Yazar: Akif KÜÇÜKAYDIN
İçten yanmalı motorlarda yakıtın kimyasal enerjisinin yalnızca sınırlı bir bölümü faydalı mekanik işe dönüştürülebilmektedir. Geri kalan enerji, farklı fiziksel mekanizmalar nedeniyle kayıp olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada içten yanmalı motorlardaki başlıca enerji kayıpları; ısıl kayıplar, mekanik sürtünme kayıpları, pompalama kayıpları ve yanma kaynaklı kayıplar başlıkları altında teknik olarak incelenmiştir. Kayıpların motor verimliliği üzerindeki etkileri değerlendirilmiş ve modern motor teknolojilerinde bu kayıpları azaltmaya yönelik yaklaşımlar özetlenmiştir. Giriş İçten yanmalı motorlar, yakıtın kimyasal enerjisini ısı enerjisine ve ardından mekanik enerjiye dönüştüren sistemlerdir. Teorik olarak yüksek verim potansiyeline sahip olmalarına rağmen, pratikte bu potansiyelin yalnızca bir kısmı kullanılabilmektedir. Bunun temel nedeni, motor çalışma…
Elektrikli araçlara odaklanmış bir dünyada Porsche, içten yanmalı motorlarda hala yenilik yapılabileceğini ortaya koydu. Şirket, potansiyel olarak benzinle çalışan otomobillerde verimliliği ve performansı yeniden tanımlayan altı zamanlı motorun patentini aldı. Bu yeni tasarım nasıl çalışıyor ve neleri içeriyor? Birlikte inceleyelim. Giriş Motor verimliliğinin artırılması günümüzde en zorlu sorunlardan biridir. Hibrit ve elektrikli taşıtlar konusunda büyük otomotiv devlerinin yaptığı araştırma geliştirme çalışmaları oldukça popüler bir hal almış ve başarılı sonuçlar da ortaya çıkmıştır. Ancak mevcut alt yapı durumu nedeniyle fosil türevi yakıtların kullanılmasına rağmen içten yanmalı motorlardan vazgeçmek kolay olmayacaktır. Bu nedenle daha çevreci, daha güçlü, daha ekonomik içten yanmalı motorların…
Hibrit ve elektrikli araçlarda enerji verimliliği karşımıza bir dezavantaj olarak çıkmaktadır. Ülkelerin elektrikli araçların yaygınlaşmasını istemelerindeki temel neden çevreci olmasıdır. Bu yüzden çalışmalar batarya teknolojilerinin geliştirilerek menzil değerinin artırılmasından ziyade, enerjiyi en verimli kullanan araçlar üzerine yoğunlaşmıştır. Burada temel amaç; güvenli bir fren sisteminin yanı sıra, faydalı frenlemeden yüksek seviyede geri kazanım elde edilmesidir. Nedir? Bir aracın frenleme esnasında kinetik enerjisini elektrik enerjisine dönüştürdükten sonra bu enerjiyi bir enerji deposuna göndererek depolamaya rejeneratif frenleme denir. Akslardan gelen dönme kinetik enerjisi, elektrik motorunu jeneratör gibi kullanarak elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Elde edilen bu enerji aküde depolanmaktadır. Yolda ilerlerken enerji, bataryalardan motorlara akarak…
Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan saygı, sevgi ve hürmetin göstergesi olan Anıtkabir, Cumhuriyet’imizin en anlamlı eseridir. Kente egemen bir noktada bulunması yapısal görkemini pekiştirmektedir. Mimarisinde kullanılan heykel ve kabartmalar; Kurtuluş Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini, Atatürk’ün kişisel özelliklerini yansıtmaktadır. Anıtsal yönü ağır basan, kesme taş malzemenin kullanıldığı Anıtkabir, dönemin özelliklerini bütünüyle taşımaktadır. Ancak, Anıtkabir’de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme ögelerine de sıklıkla yer verilmiştir. Tarihçe Gazi’nin yüceliğini her yönüyle temsil edecek, ilke ve inkılâpları ile çağdaşlaşmaya yönelik düşüncelerini yansıtacak bir anıtmezar yapma fikri, Atatürk’ü kaybetmenin derin hüznü içindeki büyük Türk milletinin ortak isteği olarak belirmiş ve yapımına karar…
Türk otomotiv sanayinin başkenti Bursa’dan yine bir girişim, yeni bir girişim. Gelecek; elektrikli ve küçük otomobillerde. Özellikle şehir içinde park ve yollarda az yer kaplaması adına. Türkiye’de TOGG’dan önce de sonra da yerli otomobil girişimi oldu ve halen var. Bunlardan biri de İnegöllü Amperino. Aracın ismi; elektriği vurgulamak için ‘amper’ kavramı, İnegöl’ün ‘in’ hecesi ve otomobilin ilk harfi ‘o’nun birleşiminden oluşuyor. Yani isminde İnegöl’ün elektrikli otomobili olduğunu gizliyor. Erhun Metal, Saloni Mobilya, Yol Mobilya, Lenova Mobilya, Orimak Makina ve İyon Mekatronik firmalarının paydaşlığında kurulan bu firma ilk seri üretimini 2025 yılında yapmayı planlıyor. 650 kg ağırlığında ve 370 litre bagaj…
Günümüzde silahlı saldırılardan korunmanın birçok farklı yolları vardır. Bu yollardan birisi de aracımızı veya bulunduğumuz alanı kurşuna karşı mukavemetli bir cisimle kaplamaktır. Bu mukavemetli cisimlerden bir tanesi de camdır. Peki ama cam gerçekten kurşun geçirmiyor mu yoksa kurşuna karşı dayanıklılık mı gösteriyor? Gelin birlikte inceleyelim. Nedir? Kurşun geçirmez cam, sıradan camdan çok farklıdır. Bu cama kurşuna dayanıklı cam demek daha doğru olacaktır. Çünkü hiçbir cam tamamen kurşun geçirmez değildir. Kurşuna dayanıklı camlar, kurşunun enerjisini absorbe eden çok katlı camlardır. Kurşuna dayanıklı camın patentini ilk olarak 1909 yılında Fransız kimyager Edouard Benedictus aldı. Benedictus, iki cam katmanının arasına bir tür plastik…
Günümüz otomotiv sektöründe karşılaşılan sorunlardan birisi de otomobil tekerleklerinin dönüş açısı. Bu sorun genelde otomobillerini park etmekte sorun yaşayan sürücülerin yakındığı bir durum. Ancak bahsedeceğim bu teknoloji sayesinde artık bu sorun da tarihe karıştı diyebiliriz. Hummer ABD’li otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıllarda tanıttığı “Hummer” isimli arazi aracında bahsettiğimiz bu özelliği uyguladı. Devasa hacmine rağmen 100 km/h hıza 3 saniyede ulaşan bu SUV model, 1000 beygir güce sahip. Ayrıca yeni nesil sürüş destek sistemi olan “Super Cruise” özelliğini de bünyesinde barındırıyor. Elektrikli motora sahip bu aracın en büyük özelliği yengeç gibi hareket etmesi. Aracın dört tekerleği de 10° yön değiştirme…
Benzinli ve dizel motorun icat edildikleri zaman birbirlerini takip eder. Her ne kadar aynı prensipte çalışsalar bile aslında oldukça farklı iki motorlardır. Kısaca anlatmak gerekirse benzinli motorlarda hava yanma odasına girer. Enjektör yakıtı püskürtür. Piston sıkıştırma olayını gerçekleştirir ve bu sırada buji kıvılcım atarak hava-yakıt karışımını ateşler. Piston enerjiyi aşağı doğru iletir ve harekete dönüştürür. Dizel motorlarda ise hava, yanma odasına girer. Enjektör mazotu püskürtür. Piston sıkıştırma olayını gerçekleştirir. Sıkıştırma olayı gerçekleşirken oluşan çok yüksek basınçtan dolayı hava-yakıt karışımı kendi kendine ateşlenmiş olur. Ateşlenme olduktan sonra piston aşağı doğru hareket ederek oluşan enerjiyi harekete dönüştürür. Bu 2 motorun çalışma prensiplerine…
Pistonlu motorlu ve pervaneli uçaklarda arzu edilen yüksek hızlara ve irtifalara ulaşılamaması bilim adamlarını daha yüksek performanslı motorlar geliştirmeye itmiştir. Bu itiş sonucunda 1930’lu yıllarda İngiliz Frank Whittle ve Alman Hans von Ohain birbirlerinden bağımsız olarak çalışır jet motoru prototipleri geliştirmişlerdir. 1935’te ilk jet motorlu uçağı (jet uçağı) Hans von Ohain geliştirmiştir. Günümüze kadar birçok jet motoru çeşidi geliştirilmiştir. Bunlardan bazıları; turbojet, turbofan, turboprop, turboşaft ve ramjettir. Bu yazımızda jet motorlarının atası olan turbojet motorları inceleyelim. Turbo, Latincede “yüksek hızda dönen” demektir. Jet ise Latincede “fırlamak” anlamına gelir. Genellikle süpersonik hızların gerektiği askeri uçaklarda ve kruz füzelerinde tercih edilmektedir. Turbojet…
Otomotiv konusunda en çok karıştırılan sistemlerden birisi süspansiyon sistemidir. Süspansiyon sistemi “Bağımlı” ve “Bağımsız” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ben de bu yazımda bağımsız süspansiyon konusunu ele alacağım. Gelin birlikte inceleyelim. Bağımsız süspansiyonda sistem, bir tekerleğin diğer tekerlekten bağımsız olarak yukarı aşağı hareketine izin verir. Her tekerlek; kollar, çubuklar, yay ve amortisör aracılığıyla şasiye veya taşıtın rijit bir yerine bağlıdır. Bu sistemlerde deformasyon esnasında tekerleklerden birinin düşey hareketi diğerine etki etmez. Bağımsız süspansiyon sistemi, çift salıncaklı süspansiyon (Double Wishbone) ve MacPherson süspansiyon olarak ikiye ayrılmaktadır. Sistemde yay sadece gövdeyi taşıdığı için yumuşak yaylar tercih etmek mümkündür. Sabit süspansiyon sistemine göre daha…