1567 yıllarına kadar uzanan kayıtlı dönemde Güney Amerika’lı balıkçılar Doğu Pasifik okyanusunda Ekvator ve Peru kıyıları boyunca uzanan sıcak su dalgasının varlığına dikkat çekmişlerdi. Normalde soğuk ve güneyden kuzeye doğru akan suyun belirli yıllarda (her yedi yılda iki kez) akış yönü değişiyor ve ısınıyor. Bu olay en basit şekliyle balıkların beslenmesini etkiliyor ve balıkçılık için kötü bir dönem oluşturuyor. Olay en şiddetli halini yılbaşı tatil döneminde aldığı için balıkçılar bu bilmedikleri olaya İspanyolca Küçük İsa anlamına gelen ‘El Nino’ adını verdiler.
16. yüzyılın başlarında, bilim insanları bu olayın diğer hava sınıflarından bağımsız olarak meydana geldiğine inanıyorlardı. 1904 yılında, Walker 1899 kıtlığından sonra musonların azalmasına sebep olan Hindistan’daki musonların düzensizliğinin nasıl tahmin edebileceğinin anlamaya çalıştı. Tüm dünyaya ait hava kayıtlarını sınıflandırdığında Güney Amerika’daki bazı yağış sınıflarının ve okyanus sıcaklıklarındaki değişiklerin birbirleriyle ilişkili olduğuna karar verdi ve Pasifiğin doğu ve batı kıyısındaki istasyonlardaki barometre kayıtları arasında bir ilişki buldu. Doğuda basınç yükseldiği zaman genellikle batıda düştüğünün farkına vardı.
İklim değişikliği
Dünya’yı etkisi altına alan Corona salgını kadar etkili hatta daha fazla ölümlere sebebiyet verebilecek olan iklim değişikliği her an bizimle. Şuan ki kısıtlamalarda bile atmosferdeki kirli havanın temizlenememesi geleceğimiz için korku uyandırıyor. Sanayilerin bilinçsiz atık bertarafı, insanların bahçesini yanlış sulaması, yanlış gübre kullanımı bile bizim nefes alabilme ihtimalimize etki ediyor. Ne kadar basit ve bir şey olmaz gibi gelse de bunlar sürece ve topluluğa yayıldığında çok büyük sonuçlar doğuruyor. Sosyal hayata doğaya bu kadar aç olduğumuz vakti düşünelim, doğa orada olmasına rağmen şuan yasaklardan ötürü ulaşamıyoruz fakat iklim değişikliğine, çevre kirliliğine dikkat etmediğimiz sürece yasak olmasa da doğaya ulaşamayacağız. Neden mi? Çünkü doğa orada olmayacak…
Yaşam alanımıza sahip çıkmazsak kuraklık, kıtlık, kirli hava gibi bir çok yaşamamızı engelleyecek faktörleri tetiklemiş oluruz.
İklim değişikliği ile El Nino ilişkisi ?
Yeni bir araştırmaya göre, Hint Okyanusu’nda binlerce yıldır faal olmayan El Nino, iklim değişikliği yüzünden aktif hale gelebilir.
Hint Okyanusu yüzeyindeki ufak sıcaklık değişimlerinin günümüzde Pasifik Okyanusu’nda yaşanan türden bir El Nino tarzı hava modeline dönüşebileceğini ortaya koydu.
Ulusal Okyanus Hizmeti, El Nino olayını Ekvator boyunca uzanan ve Pasifik Okyanusu’nun merkez ve doğu bölgelerinde bulunan periyodik sıcak sulara bağlı okyanus-atmosfer arası bir iklim etkileşimi olarak tanımlıyor.
Bu olay genellikle üç ila yedi yılda bir görülüyor ve etkileri iki yıl kadar hissedilebiliyor.
El Nino dünya genelindeki hava modellerini radikal biçimde etkileyebiliyor ve bölgeye göre taşkınlara veya kuraklığa sebep oluyor.
2016 yılında sonlanan El Nino olayı, Büyük Bariyer Resifi’nde bulunan mercanların tahribatına yol açmış ve Afrika, Güney Amerika, Pasifik ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde kuraklığa sebep olmuştu.
Aynı zamanda Endonezya ve Kanada’daki orman yangınlarıyla da ilişkilendirilmişti.
Hint Okyanusu’nda en son gözlemlenen El Niño deneyimi, 20 bin sene önceki Buzul Çağ dönemine ait.
Teksas Üniversitesi iklim bilimi profesörü ve araştırma yazarlarından Pedro DiNezio, “Olayın yeniden yaşanması büyük ölçüde küresel ısınma miktarına yani seragazı emisyonlarının ne ölçüde azaltıldığına bağlı olacak. Atmosfere daha fazla karbondioksit salımı yaptıkça, bu tarz aşırı olayların riskini arttırdığımızdan eminiz. En fazla etkilenecek savunmasız yerler ise tropikal bölgeler” dedi.
Günümüzdeki koşullara en fazla benzerlik gösteren modelleri seçen ekip, artan küresel ısınmanın Hint Okyanusu’ndaki şartları ne şekilde değiştireceğini araştırdı.
Modellere göre, küresel ısınma Hint Okyanusu’ndaki hava olaylarını sabit tutmaya yarayan ve batıdan doğuya doğru esen rüzgarları tersine çevirebilir.
Eğer Hint Okyanusu’nda El Niño modelleri görünmeye başlarsa, halihazırda iklim değişikliğinin aşırı etkilerinden fazlasıyla etkilenen Afrika, Asya ve Güneydoğu Asya bölgelerinde fırtına, sel ve kuraklık olaylarında artışa sebep olabilir.
Referanslar
1.https://www.hurriyet.com.tr/
2.https://www.independent.co.uk/
3.https://www.resizenow.com/
4.https://www.iklimhaber.org
5.https://csb.gov.tr/

