Yazar: Ebru ŞEN
Ülkeme, milletime faydalı ve bilinçli bir mühendis olarak hizmet etme amacıyla devamlı gelişen ve gelişmek için çaba gösteren nesillerden olmak dileğiyle...
‘Kitap okumanın faydası nedir?’ diyenlere… Bir defasında hocama dedim ki:’Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiç bir şey kalmadı.’ Bana bir hurma uzattı ve dedi ki ‘Bunu ağzında çiğneyip ye’ Yedikten sonra sordu:’Şimdi sen büyüdün mü?’ ‘Hayır’ dedim. Dedi ki:’Büyümedim ama o hurma vücuduna dağıldı;et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, hücre oldu, tırnak oldu…’ Kitapların bir kısmı dağarcığını zenginleştiriyor. Bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı…
İçtiğiniz suyun kalitesini, soluduğunuz havanın kirli olup olmadığını, canlılığınızı devam ettirebilmeniz için tükettiğiniz besinlerin yetiştiği toprağın ne kadar sağlıklı olduğunu hiç sorguladınız mı, düşündünüz mü? Düşünmediyseniz bir an önce bunu yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü dünyamız elden gidiyor ve bir süre sonra bunun geri dönüşü olmayacak. Diyeceksiniz ki Çevre Mühendisliği ile ne alakası var ? İşte bu noktada asıl çevre mühendisliğinin işinin bu olduğunu açıklayacağım. Çevre Mühendisi Ne İş Yapar? Hava, su, toprak gibi doğal kaynakların en iyi şekilde kullanılması, bunların kirlenmesine neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması, kirlenmenin yol açtığı estetik ve ekonomik kayıpların önlenerek insan sağlığına ve rahatına uygun…
Plastikler hayatımızın bir çok yerinde kolaylık sağlayan maddelerdir. Hem maliyeti düşük hemde taşıması kolaydır. Fakat kullanıldıktan sonra bilinçli bertarafı yapılmazsa ya da geri dönüştürülmezse doğada uzun süre kalıyor ve parçalandığında da başka bir sorun olan mikroplastiklere dönüşüyor. 5 milimetreden küçük olan mikroplastikler ya kasıtlı oluşturuluyor ya da daha büyük plastik parçaların aşınması ve yıpranması ile ortaya çıkar. Çevreye deşarjı olduktan sonra, tüm deniz canlılarının vücudunda birikebiliyor ve besin zinciri ile insanlara kadar ulaşabiliyor. Mikroplastikler ortaya çıkış kaynağına göre birincil ve ikincil olarak sınıflandırılıyor. Çevreye plastik olarak salınırsa birincil, çevrede mikroplastik büyüklüğünde parçalandılarsa ikincil olarak adlandırılıyor. Mikroplastiklerin Kaynağı? Mikroplastiklerin karasal ortama…
Isıl piller, yüksek güç yoğunluğu gerektiren askeri uygulamalar başta olmak üzere, güdüm kitlerinde, tapalarda, füze ve roketlerde, akustik aldatıcı/yanıltıcı sistemlerde, torpidolarda, topçu mühimmatında, uçak acil durum koltuk fırlatma sistemlerinde ve uzay araçlarında kullanılan tek kullanımlık enerji kaynaklarıdır. Isıl pillerin ilk örnekleri II. Dünya Savaşı sırasında Alman bilim insanları tarafından geliştirilerek V2 roketlerinde kullanıldı. Isıl piller, yapılarındaki ateşleyicinin ateşlenmesi sonucu, pil iç sıcaklığının yüksek değerlere ulaşması ve anot ile katot malzemeleri arasında katı halde bulunan elektorilitin eriyik hale gelerek iyonik iletkenlik kazanması ilkesine göre çalışır. Maliyeti yüksek olan güdümlü mühimmatın elektronik ve mekanik sistemlerinin tüm enerji ihtiyaçlarını karşılayan ısıl piller, mühimmatın alt…
Hızlı nüfus artışı ve sanayileşme sonucunda oluşan atık sular tabiatın özümleyebileceği miktarı aşmış ve alıcı ortamları kirlenme tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır. Doğadaki ekolojik dengeyi olumsuz yönde etkiyebilecek ve diğer faydalı kullanımlarını engelleyecek bu durumun önüne geçebilmek için atık suları uzaklaştırmadan önce arıtma zorunluluğu doğmuştur. Atık suların nitelikleri kaynaklarına bağlı olarak önemli farklılıklar gösterir ve bu farklılıklara göre arıtma yöntemleri de değişir. Atık suların genellikle %99’undan daha yüksek bir kısmı su ve yalnız geri kalan kısmı kirletici maddelerden oluşmaktadır. Kirleticiler suyun içinde çözünmüş halde bulunabilecekleri gibi, katı madde olarak askıda da bulunabilirler. Bu maddelerin özelliklerine göre uzaklaştırmaları için kullanılabilecek arıtma…
Günümüzde Dünya, enerjisinin neredeyse %80’i fosil yakıtlar tarafından sağlanmaktadır. Fosil yakıtlar, Dünya çapında 10 TW üzerinde enerji hizmeti sağlamaktadır. Bunun; %43’ü petrol, %40’ı kömür, %17’si doğalgazdır. Fosil yakıtların Dünya üzerine oluşturduğu 3 risk söz konusudur: 1.Risk:Fosil yakıtların tükenmesi 2.Risk:Ülkeler arası enerji savaşı 3.Risk:Karbondioksit salınımı sonucunda değişen küresel iklim şartları Dünya’da kömür rezervi petrol rezervinden daha fazladır fakat kömür petrolden daha fazla karbon salınımına neden olur(yaklaşık 2 katı). Karbondioksit salınımı bu şekilde artmaya devam ederse; Sıcaklıklar 38 derece artabilir, hastalık iletimi artabilir ve aşırı hava olayları olabilir. Dünya’yı tehdit eden bu fosil yakıtların etkisinden kurtulmak için yeni arayışlara girilmektedir. Karbondioksit salınımlarını azaltacak potansiyelin…