Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan saygı, sevgi ve hürmetin göstergesi olan Anıtkabir, Cumhuriyet’imizin en anlamlı eseridir. Kente egemen bir noktada bulunması yapısal görkemini pekiştirmektedir. Mimarisinde kullanılan heykel ve kabartmalar; Kurtuluş Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini, Atatürk’ün kişisel özelliklerini yansıtmaktadır. Anıtsal yönü ağır basan, kesme taş malzemenin kullanıldığı Anıtkabir, dönemin özelliklerini bütünüyle taşımaktadır. Ancak, Anıtkabir’de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme ögelerine de sıklıkla yer verilmiştir.
Tarihçe
Gazi’nin yüceliğini her yönüyle temsil edecek, ilke ve inkılâpları ile çağdaşlaşmaya yönelik düşüncelerini yansıtacak bir anıtmezar yapma fikri, Atatürk’ü kaybetmenin derin hüznü içindeki büyük Türk milletinin ortak isteği olarak belirmiş ve yapımına karar verilmiştir. Bu isteğin sonucunda 1941 yılında açılan uluslararası yarışmaya 27’si yabancı olmak üzere toplamda 47 proje katılmıştır. Jüri, bu eserlerden yalnızca 3 tanesini ödül almaya değer bulmuştu. Bunlardan biri ünlü Tannenberg Anıtı’nı yapan Alman Prof. Johannes Kruger’in, biri İtalyan Prof. Arnoldo Foschini’nin eserleridir. Diğeri ise İstanbul Mimarlık Fakültesi Profesörü Emin Onat ile Doçent Orhan Arda’nın eserleriydi. Yarışma sonucunda Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda imzalı projenin uygulanmasına karar verilmesiyle birlikte kamulaştırma süreci başlatılmıştır. Bayındırlık Bakanlığı ile Emin Onat ve Orhan Arda arasında 4 Temmuz 1944 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. 9 Ekim 1944’te görkemli bir temel atma töreni ile başlayan inşaat 9 yıl sürmüş, 1 Eylül 1953 tarihinde de tamamlanmıştır.
İnşaat Süreci
Anıtkabir’in inşaası dört aşamada gerçekleşmiştir.
1. Aşama: 9 Şubat 1944’te başlanan bu aşama toprak tesviyesi ve Aslanlı Yol’un istinat duvarlarının yapılmasını kapsar. Bu aşama Aslanlı Yol’un denge ve dayanıklılık araştırmaları, temel sistemin belirlenmesi ve zemin gerilimlerinin incelenmesi yapıldı. Birinci kısım inşaatı Ekim 1945’de tamamlandı.
2. Aşama: ; 29 Eylül 1945’te başlanan bu aşama, mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsamaktadır. Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre, yer sarsıntılarına karşı dayanıklılığın arttırılması, esnekliğin ve yekpareliğin sağlanması ve temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak anıt kütlesinin temel projesinin hazırlanması kararlaştırılmıştır. 1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanmış ve her türlü çöküntüyü engelleyecek olan 11 m yüksekliğinde betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına gelmiştir. Giriş kuleleri, yol düzeni, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlanmıştı.
3. Aşama: Bu aşama; anıta çıkan yollar, Aslanlı Yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması, lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsamaktadır. Bu aşamanın inşaası 1950 yılında tamamlanmıştır.
4. Aşama: Bu aşamaya 20 Kasım 1950 yılında başlanmıştır. Şeref Holü’nün döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve Şeref Holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsar. 1 Eylül 1953’te bu aşama bitmiştir.
Mimari
Anıtkabir’de Selçuklu ve Osmanlı mimari özellikleri ve süsleme ögeleriyle birlikte Anadolu’nun farklı kültürlerinin izlerine de rastlanılmaktadır. Dış cephelerde, duvarların çatı ile birleştiği yerde, kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunmaktadır. Ayrıca Anıtkabir’in bazı yerlerinde (Mehmetçik Kulesi, Müze Müdürlüğü) kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır.
Bütün özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi örneklerinden olan Anıtkabir yaklaşık 750.000 m² bir alanı kaplar. Anıtkabir kompleksi içinde Mezar Odası, Anıt Bloku, Bağımsızlık Kulesi, Özgürlük Kulesi, Kadın Heykel Grubu, Erkek Heykel Grubu, Aslanlı Yol, Tören Meydanı, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, Anıtkabir Atatürk Müzesi, Devrim Kulesi, Cumhuriyet Kulesi, Bayrak Direği, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Mozole, Şeref Holü ve Barış Parkı bulunmaktadır.
İstiklal Kulesi: Aslanlı Yol’un sağ başında yer almaktadır. Kulenin iç duvarlarında bulunan kabartmada, ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal figürü görülmektedir. Kartal, mitolojide ve Selçuklu sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın sembolü olarak tasvir edilmiştir. Kılıç tutan genç ise istiklali savunan Türk milletini temsil etmektedir.
Hürriyet Kulesi: Bu kule Aslanlı Yol’un sol başında bulunmaktadır. Kule içindeki kabartmada; elinde kağıt tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kağıt hürriyet beyannamesini sembolize etmektedir. At figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolüdür.
Kadın Heykel Grubu: İstiklal Kulesi’nin önünde, ulusal giysiler giymiş üç kadından oluşan bir heykel grubu vardır. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinden oluşan bu çelenk bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk’e tanrıdan rahmet dilemektedir. Ortadaki kadın ise eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır.
Erkek Heykel Grubu: Hürriyet Kulesi’nin önünde üç erkekten oluşan heykel grubu vardır. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerini temsil eder. Onun yanındaki, elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanını simgeler. Biraz gerisinde ise yerel kıyafetlerle Türk köylüsü temsil edilmiştir.
Aslanlı Yol: Ziyaretçileri Atatürk’ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 m uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli bulunmaktadır. Bu yoldaki 24 aslan, 24 Türk Oğuz boyunu simgelemektedir. Atatürk’ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem sebebiyle, Anadolu’da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükuneti temsil etmektedir.
Tören Meydanı: Aslanlı yolun sonunda yer alan tören meydanı 129 x84,25 m boyutlarındadır. Bu alan 15.000 kişi kapasitelidir. Zemini; siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renk traverten taşlardan oluşan 373 adet kilim deseniyle bezenmiştir.
Mehmetçik Kulesi: Aslanlı Yol’un bitiminde sağda Mehmetçik Kulesi yer almaktadır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade edilmektedir. Bu kompozisyonda, elini asker oğlunun omuzuna atmış, onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü fakat gururlu anne tasvir edilmiştir.
Zafer Kulesi: Kulenin duvarlarında Atatürk’ün en önemli üç zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılıdır. Kule içinde Atatürk’ün naaşını, İstanbul Dolmabahçe Sarayı’ndan alarak Sarayburnu’nda donanmaya teslim eden top arabası sergilenmektedir.
İsmet Paşa’nın Lahti: 25 Aralık 1973 yılında vefat eden Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı, Türk Milli Mücadelesinin Batı Cephesi komutanı ve ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün sembolik lahdi bulunmaktadır. Mezar odası alt kattadır. İsmet İnönü, Anıtkabir’e 28 Aralık 1973’te defnedilmiştir.
Barış Kulesi: Kulenin iç duvarında Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesini dile getiren bir kabartma kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmada çiftçilik yapan köylüler ve yanlarında kılıcını uzatarak onları koruyan bir asker figür işlenmiştir. Bu asker barışın sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusunu sembolize etmektedir.
23 Nisan Kulesi: Kulenin iç duvarında 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını temsil eden bir kabartma yer almaktadır. Bu kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır.
Misak-ı Milli Kulesi: Müzenin girişindeki bu kulenin içinde bulunan kabartma, tek vücut olarak kenetlenmemizi sembolize etmektedir. Kabartma, bir kılıç kabzası üzerinde üst üste konmuş dört elden ibarettir. Bu kompozisyon Türk vatanının kurtarılması için edilen millet andını ifade etmektedir.
Müdafaa-i Hukuk Kulesi: Bu kule duvarının dış yüzeyinde yer alan kabartmada, Kurtuluş Savaşı’mızda ulusal birliğimizin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile getirilmektedir. Kabartmada, bir elinde kılıç tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı geçen düşmana “Dur!” diyen bir erkek figür tasvir edilmiştir. İleri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç yurdumuzu simgelemektedir. Onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milletimizi temsil etmektedir.
Mozole: Anıtkabir’in en önemli bölümü olan mozoleye çıkan 42 basamaklı merdivenlerin ortasında hitabet kürsüsü yer almaktadır. Mermer kürsünün tören meydanı cephesi dairesel geometrik motiflerle süslüdür. Ortasında ise Atatürk’ün “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözü yazılıdır. Mozole 72x52x17 m boyutlarında uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuştur. Ön ve arka 8 m, yan cepheler ise 14.4 m yüksekliğinde on dört kolon dizisiyle çevrelenmiştir. Mozole cephesinde, solda Atatürk’ün Türk gençliğine hitabı, sağda Cumhuriyet’in kuruluşunun 10. yıldönümünde söylediği nutku bulunmaktadır. Harfler taş kabartma üzerine altın yaldızlarla yazılmıştır.
Mezar Odası: Atatürk’ün aziz naaşı, mozolenin zemin katında doğrudan doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. Mozolenin birinci katı olan Şeref Holü’ndeki sembolik lahit taşının tam altında mezar odası vardır. Burası Selçuklu ve Osmanlı mimari tarzında sekizgen şekilde, piramidal külahlı, tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenmiştir. Zemin ve duvarlar siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın çevresinde bütün illerden ve KKTC’den gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır.
Şeref Holü: Şeref Holü’ne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda Atatürk’ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk ordusuna son mesajı vardır. Solda ise 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün, Atatürk’ün ölümü üzerine yayınladığı Türk milletine taziye mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt Atatürk’ün doğumunun 100. yılı olan 1981’de yazılmıştır. Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde, Atatürk’ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Lahit taşı tek parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır. Lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref Holü’nün zemini Adana ve Hatay’dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik’ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır. Şeref holünün 27 kirişten oluşan tavanı ile yan galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Bu holün yüksekliği 17 m olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü düz kurşun çatı ile örtülüdür.
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
Kaynakça:
- santiye.com
- turkchem.net
- ktb.gov.tr




