sonsuz… sürekli devam eden… hiç bitmeyen…
Sonsuzluğu zihnimizde canlandırmakta güçlük çekmemiz, hatta canlandıramıyor oluşumuz onu gizemli kılmaktadır. Bu soyut kavram, geçmişten günümüze birçok teorik deneye konu olmuştur. Sonsuz maymun teorimi de bu deneylerin sonuçlarından biridir. Olay bir maymunun daktilo başındaki macerasını içermektedir. Teoreme göre daktilonun başına oturan maymun rastgele bir şekilde daktilonun tuşlarına bastığında bir süre sonra yazdığı metnin içinde Shakespeare’in Hamlet’i olacaktır. Bu ifade, metnin yazılma olasılığının çok küçük olmasına rağmen sıfır olmamasına dayanmaktadır.
Durumu klasik yazı-tura deneyinden yola çıkarak izah edersek; para atma işlemini yaptığımızda yazı gelme olasılığı 1/2’dir. Bu işleme devam ettiğimizde ilk olaydaki para atma işlemi ile ikinci olaydaki para atma işlemi birbirinden bağımsız olduğu için paranın ikinci kez yazı gelme olasılığı yine 1/2‘dir. Şimdi yazı tura deneyinin dışına çıkarak maymunun daktilo ile ‘medium’ kelimesini yazma olasılığını düşünelim. 50 tuşu bulunan bir daktiloda maymunun ilk olarak ‘m’ harfine basma olasılığı 1/50’dir. Daha sonra ‘e’ harfine basması ‘m’ harfine basmasından bağımsız olduğu için bu oran yine 1/50’dir. İşlem bu şekilde devam ettiğinde 6 harfli medium kelimesini yazma olasılığı (1/50)⁶ ‘dır. Bu olasılık çok küçüktür, ancak sıfır değildir.
Sonsuz maymun teoremindeki maymun karakteri olayın rastgele bir şekilde gerçekleştiğini vurgulamaktadır. Bu yönüyle Person of Interest dizisindeki Finch karakterinin pi sayısındaki örneklemesiyle benzerlik göstermektedir. “Sonsuz ve düzensiz biri dizi, sonlu ve düzenli tüm dizileri içerir.”
Finch’in dediği gibi belki doğum tarihlerimiz, hayat hikayelerimiz bir şeylerin içinde saklıdır.