Yer kabuğu katmanlarındaki kırılmalar sonucunda oluşan depremi tahmin edebilmek günümüzde erken uyarı sistemleriyle mümkündür. Ancak yüzyıllar boyunca yaşanan büyük sarsıntılara tanık olan hayvanlar depremi önceden hissedebilir mi? Peki hayvanlar doğanın deprem ihbarcıları olabilir mi?
Depremin Canlı Uyarıcıları
Büyük depremler öncesi hayvan davranışları hakkında sanıldığından fazla raporlar mevcuttur. Ancak hayvanların tepki verdiği fiziksel ve kimyasal değişimlerindeki ipuçları hakkında çok az bilgi içeriğinden dolayı bazı uzmanlar yazılan bu raporları anekdot olarak kabul etmektedir. Bahsi geçen raporlardaki verilerin bölgede yaşayan insanlar tarafından edinilmesi ve birden fazla bağımsız kişiler tarafından onaylanması süratiyle edinilen bilgiler deprem öncesi hayvan davranışlarına kanıt gösterilebilir şeklinde ortak görüş hakim.
Deprem Öncesi Değişen Parametreler
Depremden birkaç gün öncesinde yer kabuğunda oluşan yüksek basınçla birçok fiziksel parametrelerde değişimler gözlenmiştir. Bu değişimlerden kaynaklı bir deprem tahmini üzerinde durulmaktadır. Bu fiziksel değişimler; yer kabuğu deformasyonu, jeomanyetiklenme, jeoelektriklenme, iyonesferdeki toplam elektron içeriğinde değişim, ses ötesi dalgalar, nemin azalması, sıcaklığın artması, toprakta radon gazı salınımda artış, yeraltı sularındaki kimyasal değişimlerdir. Değişimlerin ortaya çıkma süresi; olaydan bir saat öncesi, bir gün veya bir hafta öncesine kadar değişebilmektedir.
Deprem ve Elektromanyetik Etki
Elektromanyetik etkiye maruz kalmak organizmalar üzerinde fiziksel, biyolojik ve sağlık etkileri bilinmektedir. Güneş ve elektromanyetik aktivitedeki değişimler ile düşük frekans(ELF), ultra low frekans (ULF) alanları, Dünya yüzeyindeki geniş bant EM alanına girmesiyle değişimler meydana gelir. Özellikle Dünya’nın manyetik alanı algılayabilen ve göç rotasını bulabilen kuş ve kaplumbağaları etkilemektedir.
Manyetik alanların hücre bölünmesi, DNA, RNA ve protein sentezi, hücre membranından kalsiyum giriş çıkışı ve sinyal iletimi üzerinde etkilerinin olduğu saptanmıştır. Zayıf statik manyetik alanların insan sağlığına zararlı olup olmadığı hakkında kesin yargı bulunmamaktadır. Deney hayvanları üzerine yapılan çalışmalarda ise enzim ve hormon seviyesini değiştirebildiği, dokulardaki kimyasalların hareketini engelleyerek biyolojik değişikliklere neden olabileceği ortaya çıkmıştır.
Deprem ve Ozan
Deprem sırasında ve sonrasında ozan seviyesinde artışlar gözlenmiş, yüzey veya yüzeye yakın kayaların çatlaması elektrik boşalması, ozan oluşumuna yorumlanmaktadır. Yüksek pozitif hava iyonizasyonuna maruz kalan hayvanlarda kanda stres hormonu olan serotonin seviyesini tetikleyebilir.
Radon Gazı
İnert olduğu düşünülen radon gazı büyük depremlerden yeraltı yüzeyindeki mikro çatlaklardan toprak arasından meydana gelmektedir. Toprak kaynaklı olan radon gazından en çok etkilenen karasal hayvanlardır. Radon gazı 500 ppm konsantrasyonuna ulaşmasıyla ölümcül eşittir.
Deprem Öncesi Kayda Geçen Hayvan Davranışları
- Karınca
Günümüzde şehir merkezlerindeki çok katlı binalarda ani ve yoğun karınca basmaları deprem habercisi olarak batıl bir inanışta söz konusu. Depremin karıncalar üzerindeki belirleyici etkiyi inceleyen Alman araştırmacılar; 3 yıl boyunca sismik bir bölgede karınca yuvalarını incelemişler. 2 büyüklüğünde depremler öncesindeki gecelerde yuvadaki giriş çıkış trafiği arttığı gözlemlenmiştir. Rutin yaşamları bozulan karıncalar depremin gerçekleşmesini takip eden gün normale dönmüşlerdir.
- Kurbağa
2009 yılında İtalya’nın L’Aquila kentini vuran 6.3 büyüklüğündeki depremden önce kurbağaların anormal üreme göçlerini fark ettiler. San Ruffino Gölü’nün 2.5 km alanında kurbağalar üreme göçlerini inceleyen araştırmacılar depremden 3 gün öncesine kadar Bufo bufo kurbağaların büyük çoğunluğunun alandan kaçtıkları gözlemlenmiş. Depremden 3 gün öncesine kadar üremeyi sıfıra düşürüp bölgeden uzaklaşması telef olmalarını önüne geçmiştir. P dalgalarını önceden hissedip deprem öncesi, sırası ve sonrasında detaylı veriler içeren hayvanların depremi hissedebildiklerinin ilk kanıt özelliğini taşır.
- 22 Ekim 1926 Leninakan depreminde köpeklerin uluma davranışları dikkat çekmiştir.
- 1937 Erivan depreminde aynı şekilde köpek ulumaları, sirk atlarının tepinme, kişneme gibi anormal davranışların yanında 1968’daki Zangezur depreminde ise toplu yılan göçü rapor kaydedilmiştir.
- 1982 Ermenistan depreminde domuzların taşları yalamaları, birbirlerine vurmaları ve beslenmekten kesilme gibi olağandışı davranışları gözlenmiştir.
- 2016 Alman Max Planck Enstitüsü’nde İtalya’daki bir çiftlikte hayvanlara taktıkları sensörlerle 6 ay süre hayvan davranışları takip edilmiştir. Kapalı alanda birlikteyken 4 üzeri depremlerde hayvanlar alışılmışın dışında davranışlar sergilemiştir. Ancak açık alanlarda ise kayda değer davranışlar sergilememişler.
Tüm bu yakalarda deprem sonrası hayvanların sakinleştiği görülmüştür. Genel anlamda sakin uysal hayvanlar saldırganlaşabilir, vahşi olanlar ise durağan davranışlar gözlenir. Göl veya deniz suyunun ısınmasıyla balıklar kıyılara yakın yüzmeye başlar. Sebepsiz şekilde ani ve toplu balık ölümleri görülür. Kaz, ördekler suya girmek istemezler. Martılarda çember şeklinde uçarlar. Köpekler korkuyla havlamaları, kedilerde ise kutu gibi dar alanlara girerek titremeleri gözlemlenmiştir. Özellikle tarla faresi, yılan, kırkayak gibi toprak altı canlıları depremden 3 hafta öncesine kadar yuvalarını terk ettikleri kaydedilmiştir.
Sonuç Olarak;
Hayvanların insanlara nazaran işitme kabiliyetleri daha yüksektir. Deprem öncesi manyetik alandaki değişiklerini etkilediği varsayılmaktadır. Genel olarak gözlenen anormal davranışlarındaki ortak dürtüler yerleşim yerlerini terk etme, ajitasyon(korkma), motor aktivitelerinde artış, beslenmeyi reddetme, evcil hayvanların saldırgan tavırları yabani hayvanların ise insanlardan korkmama gibi durumlar gösterir. Tüm sıralanan örnekler neticesinde kesin referanslar olarak kabul etmek mümkün değildir. Kesin ortak kanıya varmak için edinilen gözlemlerden öte daha fazla bilimsel çalışmalar gerekmektedir.
Kaynakça
- Mert N., 2019, Earthquakes and Their Effects on Living Organisms. Eurasian Journal Of Health Science, 2(4(suppl)):137-144.
- Buskirk R. E., Frohlich C., Latham G. V., 1982, Unusual Animal Behavior Before Earthquakes:A Review of Possible Sensory Mechanisms, Reviws Of Geophysics And Space Physisc, Vol. 19, No. 2, Pages 247-270.
- www.discovermagazine.com
- evrimagaci.org


1 Yorum