadar az. Dolayısıyla üzerinde yaşadığımız dünyada sonu belirsiz etkilere açıktır. Peki kullandığımız plastikler nasıl denizlere ulaşıyor? Deniz ve okyanuslarda görülen plastik kaynakları neler olduğunu bu yazımda irdeleyeceğim. Plastikler ve Bileşimi Plastikler; tarım, gıda, tekstil, ulaşım, inşaat, elektronik, otomobil gibi sektörlerin ayrılmaz bir parçası oldu. Bu kapsamda hacimleri ve türleri aynı oranda değişti. Dolayısıyla plastik kirliliğinin kaynağı ülkeler, sektörler ve ürünler arasında dağılımında karmaşıklaşmasıyla ticaret düzenlenmesini zorlaştırıyor. Küresel plastik toplamının %80’i polivinil klorür (PVC), polietilen (PE), polipropilen…
Dünyada birçok nedenler sonucunda görülen kazalardan biri olan yangınlar sonucunda insanlar ve canlılar etkilenebilmektedir. Yanıklar yüzünden Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda 180.000 kişi yaşamını yitirmekte. Yanıklarda insan derisinin kullanılma fikri gelişmekte olan ülkelerde karşılan donör bulma sorunlarıydı. Brezilya’da Ceará Federal Üniversitesi ve Yanık Tedavi Merkezinde epidermiste yaşanan kısmi deri yüzeyi tahribatı yaşayan gençte balık derisi tedavisi uyguladı. Tıp tarihinde ilk kez gerçekleştirilen yanık tedavisinde balık derisi uygulamasıyla vakada hızlı iyileşme sağlandı. Yanıklarda Deri Nakli Yüzeysel, kısmi kalınlıktaki yaralarda pansuman uygulamalarıyla tedavi mümkün iken 3. derece yanıklardaki deri bütünlüğü hasarında ise deri nakli yani deri grefti uygulanır. Deri grefti uygulamalarında…
Süveyş Kanalı’yla Akdeniz Havzası’na geçiş yapan lesepsiyen tür olarak adlandırılan istilacı tür popülasyonları gün geçtikçe artıyor. Özellikle iklim değişikliğiyle hızlanan bu geçişle yerel balık türleri üzerinde olumsuzluklar gün yüzüne çıkmakta. Hatta kıyılarımızda istilacı türlerle yüzerken bile karşılaşabileceğimiz duruma geldi. Süveyş Kanalı ve İstilacı Tür İlişkisi Deniz ticaret yollarını kısaltmak amacıyla 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı’yla Akdeniz ve Kızıldeniz ekosistemleri birleşti. İklim değişimiyle Akdeniz’in suyu ısındı ve Kızıldeniz kökenli yani lesepsiyen türler Akdeniz Havzası’nda yaşamaya başladı. Lesepsiyon türler zamanla Akdeniz havzasının besin ağı içerisine yerleşti. Akdeniz Havzasında bu türle beslenebilen yerel türlerin bulunmamasıyla bu yeni türler zamanla baskın hale geldi. Ayrıca…
Çin, karbon ve ekosistemi incelemek amacıyla 3 Ağustos 2022 günü 3 adet uzaya uydu gönderdi. İçlerinden bir tanesi Karasal Ekosistem Karbon Envanter Uydusu (TECIS 1) adını alan dikkat çekmektedir. Bu uydu sayesinde orman bitki örtüsünün biyokütlesini, aerosol dağılımını ve klorofil floresanı ölçmeyi hedefliyor. Spektrometre görüntülemeyle alınan floresan çıktıları, bitki örtüsünün fotosentezleme durumunu ortaya çıkartmaya yardımcı olacak. Çin’in ulusal ekolojik verileri günümüzün önemli sorunu olan iklim değişikliği üzerinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Peki uzaydan karasal ekosistemi korumak amacıyla yapılan girişimleri neler? Uzaydan Karasal Ölçümler Çin’in TECIS-1 uydusu karasal parametreleri ölçümlemede kullanılan ilk proje değildi. NASA 2009’da OCO-1 (Orbiting Carbon Observatory), 2014 yılında ise…