Otomotiv konusunda en çok karıştırılan sistemlerden birisi süspansiyon sistemidir. Süspansiyon sistemi “Bağımlı” ve “Bağımsız” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ben de bu yazımda bağımsız süspansiyon konusunu ele alacağım. Gelin birlikte inceleyelim.
Bağımsız süspansiyonda sistem, bir tekerleğin diğer tekerlekten bağımsız olarak yukarı aşağı hareketine izin verir. Her tekerlek; kollar, çubuklar, yay ve amortisör aracılığıyla şasiye veya taşıtın rijit bir yerine bağlıdır. Bu sistemlerde deformasyon esnasında tekerleklerden birinin düşey hareketi diğerine etki etmez.
Bağımsız süspansiyon sistemi, çift salıncaklı süspansiyon (Double Wishbone) ve MacPherson süspansiyon olarak ikiye ayrılmaktadır. Sistemde yay sadece gövdeyi taşıdığı için yumuşak yaylar tercih etmek mümkündür. Sabit süspansiyon sistemine göre daha karmaşık ve yüksek maliyetler içermesine rağmen binek otomobillerin vazgeçilmezidir.
MacPherson Süspansiyon
1945 yılında geliştirilen sistemin adı bu süspansiyon tipini bulan ve Chevrolet firmasında çalışan Earle S. MacPherson isimli mühendisten gelmektedir.
Bu sistem daha çok motorun önde olduğu, önden çekişli araçların ön süspansiyon sistemi için kullanılmaktadır. Spor otomobiller, orta boy sedanlar ve otomobil tabanlı SUV modelleri üreten firmalar bu süspansiyon sistemini tercih eder. Arka süspansiyonda da MacPherson sistemi kullanılmaktadır fakat arkada yeterince yol tutuşu sağlamaz ve yaygın değildir.
Bu sistemde amortisör, helezon yayın içine yerleştirilmiştir. Yay ve amortisör kompakt yapıdadır. Direksiyon mafsalı (aks başı), amortisöre bağlanmıştır; amortisör ise üsten gövdeye bağlıdır. Direksiyon mafsalının alt kısmı, rotil ile alt salıncağa bağlıdır. Bu sayede yukarı aşağı serbestçe hareket edebilir. Helezon yay, alt salıncak tarafından çalıştırılır ve yayın üst kısmı süspansiyon kulesiyle gövdeye sabitlenmiştir. Rot ayarı (toe-in ve toe-out) bu sistemle kolaylıkla yapılabilmektedir. Alt salıncak, gövdeye iki noktadan hareketli olarak takozlarla (lastik burçlarla) mafsallı olarak bağlıdır. Aracın ağırlığı ve yükler, direksiyon mafsalından helezon yaya iletilmektedir.
Avantajları
- Az parçaya sahip olduğundan yapısı basittir.
- Ortalama araç kullanıcıları için yeterli sürüş performansı ve konfor sunar.
- Kaygan zeminlerde bile fren yapıldığında dengelidir.
- Direksiyon reaksiyonu kolaylıkla idare edilebilmekte ve yan rüzgarlardan daha az etkilenmektedir.
- Sistem az yer kaplar, böylece motorun yerleştirilebileceği alan geniştir.
Dezavantajları
- Çift salıncaklı süspansiyondan daha kötü performansa ve konfora sahiptir.
- Yoldan gelen titreşim ve gürültüleri şasiye daha fazla iletir.
- Kamber açısı aralığı geniş değildir, tasarımda sınırlı bir kamber ayarlama olanağı verir. Daha sonradan kamber açısı değiştirilemez.
Double Wishbone Süspansiyon (Çift Salıncaklı Süspansiyon)
Double Wishbone “çift salıncaklı” anlamına gelir. Çift salıncaklı süspansiyon sistemi terimi, İngilizcede “double wishbone suspension system” olarak geçer.
Bu sistem hemen hemen tüm yarış otomobili ön süspansiyonlarında, birçok binek taşıtları ve kamyonetlerde kullanılmaktadır.
Bu süspansiyon sistemi araç şasesine dönebilir şekilde yataklanmış olup, dış uçları küresel mafsallarla aks poyrasında oynak olarak yataklanmış iki salıncaktan meydana gelmektedir. Salıncaklar arasında ise halka şeklinde yay bulunmaktadır. Tekerlek yukarı ve aşağı doğru hareket ettikçe, her iki salıncak da aynı şekilde yukarı ve aşağı doğru hareket etmekte ve bu salıncaklar arasında bulunan yay da uzayıp kısalmaktadır. Taşıt tipinden bağımsız olarak, çift salıncaklı süspansiyonun ana parçaları benzer olarak, üst salıncak, alt salıncak, döner pim, yay, damper ve tekerlektir. Direksiyon sistemi süspansiyon sistemini etkilediği için, iki sistem birlikte düşünülmelidir. Direksiyon sistemi özet olarak krameyer, bağlantı çubuğu ve direksiyon kolundan oluşur.
Double Wishbone süspansiyon sisteminde salıncaklar farklı uzunluktadır. Bunun sebebi tekerleklerin yukarı ve aşağı hareketlerinin dengelenmesini sağlar. Örneğin; ön tekerlekler bir tümseğe çarptığında, tekerlekler yukarı doğru ani hareket yaparlar. Bu hareketi dengelemek için, üstteki salıncak daha kısa olarak tasarlanmıştır. Böylece sarsıntı sebebiyle izlediği kavis alt salıncaktan daha kısadır. Bu tekerleğin üst kısmının taşıtın içine doğru eğilmesine sebep olur. Bu sayede tekerleğin sürünerek aşınmasına neden olan yan hareketi önlenmiş olur ve bunun sonucunda tekerlek aşınmaları azaltılmış olur.
Avantajları
- Tekerlek geometrisi (kaster, kamber, toe) daha iyi kontrol edilir.
- Yük taşıma kapasitesi yüksektir.
- Yapısal ve elastometrik elemanların uyumu iyidir.
Dezavantajları
- Çok maliyetli bir sistemdir.
- Çok parçaya sahip olduğu için yapısı karmaşıktır.
Kaynakça:
- Taşıt Mekaniği – Selim Çetinkaya
- www.otomobilteknoloji.blogspot.com
- Taşıt Süspansiyon Çeşitleri ve Ön Düzen Geometrisine Etkileri – Yakup Putgil / Duran Altıparmak


