Zeytin, hem meyvesinin hem de atıklarının değerlendirilmesi açısından Akdeniz ülkeleri için son derece önemli ekonomik değere sahip bir üründür. Kaliteli zeytinyağı üretimini içeren çalışmaların yanı sıra son yıllarda sıvı ve katı fabrika atıklarının değerlendirilmesi üzerine de pek çok araştırma gözlenmeye başlamıştır.
Yaklaşık 20 yıl önce zeytin ağaçlarıyla kaplı olan İspanya’nın güneyindeki Endülüs bölgesinde pirinadan elektrik enerjisi üretmeye başladı.
Günümüzde İtalya, İspanya, Yunanistan, İsrail gibi devletler atık zeytinyağından elektrik üretmektedir.
Peki zeytinyağından elektrik nasıl elde edilir?
Bu elektrik üretimi biyokütleden enerji elde etmekle aynıdır. Buradaki biyokütle prinadır. Prina, zeytinden yağ çıkartılması sırasında elde edilen çekirdek ve etli kısımdan oluşan, %3-6 oranında zeytinyağı ve %40-65 oranında nem içeren katı atıktır. Prina yakılmasıyla biyogaz elde edilir. Biyogazdan reformat hidrojen gazı elde edilir, son adım ise bu reformat gazdan yakıt hücresi sistemiyle elektrik üretmektir.
Bizim ülkemizde de zeytinyağından elektrik üretmek, 2014 yılında TUBİTAK onaylı bir projedir. Marmara birlik yönetim kurulu başkanı Hidamet Asa, 3 milyon liralık projeyle 2 milyon kwh elektrik enerjisi elde etmeyi planladıklarını belirttiler. Ülkemizdeki mevcut prina rekoltesi yaklaşık 50 MW’lık bir potansiyele sahip olup özellikle Ege Bölgesinde bu konuda yatırımların teşvik edilmesi gerekmektedir.
Avantajları nelerdir?
ENERJİ AÇISINDAN
•Üretilen birim enerji başına düşen yakıt maliyetinin birincil yakıtlara göre düşük
olması.
•Depolanmadan kaynaklanan bir sorun olmaması yani birkaç sene önceki prinanın
dahi kullanılabilmesi.
• Kül içeriğinin (yaklaşık %1.5) düşük olması.
ÇEVRE AÇISINDAN
•Atığın tamamen değerlendirilerek ekolojik dengenin korunması.
• Yanma sonucu oluşan emisyonların fosil yakıtlara göre daha az olması.
•800’den fazla küçük ve orta ölçekte yağ sıkma işletmesinin olmasından kaynaklanan
katı atık miktarı ve depolama problemlerinin yaşanmaması.
Dezavantajları nelerdir?
•Üretimin yapıldığı yerlerde kullanılması gerekliliği (nakliye masraflarının enerji
üretim maliyetine olumsuz etkisi).
•Üretimin mevsimlik olması (zeytin hasadı Kasım-Mart ayları arasında gerçekleşir).
•Yıllık rekoltenin (zeytin meyvesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelir) “var” ve “yok”
yılına bağlı olarak düzensiz olması.
Kaynakça: Özün GÖREL, İbrahim DOYMAZ, Nalan A.AKGÜN
Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü “ZEYTİNYAĞI FABRİKASI ATIKLARININ ENERJİ AMAÇ”

