Yazar: Gökhan Emre KOMUT
Merhaba. Ben Gökhan Emre Komut. Kocaeli Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği öğrencisiyim. Ülke sevdalısı mühendis adayıyım bunun yanında teknoloji ve bilim hakkında haberleri takip eden bir Çeyrek Mühendis'im.
Bu yöntemde kalıp, ısıtılmış bir model etrafına kum ve reçine bağlayıcılı karışımın kaplanmasıyla meydana gelmiştir. Karışım ısıtıldığında reçine ile bağlanan kum tanecikleri kalıbın yarısını meydana getiren oldukça sert bir kabuk oluşturur. Kalıbın her iki yarısı hazırlandıktan sonra, gerekiyorsa maça da yerleştirilip kabuk kalıp tamamlanır. Kabuk kalıplamada refrakter malzeme; silis kumudur. Fakat daha yüksek sıcaklıklar için zirkon,kromit ve daha nadir olarak olivin kumları da kullanılmaktadır. Kabuk kalıplamada bağlayıcı olarak; fenol formaldehit reçineleri kullanılır. Fenol formaldehit reçineler novalak reçine olarakta bilinirler. Novalak reçineler kabuk kalıplamada başlıca sıvı ve katı olmak üzere iki halde bulunurlar. Sıvı reçineler % 60-70 katı reçine (geri kalanı…
Deprem tehlikesi bulunan bir coğrafyada yaşıyoruz. Acı gerçeklerle de yüzleşiyoruz. Bu konu hakkında araştırmalar yaparken sevindirici bir haberle karşılaştım. Siz değerli Çeyrek Mühendis okurlarıyla paylaşmak istedim. Hadi hep birlikte bu çalışmalara bakalım. Depreme dayanıklı beton üretme fikri bilim insanlarının uzun sürelerden beri mesai harcadığı bir konu. 1990’ların başında hayata geçirilmiş çalışmalar da mevcut. Örneğin Michigan Üniversitesi’nde görev yapan çevre mühendisi Dr. Victor Li, bükülebilir betonu bulan ilk bilim insan olarak biliniyor. Fakat Li’nin bulduğu beton dayanıklılık konusunda başarılı olsa da maliyet olarak başarılı sayılmaz. Melbourne’de bulunan Swinburne Teknoloji Üniversitesi’nden bükülebilir beton hakkında yeni haberler geldi. Burada görev…
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) ile Hızal LTD arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda kurulacak tesis Türkiye için ilk olacak. Yıldırım Test Tesisi’nde yer alacak laboratuvarlarda, uçak, helikopter, insansız hava aracı (İHA) platformları, alt sistemleri, bileşen ve malzemeleri doğduran ve dolaylı yıldırım etkilerine karşı test edilecek. Yıldırım Test Tesisi ile Türkiye, özgün uçar platformlar tasarlayan her ülkenin sahip olduğu bir altyapıya kavuşacak. Gerçek yıldırım şartları ve etkilerinde yapılacak testler doğrultusunda dizayn, tasarım ve üretimler gerçekleştirilebilecek. Daha önceden yurt dışında yapılan yıldırım testleri Türkiye’de yapılacak. Bu durum ekonomik olarak maliyetleri aşağı çekecek, süreci hızlandıracak, yapılan tasarımların gizliliğini sağlayacak ve millileşme yolunda adımlarımızdan…
Yakın zamanda Google ile Türkiye Rekabet Kurumu arasında anlaşmazlıktan kaynaklı olarak 12 Aralık 2019 sonrası Türkiye’de satışa çıkacak Android telefonlarda Google servislerine erişimi engeli uygulayacağını açıklamıştı. Kararın gerekçesini ve sonuçlarını hep birlikte öğrenelim. Birdenbire böyle bir karar neden alındı? Aslında bu karar 2015 yılında Yandex’in Rekabet Kurumu başvuru yapmasıyla başladı. Başvuru nedeni ise Google’ın iş ortaklarıyla anlaşma yapıp varsayılan arama motoru olarak telefonlarda yer alması. Bu bahsettiğim koşulları sağlamayan şirketlere ise Google, Google servisler için gerekli lisansı vermiyor. Yandex’de bu durumda haksız bir rekabet olduğundan dolayı şikayetçi olmuş. Fakat 2015 yılında herhangi bir soruşturmaya gerek duyulmamış. Fakat Yandex 2017…
Yakın zamanda yaşadığımız depremler, sonrası yaşanan telekomünikasyon sıkıntılarından sonra baz istasyonları ve bu sıkıntıların nedenini araştırmaya başladım. Topladığım bilgileri siz değerli Çeyrek Mühendis okurlarıyla paylaşmak istedim. Gelin hep birlikte yaşanan bu sıkıntının nedenini öğrenelim. Baz istasyonları anten teknolojisinin çift yönlü hali diyebiliriz. Anten teknolojisi haricinde alıcı ve verici olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Yani iki yönlü mobil ağ sistemini yayan birimlerdir. Biraz daha özele girersek baz istasyonları çıkış güçleri ve hedefledikleri kapasite ve kapsama alanları farklılık göstermektedir.Büyük çaplı, küçük çaplı ve Piko (Çok küçük çaplı) olmak üzere üç sınıfa ayırabiliriz. Coğrafi konumun etkisiyle de baz istasyonlarının çıkış güçleri farklılık göstermektedir.…
Yaşım gereği lise yıllarında Plütonu’nun gezegen statüsünden cüce gezegen statüsüne geçişini ve kitaplardaki değişimi bizzat yaşamıştım. Bu tekrardan değişecek gibi görünüyor. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) Başkanı Jim Bridenstine, Colorado Boulder Üniversitesinde Hava-Uzay Mühendisliği Bilimleri binasını ziyaretinde “NASA yöneticisinin Plüton’a bir kez daha gezegen dediğini yazabilirsiniz. Ben buna inanıyorum çünkü böyle öğrendim.” Açıklamasında bulundu. NASA başkanının açıklamasından sonra Plüton’un azıcık da olsa gururu varsa cüce gezegen olarak kalır. 😀 Çünkü Plüton ortalama çapı 1187 km olan -kütle ve hacimce Ay’ın beşte biri- bir gezegendir. Tabiki sadece bu yüzden cüce gezegen statüsünde değil. Neden mi Cüce Gezegen? Plüton’un kendine has bir…
Çağımızın ve geleceğin en önemli buluşlarından biri üç boyutlu baskı teknolojisi. Neymiş bu teknoloji diye soruyorsanız gelin hep birlikte bu konu hakkında bilgi sahibi olalım. Nedir bu 3 boyutlu baskı (3D Printing)? Sanal bir ortamda üç boyutlu bir şekilde tasarladığımız bir nesnenin katı formda basılmış hali. Soyut bir halden somuta dönüştürmenin kolay yolu da diyebiliriz. Son zamanlarda adını çokça duyduğumuz bu baskı türü aslında 1980’lerde kullanılmaya başlanan bir teknoloji. Bu teknolojinin babası ise stereolithography (SLA) teknolojisini bulan Charles Hull. Günümüzde çokça duyduğumuz üç boyutlu baskıdan bahsederken evlerimize kadar girmesini sağlayan bu teknolojinin mucidinden de biraz bahsetmek gerekir.…
Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi (MİYEG) kapsamında 7.3 metre çapındaki, Türkiye’de tasarlanan ve üretilen en büyük çaplı Reflektör Anten Sistemi’nin fabrika kabul testleri başarı ile tamamlandı. 2015 yılında başlatılan MİYEG kapsamında, yer istasyonlarını yerli ve milli tasarlama, üretme, test ve entegrasyonu hedeflenmekteydi. TÜBİTAK UZAY öncülüğünde ve yerli altyüklenici sanayi kuruluşlarınca hedeflere ulaşıldı. MİYEG meyvesini vererek, X ve S bantlarda haberleşme yeteneği sağlayan Reflektör Anten Sistemi’ni geliştirdi. Bu sayede artık milli uydularımız Milli Yer İstasyonu ile haberleşebilecek. Besleyici , reflektör ve frekans seçici yüzeyi, hareket sistemi, yer istasyonu kontrol sistemi (istasyon ve anten kontrol sistemi), haberleşme, görüntüleme sistemi ve ilgili modül…
HAVELSAN’ın desteğiyle Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği öğrencileri,güvenlik tehdidi yaratan mini İHA’ların tespitine yönelik Akustik Tabanlı İHA Tespit Sistemi geliştirdi. Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü 5. Sanayi Odaklı Bitirme Projeleri etkinliği kapsamında, son sınıf öğrencileri Unay Dorken, Taylan Kargın, Ali Baran Özaydın, Yağmur Öztürk, Ömer Gökalp Şerbetçi ve Sueda Taner, HAVELSAN’ın desteğiyle Akustik Tabanlı İHA Tespit Sistemi projesini yürüttü. İHA’ların günümüzdeki yeri arttıkça hem yararlı hem de oluşturulabilecekleri tehlikeler göz ününe alındığında bu tehtidlere karşı korunma yolları da geliştirilmesi gerekiyordu. Bu doğrultudan yola çıkan, Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Unay Dorken, Taylan…
2018 yılının sonuna doğru Savunma Sanayii Başkanlığı ile ROKETSAN arasında imzalanan Satıhtan Satha Güdümlü Mermi Tedariki Projesi Seri Üretim Sözleşmesi doğrultusunda geliştirilen Atmaca füzesi, Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) dikkatleri üzerine toplamıştı. İlk olarak MİLGEM korvetlerine entegre edilecek Atmaca, her türlü hava şartında kullanılabilen modern bir güdümlü füze olan Atmaca, karşı tedbirlere dayanıklılığı, hedef güncelleme, yeniden saldırı, görev iptal yetenekleri ve ileri görev planlama sistemi (3D routing) sayesinde, sabit ve hareketli hedeflere karşı da etkili. Küresel Konumlandırma Sistemi, Ataletsel Ölçüm Birimi, Barometrik Altimetre ve Radar Altimetre alt sistemlerini kullanarak hedefine doğru yol alan Atmaca, hedefini yüksek doğrulukla bulabilmek için aktif…