William Edwards Deming, Kalite Yönetimi diyince akla gelen istatistikçi ve mühendistir. William Edwards Deming, 14 Ekim 1900 yılında ABD’nin Iowa eyaletinde doğdu.
Avukat olan babasının karşılaştığı bir dava nedeniyle çocukken, doğduğu yerden taşındı. 8 yaşında yerel bir otelde çalışmaya başladı. 17 yaşında Wyoming Üniversitesi’nde elektrik mühendisliği alanında lisans eğitimine başladı. Lisans eğitiminden sonra Matematik ve Fizik üzerine, Colorado Üniversitesi’nde yüksek lisans ve Yale Üniversitesi’nde doktora yaptı. Doktora yaparken, Western Electric’s Hawthorne Works’ de staj yaptı.
1928 yılında Yale’den mezun olan Deming, ABD Tarım Bakanlığı ve Nüfus Departmanı’nda çalışmaya başladı. 1930’lu yıllarda staj yaptığı şirkette, Walter A. Shewhart’ın bölümünde çalıştı. Hayatı boyunca Toplam Kalite ve İstatistiksel Kalite Kontrolü üzerine çalışmalar yaptı ve istatistiğin kalite yönetiminde kullanılması konusundaki ilk bilgilerini Shewhart’dan aldı. 1936 yılında Ronald Fisher ve Jerzy Neyman ile birlikte Londra Üniversitesi’nde çalıştı.
1950 yılında, Japon Bilim Adamları ve Mühendisleri (JUSE) tarafından Japonya’ya davet edildi. O yıl Japonya’da nüfus sayımı yapmak zorunda kaldı. Deming, Japonlara toplam kalite yönetimini öğreten kişi olarak anılır. Önemli şirketlere istatistiksel kalite kontrolü üzerine dersler verdi. Japonya, Deming’in çalışmalarını ve önerilerini dikkate alarak, geliştirmeye başladı. Deming’in fikirlerini geliştiren en önemli isimlerden biri de Kaoru Ishikawa oldu.
Deming, 1950’de derslerinin transkriptlerinden telif hakkı almayı reddetti, bu nedenle JUSE yönetim kurulu , arkadaşlığı ve nezaketi nedeniyle Deming Ödülü ile onu onurlandırdı. Japonya’da, Deming Ödülü kalite kontrol ve kalite yönetimi kapsamında verilmeye devam ediyor. Japonya’nın II. Dünya Savaşı sonrası endüstriyel dönüşümün mimarı olarak “3. Dalga Sanayi Devrimi’nin babası” olarak anılmaya başlandı ve Japon imparatoru Hirohito tarafından Kutsal Hazine Düzeni ödülü ile ödüllendirildi.
1980’de bir belgesel ile Deming, Amerika’ya yeniden tanıtıldı. Bu süreçte kitap yazmaya ve dersler vermeye devam etti.
Deming, sürekli iyileştirmeye olan inancı, kalite, yönetim ve liderlik hakkındaki düşünme şekli ve pek çok teori ve öğretiye yol açan bir vizyoner olarak 20 Aralık 1993’te hayatını kaybetti.
Deming Kalite Felsefesi
Sürekli iyileştirme Deming’in dünyada popülerleştirdiği bir kavramdır. Bu kavram, Deming’in Japonya yıllarındaki çalışmalarından biridir ve Japonca Kaizen sözcüğü ile ifade edilmiştir.
Deming, özellikle organizasyonel dönüşümün önemi üzerinde durmuş ve bu konuda 14 ilke tespit etmiştir. Krizden Çıkış kitabında yer verdiği bu 14 ilke, Toplam Kalite Yönetimi hareketinin başlamasına da neden olmuştur.
1. Organizasyonun amaçlarının belirlenmesi.
2. Yeni felsefenin benimsenmesi ve uygulanması.
3. Üretim esnasında kalitenin artırılması ve kalite kontrole bağımlılığın azaltılması.
4. Toplam maliyetin düşürülmesi ve müşteri ilişkilerinin iyileştirilmesi.
5. Sürekli iyileştirme ile kalite ve verimliliğin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi.
6. İş eğitiminin sağlanması.
7. Çalışanların ve yönetimin denetlenmesi.
8. Çalışanlar üzerindeki korkunun ortadan kaldırılması.
9. Departmanlar arası engellerin kaldırılması ve ekip çalışmalarının artırılması.
10. Sloganların ortadan kaldırılması.
11. Çıkar çatışmasına neden olacak sayısal hedeflerin kaldırılması.
12. Çalışanların iş yapmasını engelleyen uygulamaların kaldırılması.
13. Eğitim programları ile çalışanların kendilerini geliştirmelerinin sağlanması.
14. Organizasyon içerisindeki her çalışanın dönüşüme katılımının sağlanması.
Deming’in PUKÖ Döngüsü
Deming, sürekli iyileştirmeyi PUKÖ (Plan, Do, Check, Act) döngüsü ile ifade eder. Bu döngü; planla, uygula, kontrol et ve önlem al şeklindedir. Kaizen prensiplerinden olan PUKÖ döngüsü, uzun vadeli bir sürekli iyileştirme çalışması değildir, küçük ve çok sayıda iyileştirmeyi hedefler.
Deming Derin Bilgi Sistemi
Deming’in derin bilgi sistemi yönetimin altın kurallarındandır. Derin Bilgi Sistemi, hakim yönetim sistemi altında faaliyet gösteren bir kuruluşu başarılı, sistematik olarak odaklanmış bir organizasyona dönüştürmek isteyen her lider için oldukça entegre bir düşünce ve eylem çerçevesi sağlar. Derin bilgi sistemi kuramına göre sistem kendini anlatamaz, sistemi etkileyenler ya da sistemden etkilenenler sistemi anlamalıdırlar. Her sistemin doğasında değişkenler bulunur ve bu değişkenler hatalara sebep olabilir. Bu nedenle Deming, tüm yöneticilerin Derin Bilgi Sistemi’ne sahip olması gerektiğini savundu. Derin Bilgi Sistemi, bir sistemin takdiri, varyasyon bilgisi, bilgi teorisi ve psikoloji kısımlarından oluşur. Bu kısımlar bir bütün halinde ele alınarak sistemlere fayda sağlayabilir.
Kaynaklar:
- history-biography.com
- en.wikipedia.org
- deming.org