Yazar: admin
Teknolojinin gelişmesi ve canlı popülasyonunun artışı yüzünden enerji tüketimi artmıştır. Enerjinin tüketiminin artması kaynaklarımızın azalmasına ve doğanın zarar görmesine neden olmuştur. Bilim insanları da bu sebeplerden dolayı daha az zararlı ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeye ve daha sağlıklı enerji üretme yolları bulmaya çalışmışlardır. Bunların başında güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, biyokütle enerjisi vs. örneklerini verebiliriz. Bilim insanları çevremizde farkında olmadığımız enerjileri keşfetmeye başlamıştır. Bu, hem enerjinin boşa harcanmaması hem de doğaya daha az zarar vermesi açısından önemlidir. Doğada bulunması en kolay enerji, maddelerin hareketleriyle oluşan enerjidir, yani mekanik enerjisidir. Bu da bilim insanlarının bu konuya yoğunlaşmasını ve bu enerjiyi kullanmak için…
Öncelikle merhabalar,ismim Şevval. Erasmus Öğrenim Hareketliliği ile pandemi döneminde Çek Cumhuriyeti’nin küçük bir şehri olan Plzen’de bulundum. Size hem yaşadığım tecrübeleri, yaptığım etkinlikleri ve zorlukları anlatan bir yazı hazırlamak istedim. Bu sayede beni daha iyi tanıyacağınızı düşünüyorum. Benim maceram 45 gün sürdü ama, ben bu 45 günün her anında çok zevk aldım, umarım okurken siz de benimle aynı duyguları paylaşırsınız. Öncelikle: Prosedür niyetine küçük tanıtım yazılarıyla başlarsak eğer Wikipedia’ya göre Erasmus, yükseköğretim kurumlarının iş birliğini, öğrenci ve akademisyenlerin kısa süreli olarak bu iş birliği çerçevesinde farklı ülke ve üniversitelerde deneyim kazanmasını teşvik eden Avrupa Birliği projesi olarak biliniyor. AB bu…
İşlemci (CPU), bellek (RAM) ve ekran kartı gibi bazı bilgisayar bileşenlerine bütüncül bakmak, bu parçaları tanıyormuşuz gibi bir algı oluştursa da aslında detayları gözden kaçırmamıza ve sahne arkasında olan biteni görmemize engel olmaktadır. Günümüzde bilgisayarlar gözümüzle görsek dahi inanamayacağımız sonuçlar ortaya koysa bile aslında bilgisayar bilimlerinin dönüm noktalarından biri, olağanüstü bir fizik keşfi olarak gösterilebilir. İcadı Nobel Fizik Ödülü ile taçlandırılan ve devrelerin can damarlarını oluşturan transistörler, çağımızın en büyük mimarlarındandır. Üç yönlü devre elemanları olan transistörler farklı çeşitlerden oluşsa da basitçe iki temel tasarıma sahiptirler. PNP ve NPN olarak adlandırılan bu iki ana çeşit, sensör çıkışlarının pozitif veya negatif…
Yapay uydu; yıllardan beri süregelen insanoğlunun geliştirip Dünya veya bir başka gezegenin yörüngesine yerleştirdiği ve genellikle bilgisayar kontrollü sistemler bütünüdür. Yapay uydu kavramının temelleri 20.yy başlarında atılmasına rağmen ilk ciddi yapay uydu çalışması 1957 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSBC) tarafından fırlatılan Sputnik-1 uydusu ile atılmıştır. Bu tarihten beri binlerce yapay uydu yörüngeye fırlatılmıştır. Fırlatılan bu uyduların her birinin belli bir amacı vardır. Bu amaçlardan bazıları; ✈ Haberleşme Uyduları: Hayatımızın önemli parçası haline gelen teknolojik aletler olan TV, radyo, telefon gibi iletişim araçlarını kullanabilmek için gönderilmiş uydulardır. Bu uyduların temel amacı iletişimdir. Haberleşme uyduları, sabit iletişim hizmetleri için denizaltı…
Sonsuz Vida Nedir? Sonsuz vidayı diğer vidalara özellikle trapez vidaya benzetmek mümkündür. Tek farkı vida kanallarının frezelenmesinden bildiğimiz gibi sonsuz vidanın adımının ‘Modül’ cinsinden olmasıdır. UNUTULMAMALIDIR Kİ; Sonsuz vida ve karşılık dişli sistemde sonsuz vidanın “çeviren” (döndüren), karşılık dişlisinin ise “çevrilen” (döndürülen) olarak kullanılacağı bilinmelidir. Aksi durumu mümkün değildir. Kullanım Alanları Sonsuz vida ve karşılık dişlisi, eksenleri birbirine dik olan millerde kullanılan ve vidanın dişliyi çevirmesi şeklinde çalışan dişli sistemidir. Miller arasında güç iletiminde kullanılır. Dönme hareketini 1/40, 1/60, 1/80 gibi oranlarda yavaşlatmaya yarar. Bu özelliğinden dolayı kaldırma makinelerinde taşıma araçlarında vinçlerde tekstil makineleri dümen mekanizmalarında döner tablalarda divizörlerde vb. yerlerde…
“The unsinkable” yani batırılamaz gemi olarak takdim edilen, döneminin lüks anlayışının oldukça ötesinde, bu devasa transatlantik gemisi nasıl oldu da daha ilk seferini bile tamamlayamadan, beraberinde binlerce teori ve bir asır boyunca çözülmeyi bekleyen sırlarla birlikte denizin dibine gömüldü?14 Nisan 1912 günü Titanik ,suların 9 km derininde ve 30 km²’lik bir alanda yüzlerce parçaya ayrılırken ,suyun üzerinde ise sadece yüzlere cevapsız sorular kalmıştı. Birbiri ardına atılan onlarca teoriyi, onlarca cevapsız soruyu tam da Titanik’in batışının 100.yıl dönümünde Parks Stephanson ve William Lange’ın lideri olduğu büyük bir ekip olay yerinde yaptıkları 1 yıl süren incelemeler sonucunda, bir asır boyunca kimsenin gün…
Scrum; gözlemci, geliştirmeci ve tekrara dayalı proje yönetim metodolojilerinden biridir. Proje yönetiminde bütün aşamaların planlanması süreç ilerledikçe zorlaşıp daha da karmaşık bir hal aldığından Scrum, bu karmaşıklığı engellemeyi ve projenin esnekliğini arttırmayı amaçlar. Bütünleri parçalayarak projeyi daha anlaşılır bir duruma getirir. Scrum, 3 temel prensip üzerine kurulmuştur: 1.Şeffaflık: Projeler zaman içerisinde sorunlarla karşılaşabilir, beklenmedik gelişmeler olabilir ya da projenin ilerleyişinde aksaklıklar meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda projeye dahil olan herkesin bütün gelişmelerden haberdar olması gerekir. İlerlemeler ve sorunlar günlük olarak tutulur ve kodlarla oluşturulan kütüphanelerde saklanarak herkes tarafından takip edilmesi sağlanır. Bu sayede çözümler daha kolay saptanabilir ve zamandan tasarruf…
“Geleceğin Meslekleri” kitabının detaylı özet ve analizinin yer aldığı Dijital Dönüşüm – Veri Bilimi – Yapay Zekâ serisinin üçüncü ve son yazısından… Yapay Zekâ Tehlikeli Midir? Bu sorunun cevabı aslında tamamen kendimizde saklı, yani insanoğlunun onu nasıl kullanacağı ile yakından ilgilidir. Örnek verecek olursak insanı basitçe iki kolu iki bacağı ve bir kafası olan, karşıdan karşıya yürüyerek geçen bir varlık olarak tanımlarsak tekerlekli sandalye ile karşıdan karşıya geçen birey için yapay zekânın tehlike arz etmesi kaçınılamaz olacaktır. Yapay Zekâ İnsanlık Seviyesindeki Bir Zekâya Kavuşursa İnsanlığı Yok Eder Mi? Kendi zevk ve çıkarları için çevresini, doğasını tahrip etmekten çekinmeyen insanoğlunun bu…
Günümüzde özellikle yapay zeka alanındaki çalışmalar artık her zamanınkinden daha güçlü ve aynı zamanda daha ekonomik bilgisayar çipleri üretmeyi hedefliyor.Bu hedefi gerçekleştirmede başarılı mühendisler ve bilim insanları dışında doğa bize bilginin nasıl hızlı ve verimli bir şekilde işlenebileceği ve depolanabileceğine dair plan sunuyor.Bu hedef doğrultusunda atılan adımlardan biri ise yapay nörotransistör elde etmek. İlk kez TU Dresden ve Helmholtz-Zentrum Dresden-Rossendorf’taki (HZDR) bilim adamları, yarı iletken malzemeler kullanarak beyin nöronlarının işleyişini başarıyla taklit etti. Mikroelektronik performansının arttırılması genellikle silikon bilgisayar yongaları üzerindeki bireysel transistörlerin bileşen boyutunu azaltarak elde edilir. Ancak bu süresiz olarak devam edemez. Bu sebeple bir araya gelen bilim insanları …
Kaliforniya Üniversitesi’ndeki bilim insanları kafadanbacaklı canlıların derisindeki şeffaf hücreler sayesinde insanlara şeffaf hücrelerin nakli üzerine çalışma başlattı. Mürekkep balığında bulunan protein, sofra tuzu (NaCl) çözeltisi ile karıştırıldığında şeffaf hücreler elde ediliyor. Kafadanbacaklı karides, ahtapot, mürekkepbalığı gibi deniz canlılarında leucophores hücreleri lökozom organelinde bulunuyor. Bu özel renk kontrol hücreleri kimyasal uyarılar sayesinde optik özelliklerini değiştirebiliyor. Kimya ve biyomoleküler mühendisi doçenti Alon Gorodetsky liderliğinde yapılan araştırmada leucophores hücrelerinin reflektin proteini açığa çıkararak ışığı dağıttığı keşfedildi. Şeffaflaştırılan hücrelerin boyutunun tuz çözeltisi ile büyütülebildiği, bu sayede insana yapılacak nakillerin daha başarılı olabileceği öngörülüyor. Gorodetsky ve ekip arkadaşları, farklı yoğunluklarda NaCl çözeltisi içeren iki kültür…