Ekmeğin 10.000 yıl öncesine dayanan bir tarihi olduğunu biliyor muydunuz? Ekmek ve un günümüzde de hala en önemli besin kaynağı olarak kullanılmaktadır. Un besleyicilik açısından muazzam zenginliktedir. İçerisinde karbonhidrat, protein, yağ, mineraller ve vitaminler bolca mevcuttur. Un; ekmek, makarna, bisküvi, pasta, kurabiye, gofret gibi birçok gıdanın hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Peki, hemen hemen her gün tükettiğimiz unun nasıl üretildiğini biliyor musunuz? Tarihten günümüze un nasıl üretilmiş, gelin yazımızın devamına hep beraber göz atalım.
Tarihte Buğdaydan Un Yapımı
Yerleşik hayata geçildikten sonra tarım aktif hale gelmiştir. İnsanlar beslenme ihtiyacını gidermek için yardımcı malzemeler kullanıp (Eğer Taşı, Taş Değirmen) buğdayı öğüterek un üretmeye başlamışlardır. Tahılların kavuzlarının (dış kabuk) ayrılmasında ve tahılların kırılmasında önce konkav şekilde eğer taşı kullanılmıştır. Daha sonralarında ise taş değirmen kullanılmıştır. Elle döndürülen taş değirmende iki adet değirmen taşı bulunmaktadır. Alttaki taş sabit ve bir un çıkışı mevcuttur. Üstteki çevrilen taş hareketli ve buğday girişi mevcuttur. Bu taşlar un öğütmek için geçmişte ideal malzemelerdir. Bu değirmenler genellikle insan gücü ile çevrilmektedir, hayvan gücü ile çevrildiğinde daha büyük miktarlarda un üretilmiştir.
Eğer Taşı
Taş Değirmen
İnsanlığın gelişimiyle beraber değirmen taşlarının hareket ettirilmesinde, insan ve hayvan gücünün yanında su ve rüzgâr gücünün de kullanılmasına başlanmıştır. Bu durum üretimin katbekat artmasını ve üretimin kolaylaşmasını sağlamıştır.
Su Değirmeni
Rüzgar (Yel) Değirmeni
Günümüzde Buğdaydan Un Yapımı
Su değirmeni ve rüzgâr değirmeninde üretilen un miktarı ne kadar artarsa artsın, insanoğlunun şehirlere göç etmesi ve tüketim miktarının artmasından dolayı, modern un fabrikalarına geçilmesi şart olmuştur. Sanayinin gelişimi modern un fabrikalarına geçişi kolaylaştırmıştır.
Buğdayın unsu hale getirilmesi için ön hazırlıkların yapılması gerekir. Buğdayın içinde toz, toprak, saman, yabancı ot tohumu, taş ve metal parçalar bulunmaktadır. Buğdayı bu yabancı malzemelerden arındırmak için hava kanalı, tarar, sasör ve füze mıknatıs gibi makinalar veya ekipmanlar kullanılmaktadır. Buğdayın en verimli, sağlıklı ve kolay öğütülmesi için belli oranlarda nem doygunluğunun olması gerekir. Bu işlemde cebri tav makinesi ile nem verme işlemi tamamlanır ve artık un elde etmeye başlayabiliriz.
Vals makineleri yardımıyla un elde etmek, geçmiş tarihteki un üretiminden çok daha kolaydır. Temizlenmiş ve nem oranı düzeltilmiş buğday, vals makinesinin üzerinde ufak dişleri bulunan ve birbirlerine doğru dönen silindir toplar arasından geçerek, buğday parçalarına (kepek, irmik, rüşeym gibi) ayrılır. Bu işlem birkaç farklı vals makinesiyle tekrarlanarak unsu yapı elde edilmektedir. Bu işlemlerin birkaç defa yapılmasının sebebi, buğdaydan en yüksek seviyede kaliteli un elde etmektir. Unda ki tane yapısı ne kadar küçükse un kalitesi de o kadar iyi olur. Buna göre unlar; ekmeklik, böreklik, bisküvilik olarak birkaç sınıfa ayrılır.
Silindir Toplar
Silindir Toplar Arasında Ezilen Buğday
Unda ki en önemli etkenlerden bir diğeri ise sınıflandırma işlemidir. Bu sınıflandırma işlemi tane büyüklüğüne göre yapılır, yani eleme işlemi ile un tanecikleri ayrılır. Eleme işlemi için elek makinesi kullanılmaktadır. Elek makinesine giren tek tip un, mikron değerlerine göre genellikle 8 tip olarak çıkmaktadır. Un değerleri 1 ile 150 mikron arasında değişmektedir. Bu işlemden sonra paketleme işlemi yapılır ve un elde etme yolculuğu burada son bulur.
Kaynakça
- C.Milli Eğitim Bakanlığı(2017), Gıda Teknolojisi
- https://abp.com.tr/un-uretimi/
- https://www.milleral.com
- https://ozhanozturk.com/2017/08/29/degirmen-terminolojisi/





