“Bir şeyi gerçekten anlamak istiyorsanız, onu basitçe açıklayabilmelisiniz.”
— Albert Einstein
Mühendislik dünyasında çalışırken fark etmeden yüzlerce yabancı kelime kullanıyoruz. Özellikle PLM projelerinde, şu tarz cümleleri duyduğumuzda hiç garipsemeyiz:
“Bu datayı (veriyi), release olmadan (yayınlanmadan) önce review’den (gözden geçirme sürecinden) geçirelim. Sonra workflow’u (iş akışını) update ederiz. (güncelleriz)”
Peki bu kavramları Türkçe karşılıklarını kullanarak ifade etmeye çalışsaydık ne olurdu? Kurduğumuz cümle daha karmaşık mı olurdu, yoksa daha anlaşılır mı? Bu cümle birçok PLM uzmanı için oldukça anlaşılırdır. Ancak dışarıdan biri için adeta farklı bir dil konuşuluyormuş gibi görünebilir. Peki hiç düşündünüz mü?
“🤔Ya PLM terminolojisini tamamen Türkçeleştirseydik nasıl olurdu? 🤔”
Bu yazıda hem sık kullanılan PLM terimlerini inceleyeceğiz, hem de Türkçe karşılıklarının sektörde neden yaygınlaşamadığını değerlendireceğiz.
PLM Dünyasında Neden Bu Kadar Fazla İngilizce Terim Var?
Evet, giriş paragrafında verdiğimiz örneğe hiç yabancı değiliz. Bildiğimiz ancak pek de farkında olmadığımız durum şu; bu ifadeleri kullanan kişilerin büyük çoğunluğu ana dili İngilizce olmayan mühendislerdir. (Almanlar sanki burada biraz sıyrılıyor gibi ama onlarda tabi etkileniyorlar.) Buna rağmen PLM dünyasının ortak dili büyük ölçüde İngilizce’dir. Sizin de tahmin edeceğiniz üzere, bunun temel nedeni, bugün kullanılan birçok PLM yazılımının, uluslararası yazılım şirketleri tarafından geliştirilmiş olmasıdır. Bu tarz sistemlerde, bir kavram ilk kez hangi isimle tanımlanıyorsa, kullanıcılar da zamanla o ismi benimser. Hatta eğitimlerde, toplantılarda ve kahve içerken yapılan sohbetlerde bile aynı kelimeler kullanmaya başlanır. Sonuç olarak da İngilizce terimler, sektörün ortak iletişim dili haline gelir.
Aslında bu durum yalnızca PLM alanına özgü değildir. Yazılım geliştirme, veri bilimi, siber güvenlik ve yapay zeka gibi birçok disiplinde görülmektedir. Çünkü teknolojiyi üreten ülkelerden yalnızca teknoloji değil, terminoloji de (dili de) ithal edilmektedir.
“Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”
— Mustafa Kemal ATATÜRK
Günlük Hayatta Kullandığımız PLM Terimleri ve Türkçe Karşılıkları
Aşağıdaki tabloyu okurken muhtemelen her gün kullandığınız bazı kelimeleri fark edeceksiniz.
| İngilizce Terim | Türkçe Karşılığı | İngilizce Terim | Türkçe Karşılığı |
| Data | Veri | Customization | Özelleştirme |
| Key User | Anahtar Kullanıcı | Bug | Hata |
| Software | Yazılım | Migration | Veri Taşıma |
| Roadmap | Yol Haritası | Log | Kayıt |
| Database | Veritabanı | Consolidate | Birleştirmek |
| Workflow | İş Akışı | Dashboard | Gösterge Paneli |
| Mapping | Eşleştirme | Backup | Yedek |
| Template | Şablon | Cache | Önbellek |
| Feedback | Geribildirim | End User | Son Kullanıcı |
| Release | Yayınlama | Lessons Learned | Edinilen Dersler |
| Go-Live | Canlıya Geçiş | Best Practice | İyi Uygulama |
| Lifecycle | Yaşam Döngüsü | Issue | Problem Kaydı |
| Approval | Onay | Task | Görev |
| Reviewer | Gözden Geçiren | Route | Rota |
| Assignee | Atanan Kişi | Workshop | Çalıştay |
| Scope | Kapsam | Escalate | Yönlendirmek |
| E-posta | AI | Yapay Zeka |
Tabloya baktığımızda kavramların Türkçe karşılıklarının aslında oldukça anlamlı olduğunu görüyoruz. Ancak günlük kullanımda çoğu zaman şu şekilde konuşuyoruz:
- Key user’la konuştum.
- Task’ı bana assign et.
- Böyle olmaz, bu assembly için change açalım.
- Bu datanın owner’ı kim?
- Hızlı olun, Go-live’a çıkacağız.
Türkçe karşılıklar mevcut olsa bile alışkanlıklar ağır basıyor. Hatta “Galat-ı Meşhur” diye bir tabir var. Toplumda yaygın olarak yanlış bilinen veya telaffuz edilen ancak yoğun kullanımından ötürü kurallarda yerini alan kelime ve deyimleri ifade ediyor.
Eğer Tamamen Türkçe Konuşsaydık…
Hemen o sıradan toplantılarımızdan birini gözümüzün önüne getirelim.
“Bu aracın assembly datası için change açalım. Reviewer onayladıktan sonra workflow üzerinden release ederiz.”
“Bu aracın montaj verisi için değişiklik kaydını oluşturalım. Gözden geçiren kişi onayladıktan sonra iş akışı üzerinden yayınlarız.”
Farkındayım, ikinci cümle kulağa daha uzun gibi geliyor. Ancak anlam açısından bakıldığında çok daha açıklayıcı olduğuna şüphe yok. Muhtemelen o toplantıda gözden geçiren kişi dediğiniz anda, anlamsız bakışların hedefi olacaksınız. “Reviewer”ı kastediyorsun değil mi?” cümlesiyle karşılaşmanız işten bile değil. Bu terminolojiyi kullanmakta olan bizler için zaten her şey gayet anlaşılır durumda. Ancak PLM’in ne olduğunu dahi bilmeyen bir yöneticiye rapor verirken “assembly datası”, “change”, “workflow” diyemezsiniz.
Bir arkadaşım, bir yöneticiye sunum yaparken “in work”, “rework”, “release” gibi state’leri (statü 😊) Türkçeleştirerek anlatmak durumunda kalmıştı. Nasıl zorlandığını eminim tahmin edersiniz. Konuyu daha somut şekilde anlatmak için hamur ve fırın metaforlarını kullanarak konuya ben de dahil olmuştum.
Meslek hayatım boyunca bu tarz metaforlar kullanarak PLM ve 3B tasarımı anlatmaktan çok keyif aldım. Bu durumla alakalı çok sevdiğim bir söz var.
“Bir Şeyi 6 Yaşındaki Bir Çocuğa Anlatamıyorsanız, Siz De Anlamamışsınız Demektir!”
– Albert Einstein
Terminolojiyi Türkçeleştirmek Neden Zor?
“İnsanlar yeni şeyleri öğrenmekten çok, eski alışkanlıklarını bırakmakta zorlanırlar.”
PLM terminolojisinin tamamen Türkçeleşmesinin önünde bazı engeller bulunmaktadır.
1. Küresel Projeler
PLM projeleri çoğunlukla uluslararası ekiplerle yürütülür. Almanya’daki bir mühendis, Hindistan’daki bir danışman ve Türkiye’deki bir PLM yöneticisi aynı sistem üzerinde çalışabilir. Bu durumda ortak dil İngilizce olur.
2. Yazılım Arayüzleri İngilizce
Birçok PLM sisteminde menüler, roller ve nesne tipleri İngilizce isimlerle gelir. Örneğin:
- Change Action
- Change Order
- Bookmark
- Workspace
Kullanıcılar zamanla bu isimleri olduğu gibi benimser.
3. Türkçe Karşılıklar Her Zaman Kısa Değil
Bazı terimler Türkçeye çevrildiğinde daha uzun hale gelir. Örneğin:
- Workflow → İş Akışı
- Go-Live → Canlıya Geçiş
- Product Lifecycle Management → Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi
Bu durum günlük konuşmalarda İngilizce kullanımını teşvik eder.
Peki Türkçeleştirmek Faydalı mı?
Aslında cevap “evet”. Özellikle de sektöre yeni giren mühendisler için. PLM eğitimlerinde sık karşılaştığımız bir durum vardır. Yeni başlayan bir mühendis önce İngilizce kavramı öğrenmeye çalışır, ardından kavramın ne anlama geldiğini anlamaya çalışır. Bu süreç öğrenmeyi zorlaştırabilir. Bu konuyu Türkiye’nin en genç profesörü olan Oktay Sinanoğlu ’da kitaplarında ele almıştır. Teknik terimlerin kendi ana dilinde düşünülmeden yabancı dille ezberlenmesinin zihni yorduğunu, yaratıcılığı ve keşfetme yetisini öldürdüğünü vurgulamıştır. Bu denli mühim konuyla ilgili daha detaylı bilgi için “Bye Bye Türkçe” adlı kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Örneğin, “Release Process” terimini ilk kez duyan biri için kavram oldukça soyut gelebilir. Ancak ” Canlıya Alma Süreci” ifadesi, kavramın neyle ilgili olduğunu daha hızlı anlatır. Bu nedenle eğitim materyallerinde ve teknik dokümanlarda Türkçe karşılıkların verilmesi önemli bir avantaj sağlayabilir.
Sonuç
PLM terminolojisini tamamen Türkçeleştirmek bugün için gerçekçi görünmeyebilir. Ancak bu durum, Türkçe karşılıkların kullanılmaması gerektiği anlamına gelmiyor. Pek çok kaynakta artık aşağıdaki kullanımlara rastlıyoruz:
- PLM (Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi)
- CAD (Bilgisayar Destekli Tasarım)
- BOM (Malzeme Listesi)
- MBD (Model Tabanlı Tanımlama)
Çünkü bu yaklaşım, hem uluslararası terminolojiyi koruyor, hem de kavramın anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Özellikle eğitimlerde, teknik bloglarda ve kurum içi bilgi paylaşımında Türkçe karşılıkların kullanılması, kavramların daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir. Belki de en doğru yaklaşım şu olabilir:
💡”Kavramları orijinal haliyle kullanın ancak Türkçe karşılıklarını bilin ki fikir yürütebilin.” 💡
Çünkü mühendislik yalnızca teknik bilgi üretmek değil, aynı zamanda bilgiyi doğru aktarabilmektir. Ve bir kavramı gerçekten anladığımızın en güçlü göstergelerinden biri, onu kendi dilimizde açıklayabilmemizdir.
.
Kaynakça:
- Dijital Dünyada Dilin Ve Türkçenin Değişimi/ Doğru Kullanımı Sempozyumu Bildiri Metinleri
- İnternet Kullanımının Türkçeye Etkileri: Nitel Bir Araştırma
- kisiselgelisim.com/bir-seyi-6-yasindaki-cocuga-anlatamiyorsaniz-konuyu-siz-de-anlamamissiniz-demektir
- guzelkelimelerdukkani.com/blog/icerik/galat-i-meshurlar-ne-kadar-meshur
- Bye Bye Türkçe, Oktay Sinanoğlu



