Mühendislik kavramı ne kadar eski olsa da gelişen teknoloji ve iletişim altyapısı sayesinde mühendislerimizin değişimi özellikle son yüzyılda epey hızlı olmuştur.
Tabi burada değişimden kasıt nedir diye sorarsanız mühendislerin bilgiye ulaşma şekli, risk anlayışı, iş ahlakı, vb. hususları bu değişim içerisinde görmemiz mümkün diyebilirim.
1930-1940 yılları arasında doğan mühendisler, hayata gözlerini açtıklarında karşılaştıkları savaşlar, kıtlık, ekonomik ve siyasi krizler nedeniyle geleneklere bağlı, yaşadıkları tecrübelerden dolayı risk almayı sevmeyen ve iş ahlakı yüksek bir profil oluşturmaktadır. Çalıştığınız yerde veya etrafınızda böyle biri var mı?
1940-1950 yılları arasında dünyaya gelen mühendisler, II. Dünya Savaşının bitmesi ile geleceğe dair daha umutlu olarak ve küllerinden doğan bir dünyaya gözlerini açarak hayata başlamışlardır. Bu yıkım sonrası dönemde dünyaya gelen mühendislerin ortak özelliği ise istisnalar dışında teknolojiden uzak bir nesil olmalarıdır. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde evlerinde ve iş yerlerinde hayatlarını kolaylaştıran cihazların olmaması, onlara kendi işlerini kendilerinin yapması alışkanlığını kazandırmıştır. Bu mühendislerin büyüdüğü yılların etkisi ile mecbur oldukları şartlar onlarda sadakat ve kanaat etme duygusu geliştirmiştir. Yani bu mühendisler çalışmak için yaşarlar.
Tabi sıra son dönemde sıklıkla duyduğunuz kuşaklardan “X Kuşağı”na geldi. 1960-1970 yılları arasında dünyaya gelen otoriteye saygılı ve aidiyet duygusu yüksek olan bu mühendisler; disiplinli, işlerinde sabırlı ve çalıştıklarında yükselebileceklerine inançlıdırlar. Bu nedenlerden dolayı işleri, hayatlarının tamamını kapsar. Aynı anda birden fazla iş ile meşgul olamazlar ve işleri dışında hayatlarında hiçbir uğraşları yoktur. Olanlar ise dostlar alışverişte görsün mantığı ile hareket ederler. Teknoloji ile olan ilişkileri, birçok teknolojik gelişmeye bizzat şahitlik etmeleri nedeniyle, gençler kadar olmasa da iyidir diyebiliriz.

1980-1990 yılları arasında dünyaya gelen ve “Y Kuşağı” olarak tanınan mühendisler; bireysel özgürlüklerine düşkün, güzel yaşamak için çalışan ama bunu yaparken de mal mülk edinmek için değil de sadece kendine yetecek kadar çalışan biraz tez canlı mühendislerdir. Bu nedenle hemen yönetici olmak veya bir an önce kendi işini kurmak için çok sık iş değiştirmek isterler. X kuşağından en büyük farkı ise sağlamcı ve garantici olmak yerine riski sevmeleridir. Otoritenin dayatmalarına ve kurallara karşı sürekli sorgulamak ve kendilerinden yapılmasını istenen işin saçma olup olmadığı konusunda ikna olma isteği onun için önemli konuların başında gelir. X kuşağından farklı olarak sevmediği kişiye saygı duymazlar. Ve her şeyden önemlisi aynı anda birçok işi zamanı çok iyi kullanarak yapabilmeleridir.
Son olarak 2000 yılından sonra dünyaya gelen ve şu an mühendis adayı olan arkadaşlarımızı anlatmak gerekirse; onlar şimdiye kadar dünyaya gelen bütün mühendislerden farklı olarak internet teknolojisi ile gözlerini dünyaya açtılar. Fiziksel oyuncaklardan ziyade sanal oyuncaklardan veya oyunlardan hoşlanıyorlar. Sosyalleşme ihtiyaçlarını internet üzerinde gideriyorlar. Bu ise onlara aynı anda birçok işi yapma imkanı ve yeteneği sağlıyor. Nasıl mı derseniz?
Etrafınıza baktığınızda televizyon izlerken twitter’dan mesaj atan veya başka yere bakarken sizi dinleyen birçok genç ve çocuk göreceksiniz. Tabi birçoğumuz bunu saygısızlık olarak algılıyoruz ama bu “Z Kuşağı” için normal bir davranış ve gerçekten sizi dinledikleri konusunda da hiçbir şüpheniz olmasın. Sadece tüketim toplumu içerisinde dünyaya geldiklerinden çok çabuk tüketen ve buna bağlı olarak çabuk sıkılan bir nesil olarak yaşamda yerlerini bulmaya çalışıyorlar. Geleneksel yöntemlerle onları eğitmek ve ne bildiklerini ölçmek gerçekten zor. Bunun nedeni ise öğrendikleri birçok şeyi internet üzerinden öğrendikleri için neyi bildiklerini veya bilmediklerini anlamak daha doğrusu ölçmek oldukça zor. O yüzden onlarla ilişkilerinizde verim sağlamak ve başarı yakalamak istiyorsanız geleneksel kurallardan ziyade onların kuralları ile oyunu yeniden tanımlamak daha faydalı olacaktır.

Son olarak henüz dünyaya gelmemiş ama bilim insanlarının “Alfa Kuşağı” olarak adlandırdığı 2020’den sonra doğacak bir nesil var. Bu mühendis adayları ise daha rahatına düşkün, daha sabırsız ve aceleci olarak tanımlanıyor.
Yukarıda anlattıklarımı özetleyecek olursak; zamanla mühendislik kavramı teknolojinin gelişmesi ile kendisini çok hızlı bir maratonun içerisinde bulmuş ve bununla eş güdümlü olarak çok iyi seviyelere gelmiştir. Burada en önemli etken olan ve adına mühendis dediğimiz insan faktörü geleneksel eğitim ve otoriteye koşulsuz bağlılık çerçevesinden giderek uzaklaşmış ve internet çağı ile birlikte sonsuz bilgiye sınırsız erişim sayesinde bireyselleşerek daha özgür ve bağımsız bir hal almıştır. Burada ifade edilen bağımsızlık kavramı, bireyselleşme veya yalnızlaşmayı ifade etmemekte, fikirlere veya kendisine verilen işlere karşı sorgulayıcı ve inanmadığı işi yapmama isteği şeklinde tasvir edilmektedir.
Tabi burada şunu da belirtmek de fayda var. Yukarıda bahsettiğim hususlar, bütün mühendisler böyledir veya bu davranışları sergiler kanısı yaratmamalıdır. İnsanın yaşayan ve yaşadıklarından sürekli öğrenen bir yapısı olduğu dikkate alındığında her insanın farklı bir gelişme ve bu gelişime bağlı olarak davranış sergileme yetisi vardır. Bu da bize her mühendisin kendisine has özellikleri olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Burada amaçlanan mühendislerin doğup büyüdüğü zaman ve çevreye bağlı olarak kendilerinde görülen bazı temel özellikleri siz okuyucularla paylaşmaktır.
Yazıma son verirken Türkiye’deki denizcilik kültürüne ve siz değerli okuyucuların bilgi denizine bir damla katkı sağlamak maksadıyla yazdığım bütün yazıların sonunda sizinle bir denizcilik terimi paylaşmak ve bu sayede yeni bir dil öğrenmenizin yolunu açmak isterim.
FIRDÖNDÜ : Zincirin gamının alınması için aralara konan bir eksene bağlı olarak dönen iki yarim bakladan oluşan kilit.