Ülkemiz; mart ayından bu yana giderek yayılan özellikle Marmara Denizi’nin üstünü beyaz bir tabaka olarak kaplayan, balıkçılık faaliyetlerini durduran ve halkta tedirginliğe neden olan müsilaj sorunuyla mücadele etmektedir. Bu yazımda deniz canlılarına zarar veren ve deniz salyası olarak da adlandırılan müsilajın ne olduğu ve bu sorunla mücadelede nasıl bir yol izlendiği hakkındaki sorulara yanıt vereceğim.
Müsilaj(Deniz Salyası)Nedir?
Müsilaj, hemen hemen tüm bitkiler ve bazı mikroorganizmalar tarafından üretilen kalın, yapışkan bir maddedir. Müsilaj, biyolojik ve kimyasal birçok koşulun bir araya gelmesiyle oluşur. Bu yapının oluşabilmesi için suyun çok sıcak ve durgun olması gerekir. Bu nedenle mevsimsel düzensizliklerin de müsilaj oluşumunda etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu mikroorganizmalardan biri, müsilajı hareketleri için kullanan protistlerdir. Hareketlerinin yönü her zaman müsilaj salgısının tersidir. Polar bir glikoprotein ve bir ekzopolisakkarittir. Bitkilerdeki müsilaj, su ve gıdanın depolanmasında, tohum çimlenmesinde ve zar kalınlaşmasında rol oynar. Kaktüsler (ve diğer sukulentler) ve keten tohumları, özellikle zengin müsilaj kaynaklarıdır.
Denizlerimizde görülmeye başlanan müsliaj mevsim normallerinden yüksek olan sularda oluşur. Bu yapının oluşabilmesi için suyun çok sıcak ve durgun olması gerekir. Fitoplankton dediğimiz bitkisel canlıların aşırı çoğalması ve buna bağlı olarak bakteriyel aktivitelerin artmasıyla oluşur.
Ekolojik Yıkımla Mücadelede ”İZAYDAŞ”
Marmara Denizi’nde görülen çevresel soruna Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen yetkiyle İZAYDAŞ özellikle Marmara Körfezi’nde hizmet vermektedir. Tam adı İzmit Atık ve Artıkları Arıtma, Yakma ve Değerlendirme A.Ş. olan İZAYDAŞ; 1996 yılında kurulan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir şirkettir. İZAYDAŞ ; genel anlamda atık yönetimi ile ilgilenmekte, evsel ve endüstriyel atıkların çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden Çevre Mevzuatı’na uygun olarak bertaraf edilmesi konusunda hizmet vermektedir. Bu yönüyle Türkiye’deki ilk tesistir. Şirket yaklaşık 800 dönümlük bir alan üzerinde kurulmuştur. Bu alan içinde fabrika olarak da bilinen Klinik ve Tehlikeli Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi, düzenli depolama alanları, çöplerden çıkan gazdan elektrik üreten çöp gazı (LFG) tesisi, hastane atıklarını tehlikesiz hale getiren Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi, bitkisel ve hayvansal atıklardan hem gübre hem de elektrik üreten Biyogaz Tesisi, Çevre Laboratuvarı, Ara Depolama Tesisi, Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi ile idari binalar yer almaktadır. Bunun dışında şehrin farklı noktalarında çeşitli tesisler bulunmaktadır.
Deniz Hizmetlerinde Yenilikçi Çalışmalar
İZAYDAŞ’ın deniz hizmetleri kapsamında deniz yüzeyi temizleme tekneleri kalıcı ortamlar ve kıyı tesisleri vasıtasıyla kirlenen deniz yüzeyini temizlenmesine yönelik çalışmalar yapmak amacıyla faaliyet göstermektedir. Gündemde olan müsilaj sorununa karşı da deniz yüzeyi temizleme tekneleri Marmara Denizi’nin körfez kısmında yapılan uygulamalarda büyük başarı elde etmiştir. Yumuşak olan ölü müsilaj sertleştikten sonra bariyerle sıkıştırılan alanda deniz yüzeyi temizleme teknelerinde bulunan bant vasıtasıyla toplanır. Müsilaj bigbag adı verilen büyük haznelere aktarılır.
Müsilaj dolu hazne daha sonra karada bulunan sızdırmaz IBC tanklara aktarılır. Bu tanklar araçlara yüklenerek İZAYDAŞ’ın düzenli depolama alanlarına gönderilir.
Toplanan müsilajın beklemesi durumunda ortaya çıkan kötü kokudan ötürü müsilajın üstü örtü toprağı ile kapatılır. Atık müsilajdan biyogaz enerji üretimi veya gübre olarak kullanılabilmesi adına yapılan çalışmalar yapılmıştır. Çalışmalar sonucunda elde edilen ilk analizler bunun pek verimli olmayacağı yönünde olmuştur.
Müsilajla kaplı olan belli bir bölge deniz bariyeriyle kapatılarak kokteyl bakteri ile deniz yüzeyinde dozajlama çalışması yapılmıştır. Dört gün süren bir çalışma sonucunda bakteri kokteylinin müsilajın ölü kısmını besin olarak tüketerek yok ettiği görülmüştür. Bu bağlamda genel anlamda yaklaşık 300 ton müsilaj deniz yüzeyinden temizlenerek evsel atık depolama alanına bertaraf edilmiştir.
Özellikle bahar aylarıyla birlikte havaların ısınması denizlerdeki mikroorganizmaların kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden olur. Zararlı alg patlaması olarak ifade edilen bu olay sudaki oksijen seviyesini azaltarak, içinde yaşayan canlıların da ölümüne neden olur. Deniz salyası; çoğunluğunu bitki planktonlarından oluşan mikroorganizmaların aşırı çoğalarak yapışkan, salyamsı bir madde salgılaması sonucu oluşur. Bu mikroorgannizmalar stres altında daha fazla yapışkan madde salgılar. Başka atık ve maddelerle birleşerek yayılır ve giderek deniz yüzeyini kaplar. Bu durumda müsilaj sorunu sanıldığının aksine deniz yüzeyinde değil deniz dibinde ilk olarak ortaya çıkar. Bunun doğrultusunda İZAYDAŞ ekibi tarafından deniz dibinde belli noktalara bakteri kokteyli barındıran yoğunlu suyun yoğunluğundan büyük çamur topları bırakılmıştır. Deniz dibindeki biyolojik yaşamın etkilenmemesinin büyük önem taşıdığı bu çalışmada İZAYDAŞ tarafından raporlanıp ilgili makamlara sunulmuştur.
Atık ve Çevre Bilincinin Oluşturulması ”İZAYCAN PROJESİ”
İZAYDAŞ tarafından edinilen ilke “Temiz Çevre, Sağlıklı Toplum”dur. Bu slogan gereği olarak anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri tesislerde misafir edilmektedir. Atık yönetimi ve şirket çalışmaları hakkında kendilerine bilgi verilmektedir. Küçük yaştaki çocuk ve öğrencilerin atık yönetimi konusunda bilinçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla İZAYCAN adlı maskot oluşturulmuştur. İZAYCAN’ın çevreyle ilgili yaşadığı sorunları ve önerileri hikaye haline getirilmiştir. Bu hiyakeler ve öneriler basılarak okullara dağıtılmıştır. Ayrıca çeşitli kurumlarda çevre eğitimleri verilmektedir.

-
KAYNAK
- www.izaydas.com.tr

