Uzay, bilindiği üzere insan vücudu için oldukça tehlikeli bir yer. Bu tehlikelerin de birçok nedeni var. Uzayda solunabilecek havanın bulunmaması da bu nedenlerin akla ilk geleni. Bunun dışında dış basıncın düşüklüğü, uzayın ekstrem derecede soğukluğu, sıcaklığı ve tehlikeli radyasyonla dolu olması gibi nedenlerimiz de var. Bu tehlikelerden sadece birinin gerçekleşmesi bile bizim için kolaylıkla ölümcül sonuçlar doğurabilir.
Astronotlar bu ekstrem şartlarda hayatta kalıp, gerekli görevleri yerine getirebilmek için uzay elbiseleri kullanıyorlar.

Neden Uzay Elbiselerine İhtiyacımız Var?
Uzay elbiselerine ihtiyaç duyma nedenlerimizden, yazının başında, yüzeysel olarak bahsetmiştik. Şimdi ise bu nedenleri daha da detaylandırıp, uzay elbiselerinin bu tehlikelere nasıl çözümler ürettiğinden bahsedeceğiz.
-
Uzayda solunabilecek bir hava bulunmuyor. Bu nedenle uzay elbiselerinin genellikle sırt kısmında bir hava tankı bulunuyor. Bu hava tankı Dünya’da bulunduğu gibi normal hava içermiyor. Bunun nedeni düşük basıncın, astronotun kanında oksijen derişimini tehlikeli derecede düşürebilecek olması. Bu nedenle bu hava tankları sadece oksijen içeriyor ve astronotlar, uyum sağlayabilmek için, bu elbiseleri giymeden önce bir süre yüksek konsantrasyonlu oksijen soluyorlar.
Astronot Steven G. MacLean uzay yürüyüşü öncesi yüksek derişimli oksijen solumakta, 2006 -
Nefes alıp verilirken dışarı atılan karbondioksit, elbise içinde birikip diğer gazların derişimini düşürerek astronotu ölümcül derecede zehirleyebilir. Bunu önlemek için elbiselerin içinde lityumhidroksit kutuları bulunmakta. Lityumhidroksit, karbondioksidi tutarak elbisenin içindeki derişiminin yükselmesini engelliyor.
-
Uzay’da Dünya’da olduğu gibi bir dış basınç yok. Dış basıncın olmaması astronotların vücut sıvılarının, örnek olarak kan, bir anda kaynayıp, buharlaşmasına neden olabilir. Bu nedenle de uzay elbiseleri, astronota gerekli dış basıncı uygulamak için tıpkı bir balon gibi bir miktar havayla şişirilmekte. Bu sayede astronotların vücut sıvıları, uzay yürüyüşü sırasında da sıvı şekilde kalabiliyor.
-
Uzay ekstrem sıcaklıklar içermekte. Uzayın soğuk olması etrafta ısı kaybedilebilecek maddenin azlığı nedeniyle büyük bir problem oluşturmuyor. Fakat Güneş’ten gelen ışınlar, Dünya’daki gibi bir atmosfer bulunmadığından, astronotların hızlı bir şekilde ısınmasına neden olabiliyor. Bu ısınma astronotların aşırı derecede terlemesine sebep olup, astronotların tehlikeli olacak derecede su kaybı yaşamalarına neden olabilir. Aynı zamanda bu terleme sonucu astronotun kaskı buhar dolup görüşünü de engelleyebilir. Bu duruma en iyi örnek Gemini 9 görevinde, 2 saat süren bir uzay yürüyüşü sırasında neredeyse 6 kg kaybeden astronot Eugene Cernan. Bu nedenle uzay elbiseleri Güneş ışınlarını yansıtacak birkaç katmandan oluşmakta ve soğutma sistemleri içermekte.
Astronot Edward M. Fincke Orlan uzay elbisesiyle bir uzay yürüyüşünde, 2004 -
Uzayda mikro meteor olarak adlandırdığımız, büyüklükleri çoğunlukla bir toz zerresi kadar olan ufak cisimler dolaşmakta. Bu mikro meteorlar uzayda çok yüksek hızlarda bulunabildiğinden, şu ana kadar hiç yaşanmamış olsa da, astronotlara çarpıp, onları yaralayabilir veya kıyafetlerinin yırtılmasına neden olabilir. Bu nedenle uzay elbiseleri, kurşun geçirmez yeleklerin yapımında da kullanılan Kevlar ve benzeri maddelerden oluşan birkaç katman içermekte.
-
Uzay tehlikeli radyasyon içermekte. Bu radyasyon hücresel yapımızı kolaylıkla bozabilecek düzeyde. Bu sebeple de uzay elbiseleri, astronotları radyasyondan koruyacak ve gelen ışınları yansıtacak katmanlara sahipler. Bu katmanlar oldukça etkili olsa da hala uzay radyasyonundan tam olarak korunmak mümkün değil. Bu nedenle uzay yürüyüşleri genellikle bu ışımaların az olduğu zamanlarda yapılmakta.
-
Uzay’da ışımalar çok kuvvetli olduğundan bazı durumlarda önünüzü görmek çok zor olabilir. Bu nedenle uzay elbiselerinin kaskları Güneş ışığını yansıtacak bir katman dışında parlamaları engelleyecek bir katman da içeriyor. Aynı zamanda kaskın camının kolaylıkla kırılmayacak, sağlam bir materyalden olması gerekiyor. Bu sağlamlığı da çoğunlukla polikarbonlar sağlıyor ve uzay yürüyüşe çıkılmadan önce kaskın içine buğu önleyici spreyler sıkılıyor.
Astronot Buzz Aldrin Ay yüzeyinde Apollo A7L uzay elbisesini giymekte, 1969 -
Bu kadar katman içeren bir uzay elbisesinin içinde hareket etmek çok zorlayıcı olabilir. Bu nedenle uzay elbiselerinin belirli kısımları eklemler şeklinde, diğer kısımlardan farklı olarak tasarlanıyor ve bu kısımlarda astronotu kıyafete bağlayacak parçalar da bulunuyor.
-
Yer çekiminin olmadığı, ağırlıksız bir ortamda hareket etmek de zor olabiliyor. Uyguladığınız her kuvvetin size de geri uygulanacağı düşünüldüğünde, bir vidayı sıkmaya çalışırken vidanın sizi geri çevirmesi gibi, bazı durumlarda astronotlar büyük sıkıntılar çekebilir. Gemini görevinde yapılan uzay yürüyüşleri sırasında astronotlar yerlerini korumak konusunda sıkıntılar çektiklerini bildirmişlerdir. Bu nedenle uzay araçlarının etrafında astronotların tutunabileceği birçok yer bulunmakta. Aynı zamanda uzay elbiselerinin sırt kısmında, astronotun aracıyla olan bağının kopması gibi bir acil durumda araca geri dönebilmek için kullanılabileceği bir nitrojen tüpü de bulunmakta.
-
Uzay’da, bazı durumlarda planlı olarak uzay aracından bağımsız olarak hareket edilmesi de gerekebilir. Bu durumlarda ise NASA tarafından geliştirilen ve her uzay elbisesinde bulunmayan sadece gerekli durumlarda kullanılan İnsanlı Manevra Ünitesi (MMU) kullanılmakta. Bu ünite gaz üfleyerek astronotun aracından bağımsız olarak hareket etmesini sağlamakta.

Uzay Elbiseleri ve Uzay Yürüyüşleri
Uzay elbiselerine neden ihtiyaç duyduğumuzu artık biliyoruz. Fakat uzay elbiseleri ve uzay yürüyüşleri üzerine birkaç bilgi daha verebiliriz.
Tahmin edilebileceği üzere tek bir uzay elbisesi yok. Daha önce uzay görevleri yapmış ülkelerin ve şirketlerin kendilerine ait farklı modellerde uzay elbiseleri var. Bu nedenle de uzay elbiselerinin barındırabildiği oksijen, su ve potansiyel uzay yürüyüşü süreleri değişim göstermekte. Bu değişimlerden dolayı uzay elbiselerinin maliyetleri, kapasiteleri hakkında da kesin bilgiler vermek mümkün değil. Fakat uzay yürüyüşleri hakkında biraz bilgi verebiliriz.
İlk uzay yürüyüşü 1965 yılında Rus kozmonot Alexei Leonov tarafından gerçekleştirildi. Bu uzay yürüyüşü 12 dakika sürdü.

Şu ana kadar yapılan en uzun uzay yürüyüşü NASA’nın STS-102 görevinde gerçekleştirildi. 2001’de yapılan bu görevde James Voss ve Susan Helms isimli iki astronot tam olarak 8 saat 56 dakikalık bir uzay yürüyüşü yaptı.
Uzay yürüyüşleri şu an Uluslararası Uzay İstasyonu’nda hala gerçekleştirilmekte. İlerde gelişen teknolojiyle birlikte yapılan uzay yürüyüşlerinin sürelerinin de uzaması muhtemel. Daha fazla bilgi için kaynakça ve ileri okuma kısmına bırakacağım adreslere de bakabilirsiniz.
Kaynakça ve İleri Okuma:
en.wikipedia.org/wiki/Space_suit – Tüm uzay elbiseleri bu sayfada mevcut.
en.wikipedia.org/wiki/Extravehicular_activity -Uzay yürüyüşleri Vikipedi sayfası.
www.wikipedia.com
science.howstuffworks.com
www.space.com


