Yazar: Ebru ŞEN

Ülkeme, milletime faydalı ve bilinçli bir mühendis olarak hizmet etme amacıyla devamlı gelişen ve gelişmek için çaba gösteren nesillerden olmak dileğiyle...

Global Energy Monitor’ün raporuna göre, dünya genelinde planlanan kömür madenlerinden metan emisyonlarının iklim etkisi, ABD’deki bütün kömür santrallerinden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarına rakip. 432 kömür madenini araştıran Global Energy Monitor raporu, her bir maden için metan emisyon tahminlerini modelleyerek analiz etti. Önlem alınmazsa; planlanan bu madenlerden kaynaklı emisyonları, mevcut metan emisyonlarına göre yıllık %30 artışla, 13,5 milyon ton haline gelecek. Metan, daha kısa atmosferik ömre sahip ancak çok daha güçlü etki ve ısınma potansiyeli ile karbondioksitten sonra küresel ısınmaya en büyük etki sağlayan ikinci gazdır. Madencilik sırasında, kırık kömür damarları ve çevreleyen katmanlar atmosfere metan yayıyor. Araştırmanın analistleri; madendeki metanın iklim…

Devamını Oku

Kyoto Protokolü’nün 2020 yılında sona erecek olmasından dolayı, 2015 yılında Paris’te olan 21. Taraflar Konferansı’nda 2020’den sonra geçerli olacak Paris Anlaşması kabul edildi. Anlaşma, 5 Ekim 2016 itibariyle, küresel sera gazı emisyonlarının %55’ini oluşturuyor. En az 55 tarafın anlaşmayı onaylaması koşulunun karşılanması sonucunda 4 Kasım 2016 itibariyle yürürlüğe girdi. Ülkemiz ise Paris Anlaşması’nı Nisan 2016 tarihinde, New York’ta 175 ülke temsilcisiyle birlikte imzaladı fakat henüz taraf olmadı. Anlaşma, sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğun ortadan kaldırılması bağlamında BMİDÇS’nin uygulamasını geliştirmeyi hedefliyor. Anlaşmanın uzun dönemli hedefi, küresel ortalama sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2°C altında tutmak. İlave olarak ise bu artışın 1,5°C’nin altında…

Devamını Oku

Asbest Nedir? Asbest, lifli yapıda kanserojen bir mineral olup silisyumun sodyum, demir, magnezyum ve kalsiyumla oluşturduğu ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere çok dayanıklı, lifsel mineral yapısında hidrate silikatlardır. Silikat ise silika jellerin ham maddesidir. Deterjan yapımında cam için çimento yapısı oluşturmada, seramik ve çömlek yapımında gibi bir çok alanda sık sık kullanılmaktadır.  Halk arasında asbeste; ak toprak, çorak toprak, gök toprak, ceren toprağı da diyoruz.  19. yy sonlarına doğru ısıyı ve elektriği izole etmesi, sürtünmeye ve asit gibi maddelere dayanıklı olması nedeniyle sihirli mineral olarak bilmeye başladık. Fakat 21. yy dan sonra insan sağlığına ciddi zararlar veren kanserojen bir madde…

Devamını Oku

Halk arasında  ağızda dolaşan şeylerin bazen doğruluk payı yüksek oluyor. Kapı kolu, metal herhangi bir şeye hatta canlıya dokunurken bile müthiş statik elektrik çarpmaları olabiliyor.  Statik Elektrik Nedir? Statik elektrik farklı tiplerdeki malzemelerin birbirlerini etkilemeleri sonucunda malzeme yüzeyinde oluşan elektriksel dengesizlik olarak tanımlanmaktadır. İlk olarak yaklaşık 2000 yıl kadar önce Yunanlı bilgin Thales tarafından gözlemlenmiştir. Thales kehribarın kumaş parçasına sürtülmesi sonunda kıvılcımlar çıktığını görmüş ve bu şekilde elektriğin tarihi başlamıştır. Statik şok dediğimiz olay kuru havada daha fazla etkisini gösteriyor. Elektrik yükünün birikmesi sonucu statik elektrik oluşuyor. Zıt kutuplar birbirini çeker mantığı burada da geçerlidir. Farklı maddeler daha fazla statik…

Devamını Oku

Su ayak izi tatlı su tüketiminin bir göstergesidir. Sadece üretici ve tüketici olarak kullanılan suyu değil dolaylı yoldan tükettiğimiz su kullanımının toplamıdır. Su ayak izinin üç bileşeni var. Yeşil ve mavi su tüketimini, gri su ise su üzerindeki kirliliği anlatıyor.  Ülkemizde içme ve kullanma maksatıyla günlük kişi başına 216 lt su düşüyor. Mal ve hizmetler aracılığıyla tüketilen su miktarı ise kişi başı günlük 5.416 lt’dir.   Mal ve hizmetler aracılığıyla tüketilen su miktarı, derken bir malın tüketiciye gelene kadar geçirdiği tüm işlemlerde kullanılan su miktarıdır.  Örneğin bir kazağın daha hammadde halinde tarladaki pamuk bitkisinden başlar; pamuğun sulanması, pamuğun iplik, ipliğin kumaş…

Devamını Oku

Tüm insanlığın sorunu şu sıralar iklim şartlarının küresel ısınmaya işaret etmesidir. Su kaynaklarının azalması, yağış olmaması her anlamda bizi olumsuz etkileyecek. İnsanoğlu bir şeyin yokluğunu görmeden varlığının kıymetini bilmez. Yıllardır bilim insanlarının, çevrecilerin söylediği şeyler dikkate alınmadı. Suyun bilinçli kullanılması gerektiğini, hava kalitesini bozacak sanayileşmede filtreleme sisteminin önemini, toprağa verilen zararın bir an önce önlenmesi gerektiğini… Ama insanlar daha fazla kazanmaya odaklandığı için doğaya verilen zararı görmek istemediler. Doğa şu an bizim ondan aldığımızı bizden geri alıyor. ‘Yaşamı’… Sucul canlıların türleri azalmaya hızla devam ediyor çünkü yaşayacak ortamları kalmadı. Oksijen ihtiyacımızı karşıladığımız kaynaklar günden güne azalıyor.  Ülkenin 7 bölgesinde olağanüstü…

Devamını Oku

Sürdürülemeyen ve ham madde kullanımı doğru olmayan enerji kazanımı sanayinin doğuşundan beri insana zarar vermektedir. Sürdürülebilir enerji anlayışında kesinlikle fosil yakıtlar ve petrol vb. gibi türevleri bulunmamaktadır. Petrol türevi olan plastik dünyaca büyük bir sorun teşkil etmektedir. Geri dönüşüm maliyeti  ve doğada çözünme süresi fazla olduğu için buna karşı bir çözüm üretmek gerekmektedir.  Sınırlı kaynaklar, siyasi faktörlere bağlı bile değişkenlik gösterebilir. Örneğin, 15 Ekim 1973’te, ilk İsrail-Arap savaşı sırasında, Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği (OAPEC) tarafından ABD’ye uygulanan petrol ambargosu, Petrol Krizi  başlamasına neden oldu. Sanayileşmiş ülkeler petrolün en önemli tüketicisi olduğu için, bu ciddi kriz ilk kez ‘sürdürülebilir enerji’…

Devamını Oku

Dünyada oluşan enerji ihtiyacına karşı bilim insanları yüzyıllardır bir arayış içerisindeler. Bilinçsiz kaynak tüketimiyle de bu çalışmalar ivme kazanmıştır. Hayatın getirdiği kullanım koşulları ülkeden ülkeye farklılık gösterse de insanoğlunun yaşamını sürdürülebilmesi için bir tüketim gerçekleştirmesi gerekmektedir. İşte bu noktaya farklı açıdan bakarsak bizden sonra yaşayacak insanların da enerji kaynaklarına ihtiyaç vardır. O yüzden biz şu an ne kadar sürdürülebilir bir hayat sürersek ileride ki hayatlarda o kadar kaliteli standartlarda yaşamlarına devam edebilir ya da yaşayabilirler… Neden hastalıklar bu kadar arttı ? Neden bu kadar hava değişimleri mevcut ? Biyoçeşitlilik neden azaldı? Doğaya biz ne verirsek dönüş olarak onu alıyoruz bunu…

Devamını Oku

Dünyada oluşan enerji ihtiyacına karşı bilim insanları yüzyıllardır bir arayış içerisindeler. Bilinçsiz kaynak tüketimiyle de bu çalışmalar ivme kazanmıştır. Hayatın getirdiği kullanım koşulları ülkeden ülkeye farklılık gösterse de insanoğlunun yaşamını sürdürülebilmesi için bir tüketim gerçekleştirmesi gerekmektedir. İşte bu noktaya farklı açıdan bakarsak bizden sonra yaşayacak insanların da enerji kaynaklarına ihtiyaç vardır. O yüzden biz şu an ne kadar sürdürülebilir bir hayat sürersek ileride ki hayatlarda o kadar kaliteli standartlarda yaşamlarına devam edebilir ya da yaşayabilirler… Neden hastalıklar bu kadar arttı ? Neden bu kadar hava değişimleri mevcut ? Biyoçeşitlilik neden azaldı? Doğaya biz ne verirsek dönüş olarak onu alıyoruz bunu…

Devamını Oku

Sürdürülebilir yaşam oluşturma çabası tüm dünyanın ortak noktası haline geldi. Devamlı tükenen kaynakların yerine koyulamayacağını anlamamız uzun zaman aldı. Sanayi ile tükettiğimiz kaynakları şimdi sanayi ile geri getirmeye çalışıyoruz.  Geri dönüşüm yapabilmek için de teknolojiye ihtiyaç var. Sanayi olmasa geri dönüşüm de yapabilmek mümkün değil. Birbirinin zinciri olan bu düzeni bu saatten sonra iyi değerlendirerek geleceğimizin kaderini değiştirebiliriz. Plastik, kağıt, cam yaygın bilinen geri dönüşümü olan maddelerdir. Fakat bir çok maddenin geri dönüşümü mevcuttur. İnsanlar bunun varlığından çok haberdar değildir. Tekstil geri dönüşümü çok dikkat çeken bir gündem şu aralar. Hem ülke ekonomisine hem de doğaya faydalı olacak bir girişimdir. …

Devamını Oku