Yazar: admin
Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge), şirketlerin yenilik yapmak ve yeni ürün ve hizmetler sunmak için üstlendiği faaliyetlerdir. Genellikle geliştirme sürecinin ilk aşamasıdır. Amaç, genellikle yeni ürün ve hizmetleri piyasaya sürmek ve şirketin kârlılığına katkıda bulunmaktır. Ar-Ge, bir şirketin pazardaki yeni istek ve ihtiyaçları karşılayarak rekabette bir adım önde olmasını sağlar. Farklı sektör ve sektörlerdeki şirketler Ar-Ge yürütür; genellikle en fazla harcamayı ilaç, yarı iletken ve teknoloji şirketleri yapar. Genellikle keşifsel ilerlemeye yönelik geniş bir yaklaşımdır, uygulamalı araştırma ise daha dar bir kapsamı araştırmaya yöneliktir. Maliyetlerinin işlenmesinin muhasebeleştirilmesi, bir şirketin gelir tablosunu ve bilançosunu önemli ölçüde etkileyebilir. Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) Anlamak…
Günümüzde artan nüfusumuz, Teknolojik gelişmeler, yaşam tarzlarımızın değişmesi enerjiye olan ihtiyaç ve talebi hızla arttırdı. Yıllar önce yaşam alanlarımızı doğal kaynakların bulunduğu, sulak ve verimli topraklara inşa etme eğilimindeydik. Şimdilerde ise gelişen ve büyüyen dünyada, üretimden tüketime varana kadar her aşamada ihtiyaç duyduğumuz enerji gereksinimi çağımızın en büyük problemi haline geldi. Var olan doğal kaynaklarımızı, ihtiyaçlarımızı karşılamak için seferber ettik ve hiç bitmeyecek gibi kullandık. Ancak bugüne geldiğimizde görüyoruz ki bitmeyecek gibi kullandığımız kaynaklar artan taleplerimize cevap veremeyecek duruma geldi. Enerji temini için kullandığımız başta petrol, doğalgaz azaldıkça maliyeti arttı ve gıda kıtlığı, akaryakıtta artış, zam yada fakirlik adı altında…
Şirketlerin müşteri ihtiyaçlarının zamanında giderilmesi, aksamaması ve beklentilerin zamanında karşılanması işletmelerin üretim süreçleri sürekli olarak geliştirmeye açık olması gerekiyor. Günümüzde maliyetler göz önüne alındığında işletmeler için üretimdeki kayıpların rekabette bir adım geri düşmesini sağlıyor. Kalitenin yanı sıra maliyet ve üretimde esneklik de rekabetteki en önemli faktörlerdendir. Bu yazımızda bu faktörlerden biri olan ‘’Hat Dengeleme’’yi inceleyeceğiz. Tanım olarak; herhangi bir hatta bulunan tüm iş istasyonlarının toplam iş sürelerini tüm istasyonlara eşit şekilde dağılmasını sağlamaktadır. Böylelikle operatörlerin üzerindeki iş yükünün eşit şekilde dağılması sağlanır. İlk Örnekler İlk olarak Ford tarafından 1913’te fabrikasında bir araç üretimini izlemiştir. Operatörün farklı el aletlerini kullanmak için…
Güneş; dünyamızın en büyük enerji kaynağıdır. Bütün yaşamsal faaliyetlerimiz güneşin hayat veren enerjisi sayesinde devam eder. İnsanlar için, hayvanlar için, bitkiler için ve ekosistem için vazgeçilmezdir. Kütlesinin % 73′ ü Hidrojen atomlarından, % 25′ i Helyum atomlarından kalan % 2′ lik kısmı da diğer elementlerden oluşur. Peki bu bitmez tükenmez enerjinin kaynağı nedir? Enerji bazen Nükleer fizyon tepkimelerinde olduğu gibi atomların parçalanmasıyla, bazen de Nükleer füzyon tepkimelerinde olduğu gibi hafif atomların birleşip daha ağır atomları oluşturmasıyla açığa çıkabilir. Atomların birleşmesiyle açığa çıkan enerji parçalanmasıyla açığa çıkan enerjiden çok daha fazladır. İşte Dünya’ da ki yaşamın kaynağı olan Güneşin de enerji…
Plastikler hayatımızın hemen hemen her alanında yer almaktadır. Artan kullanımlarından dolayı da ekolojik açıdan günümüzün en büyük kirleticileri arasındadır. Endüstriyel faaliyetler ve antropojenik etkiler plastik atık kirliliğinde ki en önemli iki unsurdur. Hammaddesi petrol ve türevi olan plastik atıklar rüzgar, sıcaklık, basınç, sulardaki dalga, akıntı, tuzluluk gibi faktörlerle daha küçük parçacıklara dönüşmektedir. Nanoplastik (NP), mikroplastik (MP), mezoplastik ve makroplastik olarak ayrışan plastikler gözle görünmeyerek tehlike boyutlarını daha da arttırmıştır. Sularda sadece 700 den fazla canlı türünü etkilemekle kalmayıp su yüzeyinde yüzen küçük parçacıkları bulanıklığı ve ışık geçirgenliğini de değiştirerek su ekosistemini birçok şekilde olumsuz etkilemektedir. Bununla beraber üretimleri sırasında kullanılan…
Büyük bilgisayar ağlarında gönderici ile alıcı arasındaki veri iletiminde birden fazla yol vardır. Bu noktada en iyi yolu belirleyen yöntemlere “anahtarlama teknikleri” denir. Bu teknikler birebir iletişimde, sistemleri birbirine bağlarlar. Yaygın olarak 3 farklı anahtarlama tekniği vardır. Bu anahtarlama teknikleri şu şekildedir: Paket Anahtarlama Devre Anahtarlama Mesaj Anahtarlama Anahtarlama Teknikleri Şeması Devre Anahtarlama İki farklı ağ düğümünün, kendi aralarında iletişim kurmadan önce ağ üzerinden özel bir iletişim kanalı (devre) oluşturduğu bir telekomünikasyon ağı yöntemidir. İletişim bir kez kurulduktan sonra, sonlandırılana kadar oluşturulan devre var olmaya devam eder. Devre anahtarlama 3 aşamadan oluşur: Devrenin kurulması Veri transferi Devre bağlantısının kesilmesi Devrenin…
Balık yağları bilindiği üzere Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olması nedeniyle canlı vücudunda birçok fayda sağlamaktadır. Kalp sağlığını koruması, beynin yaşlanma sürecini yavaşlatması, çocuklarda zeka gelişimini desteklemesi, öğrenme kapasitesini arttırması, kansere karşı koruyucu nitelik taşıması yapılan çalışmalarla netleşmiştir. Balık Yağlarında Risk: Ağır Metaller Kirlenen dünyamızda deniz ve okyanuslardan elde ettiğimiz balık ve diğer su ürünleri; ağır metaller, mikroplastikler, klorlubifeniller gibi birçok kirleticiye karşı tehdit altındadır. Balık yağları da denizlerde uzun süre yaşayan; sardalye, somon, lüfer, ton balığı gibi iri balıklardan elde edilir. Bu balıklar diğer küçük balıklara kıyasla daha büyük kütleye ve uzun yaşama sahip oldukları için vücutlarındaki ağır metal…
Görüntülerin, değişik türde elektronik ortamda amaca uygun şekilde işlenmesi işlemine, “görüntü işleme” denir. Görüntü işleme ile ilgili ayrıntılı bilgiye “Görüntü İşleme Nedir ve Nerelerde Kullanılır?” yazısını inceleyerek ulaşabilirsiniz. Bu yazıda ise görüntü işleme de önemli bir kilit nokta olan renk modelleri üzerinde durulmuştur. Renk, ışığın farklı dalga boylarında insan gözünün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Işığın, değişik türde maddeler üzerine çarpması ile kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle, algılama çeşitlilik göstermektedir. Renk Modelleri ise, belirli bir renk organizasyonunu tanımlar. Renk çeşitliliğinin fazla olması nedeniyle böyle bir organizasyona ihtiyaç duyulmuştur. İnsan gözü ve algısı da sınırlı olduğu için renklerin temsili…
Sıfır atık; ‘ZERO WASTE’ adıyla da bilinen uluslararası bir projedir. Bu tanıma göre ürünlerin, kullanımımıza sunulan her türlü malzemenin sorumlu bir şekilde üretilmesi, tüketilmesi, geri kazanılması yoluyla insan ve çevre sağlığına zarar vermeyecek şekilde yok edilmesidir. Daha başlangıçta ürünlerin yaşamlarımıza dahil olmadan atığın üretilmemesi, üretiliyorsa miktarının azaltılması önemli bir adımdır. Atığın kaynağında ayrıştırılarak bertaraf edilmesi ve böylece nüfus artışından da kaynaklanan doğal kaynaklarımız üzerindeki baskının azaltılması ve çevre sağlığının korunması hedeflenmektedir. Dünyamız Büyüyor… ABD Nüfus Sayım Bürosu verilerine göre 2021 yılında dünya nüfusu yüzde 0,9 büyümeyle 8 milyara yaklaştı. Artan nüfusa karşılık doğal kaynaklarında artan nüfusun taleplerine cevap…
Alman ekolünü temsil eden en eski markalardan biri olan BMW CES2022’ye adeta damga vurdu. Marka, renk değiştirme teknolojisine sahip arabasıyla ziyaretçilerin karşısına çıktı. Yeni konseptiyle pek çok kişinin beğenisini aldı. Peki bu araç nasıl oluyor da saniyelik bir zaman diliminde sürekli renk değiştirebiliyor? Bu yazımızda bunu değerlendireceğiz. Renk Değiştirme Teknolojisi BMW otomotiv alanında yaptığı değişimlerle adından sıkça söz ettirme konusunda oldukça başarılı bir marka. Bu radikal değişimle bir konsept araç tasarlayıp, CES2022’de katılımcıların karşısına çıktı. Bu renk değiştiren aracın çalışma prensibinde, elektronik mürekkep(E-ink) olarak bilinen bir teknoloji kullanılıyor. Aracın gövdesinin üzerine çok ince bir film şeklinde işlenmiş olan elektronik…