1800’lü yılların ortalarında plastik kullanılmaya başlandı ve o günden bu yana doğaya zarar vermekte fakat biz bu zararı yeni yeni ciddiye almaya başladık. Türkiye dahil tüm Dünya plastik ve türevlerini aşırı oranlarda tüketiyor. Bu aşırı tüketimin azalması için bir bilinç oluşmaya başlasa da yetersiz kalmakta. Durumun ciddiyetini algılamak için Greenpeace Örgüt’ü bir araştırma yaparak olayı matematiksel sonuçlara döktü.
Greenpeace Raporu:
243 adet balık, 32 adet karides ve 317 adet midye dolma analizinden incelenen balıkların yüzde 44’ünün midesinde mikroplastik bulundu. Balıkların midesinden çıkan mikroplastiklerin çoğu tek kullanımlık plastiklerden oluşuyor.
Bulgular:
- İncelenen tüm türler göz önüne alındığında kefal türünün yüzde 64,8’inde, barbunun yüzde 63’ünde, mırmırın yüzde 34,3’ünde, tekirin yüzde 32,8’inde, istavritin yüzde 26,7’sinde mikroplastik bulundu. Bu demek oluyor ki genel olarak tüm balıkların yüzde 44,3’ünde mikroplastik var. Yani yaklaşık olarak her iki balıktan biri mikroplastik içeriyor.
- Balık başına düşen mikroplastik adetleri ise kefalde 2,5, barbunda 1,1, mırmırda 0,6, tekirde ve istavritte 0,4. Buna göre 5 farklı ticari balık türünde ortalama olarak balık başına düşen mikroplastik adedi 1,08.
- Bölgesel bazda balık başına düşen mikroplastik Ege Denizi’nde (İzmir) 1,7 Marmara Denizi’nde (İstanbul) 0,85 ve Akdeniz’de (Adana) 0,74 adet.
- Kırmızı karides örneklerinin yüzde 18,8’inde mikroplastik bulundu. Yapılan incelemede, her 10 karidesten ikisinde 0,28 adet mikroplastik olduğu tespit edildi.
- 5 farklı noktadan örneklenen midye dolmaların yüzde 91,2’sinde mikroplastik bulundu. Ortalama olarak midye başına 0,63 adet mikroplastik tespit edildi. Porsiyon bazında değerlendirildiğinde 100 gramlık bir midye tüketiminde 5,76 adet, 250 gramlık midye tüketiminde ise 14,41 adet mikroplastik tüketilme riski olduğu tahmin ediliyor.
- Balıklardaki, karidesteki ve midye dolmalardaki mikroplastiklerin 13 farklı polimer tipinde olduğu tespit edildi. En fazla bulunan polimer tipleri ise tek kullanımlık plastiklerin üretiminde kullanılanlar olduğu tespit edildi.
Plastikleri sadece poşet, ambalaj olarak nitelendirmiyoruz. İnsanların denize attığı çöpler değil sadece. Fabrikaların atıklarını uygun şartlarda deşarj etmemeleri su ekosistemini de çok fazla etkilemekte. Su ekosisteminin etkilenmesi dolayısıyla hava ve toprağı da etkiliyor. Burada insanların bilinçli davranıp geleceğini yok eden etkenleri gözetir olması gerekmekte. Çevre kirliliği her geçen gün artmakta bu da aslında kaliteli Dünya ömrünü kısaltmakta. Bu durum artık çok ciddi safhalarda ulaştı.
Her şey insanlığın bilinçli ve sürdürülebilir bir yaşam sürmesine bağlı.
Referanslar:
1./www.greenpeace.org/
2.www.ilkkimbuldu.com/
3.www.adnanguney.com/
4.www.istockphoto.com/
5.ozgurdenizli.com/
6.www.shutterstock.com/tr

