Marmara da musilaj sorunu devam ederken bir de hidrojen sülfür sorunu ortaya çıktı. Hidrojen sülfürün olması denizde yeterli oksijenin kalmadığına işaret ediyor. Verilere göre 2019 yılında böyle bir durum yoktu.
Çınarcık Çukuru’nda oluşan bu gaz ciddi sorunlara yol açacak. Denizin oksijensiz kalması demek bizim de oksijen kalmamıza işaret…
Hidrojen Sülfür Gazı Nedir?
Hidrojen sülfür renksiz, yanıcı ve yüksek derecede toksik bir gazdır. Sanayiden dolayı hidrojen sülfür salınımları istenmeyen kokulara ve aşınmaya neden olur. Hidrojen sülfür yeterli havalandırmanın olmadığı kuşatılmış yerlerde ve zemindeki çukurlarda birikir. Bu nedenle dibe çöker. Renksiz, yanıcı havadan daha ağır olan bu gazın istenmeyen koku oluşturması nedeniyle biyogazdan giderilmesi konusunda birtakım metotlar yer almaktadır.
Özellikle atık suların derelere ve açık kanallara verildiği yerler ile kanalizasyonlarda türbülans artışından ve yaz aylarında hidrojen
sülfürün sudaki çözünürlüğü azaldığından dolayı ciddi koku problemi oluşur.
Çınarcık Çukuru’nda Ölçüm
12 bilim insanı, ilk araştırmalarını İstanbul Boğazı Beykoz açıklarında yaptı. Daha sonra gemi, enstitü tarafından uzun yıllardır takipte olan 1270 metre derinliğindeki Çınarcık Çukuru’ndaki istasyona yöneldi.
Bu noktada gemideki gelişmiş oşinografik ekipman denize indirildi. Bilimsel seferin lideri kimyasal oşinograf Prof. Dr. Nuray Çağlar, iklim değişikliğiyle ilgili de önemli bilgiler sunan istasyonunda üzücü sonuçlar elde ettiklerini söyledi.
Çınarcık Çukuru’nda yapılan ölçümler sonucu net olarak hidrojen sülfür gazı ciddi oranda bulunmakta. Deniz salyalarının arıtımı bu kadar zorken ve zaman alacakken hidrojen sülfür gazının temizliği ne denli olacak ve nasıl olacak merak konusu.
Prof. Dr. Çağlar, bir litrede 2-2.5 mg oranında hidrojen sülfür bulunması deniz suyunun kimyasal özelliklerinin bozulduğunu gösterdiğini belirtti. Hidrojen sülfür gazının bulunması durumun gittikçe ciddileştiğini gösteriyor.
Marmara da bu dikkatsizlik ve sorumsuzluk devam ettiği sürece daha fazla sorunlarla karşılaşacağımız çok açık. Buna karşı bilinç nasıl oluşturmalıyız konuşulması gereken konu bu. Deniz hepimizin, dünya hepimizin. Sahip çıkmak zorundayız. Bu duruma son vermezsek bu günleri arayacağız. Denetimlerin artması için toplumsal baskıyı oluşturmak bizim görevimiz…
Referanslar:
- https://tr.sputniknews.com/
- https://yesilgazete.org/
- https://www.hurriyet.com.tr/
- https://ozhanozturk.com/
- https://www.laboratuvar.com/
- https://www.resizenow.com/
