Resifler biyolojik çeşitliliğin en yoğun olduğu sualtı ekosistemleridir. Bu ekosistemde bulunan süngerler, midyeler, deniz patlıcanları gibi suyu süzen canlılar denizlerin doğal temizleyicileridir. Herhangi bir sebepten ötürü tahrip olan deniz dibindeki yaşamı yeniden tesis edebilmek için insan eliyle yapay yapılar oluşturulur. “Yapay resif” olarak adlandırılan bu alanlar canlı yaşamının sürekliliğinde özellikle de kıyı bölgelerindeki deniz tabanındaki ekosistemler için kilit öneme sahiptir.
Resif
Resif kelimesi, kalsiyum karbonat biriktiren mercanların uzun yıllar boyunca oluşturdukları birikim sonucunda genellikle sert kayalık olarak kullanılır. Doğal resifler balık, eklem ve kafadanbacaklılar gibi deniz canlılar için doğal üreme alanları, sesil yaşayan organizmalar için doğal tutunma alanlarını oluşturmaktadır. Ekosistem için insan eliyle farklı materyallerden bir ortam oluşmasına yapay resifler denilmektedir. Antik çağlarda Akdeniz’de orkinos avcılığında ağların sabit tutabilmek için kayaçların kullanılması dolayısıyla yapay resiflerin kullanılması 3000 yıl öncesine dayanmaktadır. İlk çağlarda denize düşen çalı, tahta parçaların balıkların geçişini engellenmesini fark eden insanoğlu bu yöntemi avcılık tekniği olarak kullanmıştır. Günümüzde aşırı avcılık, kirlilik gibi birçok etken sebebiyle tür çeşitliliğini korumak amacıyla aynı yönetimi tam ters amaçla kullanmaya başladı.
Yaygın Olarak Kullanılan Yapay Resif Çeşitleri
Ülkelerin yapay resif oluşturmak için farklı dizayn ve şekle sahip fonksiyonel tasarımlar kullanmaktadır. İlk yapay resif materyali olarak kullanım ömrünü yitirmiş eski savaş tankları, metro vagonları, petrol sondaj boruları, araç lastikleri vs. kullanılmıştır. Özel üretim olarak silindirik, kübik, altıgen, yamuk, boru gibi resif modelleri oluşturulmaktadır. Son yıllarda yapay resifleri ticari amaçla üreten şirketler bile vardır. Ülkemizde özel imal edilmiş beton blok kübik ve boşluklu tasarımlar yaygın olarak tercih edilmektedir. Boru ve farklı yapı da tasarımlarında kullanıldığı resif çalışmaları en çok Ege kıyılarında fazladır.
Deniz tabanında biyolojik yaşamın korunması aşırı avcılığın engellenmesi içinde anti-trol adında yapılar da bırakılır. Trol, kumluk deniz tabanında yaşam süren dip su ürünleri avcılığında kullanılan endüstriyel avcılık şeklidir. Deniz tabanının metrelerce tarayarak hedef türler dışında büyük oranda hedef dışı türlerde avlar. Özellikle nesli tehlike altındaki türlerin bulunduğu hassas alanlarda ağları kopararak trol avcılığını engellemek amacıyla anti-trol resifler sıkça tercih edilir.
Yapay Resiflerde Resif Oluşum Süreçleri
Deniz tabanına bırakılan yapay resif materyalinde ilk gözlenen birikim alglerin yüzeylerde çoğalmasıdır. Serbest halde su kolonunda bulunan mikro alglerin ardından makroalgler de yüzeylerde çoğalmaya başlar. Birikim olaylarında alglerle beslenen omurgasızların bu alanları yeni evleri kabule edip yerleşir. Besin zincirinin devamında omurgalı organizmaların yapay resiflerde üreme veya yaşam alanlarını olarak kullanılmasıyla doğal oluşum süreçleri devam eder. Mercan transplantasyonuyla karıştırılmamalıdır. Yapay resiflerde türlerin fiziksel taşımanın yerine yapay yüzeyler oluşturarak zaman içinde habitat restorasyonu veya yeni ekosistemler yaratmaktır. Deniz tabanında doğal habitatlarına kavuşturarak deniz kirliliğinin yerinden ayrışmayı sağlamak, normal ekosistem döngüyle kirlilikleri bertaraf etmektir.
Yapay Resiflerin Amaçları
- Mercan resiflerin korunması,
- Avcılık kaynaklı üretimin yükseltilmesi,
- Balık popülasyonun ve tür çeşitliliğinin arttırılması,
- Yasa dışı balıkçılığın önlenmesi,
- Dalış turizmi arttırılması için su altı görselliğin arttırılması,
- Amatör balıkçılığının geliştirilmesi ,
- Kaybolan habitatların restorasyonu,
- Balıkların doğal yaşama ve üreme alanları oluşturulması amacıyla kullanılır.
Yapay Resiflerin Etkileri
Denizlere atılan yapay resiflerin muhtemel olumsuz etkilerini ekonomik ve çevresel olarak ayırmak mümkündür. Av araçlarında kayıplardan dolayı hayalet ağ avcılığı, korozyon sebebiyle su kalitesinde bozulması çevresel etkilere örnektir. Ekonomik sorunlar ise, yapay resiflerin üretiminde artan maliyetler ve balık, çelik, alüminyum gibi değerli hammaddelerinden yaşanan kayıplardır. Dolayısıyla ülke ekonomisinde kayıplara sebep olmaktadır. Ayrıca yapay resifler dalga hareketlerini yavaşlatarak kıyı erozyonunu azaltır dolayısıyla kumsalın zamanla kendiliğinde genişlemesini sağlar.
Yapay resiflerin kullanılmasında destekleyenler dışında karşıt görüşlerde bulunmakta. Çağımızın en büyük sorunların birisi olan deniz kirliliğinin azaltılması politikasına zıt düşüldüğü savunulmaktadır. Bilhassa artık araç ve gemi yüzeylerinde antifouling boyaların bulunması birincil resif oluşumunun ilk basamağı olan alglerin yüzeylere tutunmasını engellemektedir. Antifouling boyaların tuzlu suda çözünmesi ve bu yüzeylerde yosunların oluşması uzun süre almakla birlikte kimyasal boyalarda doğal deniz suyu yapısını bozması da cabası.
Türkiye’de Yapay Resif Çalışmaları
Türkiye’de ilk resif amaçlı 10 adet atıl troley-büs 1989 yılında İzmir’de batırılmıştır. Planlı ilk çalışma ise Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından gerçekleştirilen projedir. 1991’de İzmir Körfezindeki Hekim adalarına bırakılan yapay resif olarak beton bloklar kullanıldı. Türkiye’deki resif çalışmaları 1989- 2016 yılları arasında gerçekleştirilen, 71 adet yapay resiflerdir. Materyal olarak 24 gemi, 7 uçak ve 1 tank kullanılmıştır.
Marmara Denizi’ni korumak için İstanbul İl Tarım ve Orman Bakanlığı’nın İstanbul yapay resif projesi 2019 yılında başladı. Bu zamana kadar Adalar bölümüne 660 resif ünitesi 39 adet anti trol resif atımı gerçekleştirildi. Resifleri izleme çalışmalarını ise İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi aylık periyotlarla gerçekleştirmektedir. Projenin amacı Marmara Deniz’inde yumurtla ve barınma alanları oluşturarak biyoçeşitliliğin korunması balıkçılığa katkı sağlanmasıdır. Yasa dışı balıkçılığı engellemenin yanında birçok sebepten zarar görmüş habitatları yenilenmesi üzerinde çalışılmaktadır.
Türkiye’de ilk olma özelliğine sahip yapay resifler 3 boyutlu yazıcı ile oluşturuldu ve Şubat 2022 yılında Akdeniz’le buluştu. İstanbul Belediyesi’nin iştiraki olan İstaç A.Ş’nin 3D Yazıcı Sistemi ile yaptığı yapay resif bloklarını Mersin Büyükşehir Belediyesi satın aldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Mersin ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle düzenlendi. Türkiye’de ilk olan proje de yer alan 12 adet resifler Mersin’in Mezitli ve Marina arasına, 2 adedi de ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde denizle buluşturuldu. 8.5 – 11 metre derinliklerde, 2 metre arayla beton bloklar deniz dibine yerleştirildi. Özellikle olta balıkçılığının ve trol avcılığının yoğun gerçekleştiği alanlar seçilerek canlı popülasyonlarının korunması amaçlanıyor.
Yapay Resif Uygulamalarında İzin
Kıyısal erozyonun önlenmesi amacıyla mendirekler inşa etmek yaşam ortamlarının kısıtlamadığı ve canlılara etkilemediğini ispatlamak için birçok ülkede zorlu prosedürler içermektedir. Ancak kullanım ömrünü dolduran gemi, uçak vagonların denizlere bırakılmasında hiçbir sorun teşkil etmemekle birlikte hatta desteklenmektedir.
Avrupa ülkelerinin Akdeniz’deki deniz çayırlarının trol avcılığıyla verdiği tahribatı azaltmak için resif çalışmaları 1960’larda başlamıştır. Özellikle 1980-1990 yılları arasında hız kazanmıştır. Yapay resifte öncü olan ülkeler Amerika Birleşik Devletleri ile Japonya’dır. Birkaç yüzyıl öncesine dayanan yapay resif çalışmalarına ABD de yerel yönetimler, özel kuruluşlar finanse ederken Japonya‘da ise ulusal hükumet tarafından desteklenmektedir. Avrupa’nın yapay resif çalışmaları ise son 40 yılda yaygınlaşmıştır. Ülkemizde yapay resif çalışmaları 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunun kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iznine tabidir.
Kaynakça
- Lök A., Metin C., Ulaş A., Düzbastılar F. O., ve Tokac A. 2002. Artificial reefs in Turkey. – ICES Journal of Marine Science, 59: S192–S195
- Türker, Mehmet. Yapay resiflerin kıyı profiline etkileri. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Balıkesir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2013.
- www.mersin.bel.tr
- www.istanbul.edu.tr
- istanbul.tarimorman.gov.tr
- www.sciencedirect.com
- www.fao.org
- www.vitrinhaber.com
- blog.padi.com – “R Gombarik”




