Dünyada enerji üretimi ve tüketimi gün geçtikçe önem kazanmakta. Ülkeler, enerjide dışa bağımlı olmak yerine yerli ve milli yenilenebilir enerji kaynakları oluşturmaya çalışıyor. Bu yazımda enerji üretimi ve baraj adına ülkemizde atılmış olan yerli ve milli bir adımdan bahsedeceğim.
İlk önce baraj ve hidroelektrik santrallerinin nasıl çalıştığını göz atalım.
Baraj
Baraj; oluşturduğu setin arkasında su biriktiren, biriken suyun enerji üretimi, içme suyu, tarım alanlarını sulama gibi birçok alanda kullanılması amaçlayan bir tesistir. İnsanların su ihtiyacını karşılamakla birlikte enerji üretimi için ülkelere ucuz ve doğal bir yol sunar.
Hidroelektrik Santralleri
HES, elektrik üretmek için suyun akış enerjisini kullanır. Akan suyun üzerine beton bloklarla setler çekilerek biriktirilen su, ciddi boyutlarda potansiyel enerjiye sahiptir. Bu potansiyel enerji önce türbinler vasıtasıyla kinetik enerjiye, daha sonra da türbin çarkına bağlı jeneratör motorun dönmesi ile elektrik enerjisine çevrilir.
Yusufeli Barajı ve HES Projesi
26 Şubat 2013’te Türkiye’nin öz kaynakları ile tamamı Türk mühendisler tarafından yapılmaya başlanan bu proje, Kuzeydoğu Anadolu’nun en büyük nehirlerinden olan Çoruh Nehri üzerinde yer alıyor. Proje tamamlandığında 275 metre gövde yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek, çift eğrilikli ince kemer baraj tipi kategorisinde ise dünyanın 3’üncü en yüksek barajı olacak. 2,2 milyar m3 su depolama kapasitesine sahip Yusufeli Barajı, Çoruh Nehri üzerinde işletmede olan ve kurulacak baraj ve HES’ler içerisinde en yüksek su depolama kapasitesine sahip olacak.
Yerin altında 110 metre uzunluğa, 30 metre genişliğe ve 50 metre derinliğe sahip olan santral binası yer alacak. Yapımı tamamlandığında 540 MW kurulu güç ile yılda ortalama 1.8 milyar kWH enerji üretilecek. Üretilen bu enerji ile 2,5 milyon kişinin enerji ihtiyacı karşılanabilecek.
2021 yılında tamamlanması planlanan bu proje ile günlük 3 milyon TL gelir elde edilmesi bekleniyor.


