
Özellikle çocukken sürekli duyduğumuz öğütlerden biri de ellerimizi sık sık su ve sabun ile yıkamamız gerektiğiydi. Son dönemde korona virüsü salgını sebebiyle, salgından korunmak ve yayılmasını önlemek adına en önemli adımlardan biri olarak da bu öğüdü duyuyoruz. Evet, ellerimizi en az 20 saniye sabunla ve sık sık yıkamalıyız. Peki neden sadece su ile yıkamamız yeterli değil? Bunu anlamak için sabunu mercek altına almamız gerekiyor.
Sabun Elimizi Nasıl Temizler
Sabun, ellerimizi temizlerken kirleri temizlerken benzer benzeri çözer ilkesini kullanır. Yani, polar molekül başka bir polar molekülü, apolar bir molekül başka bir apolar molekülü çözecektir. Sabun, su yardımıyla kir parçacıklarını uzaklaştırır. Su tek başına bu kirlerin büyük bir kısmını çözüp uzaklaştıramaz. Örneğin, tuz suda çözünür ama yağ çözünmez. Kirlerin pek çoğu özellikle elimizde dolayısıyla cildimizde bulunan ve giysilerimizde bulunan kirler yağ tabakasıyla sarılı halde bulunur.
Sabun, yağ veya yağ asitlerinin alkali hidroksitlerle (NaOH-beyaz sabun/KOH- arap sabunu) 80-100°C’de sabunlaşma (saponification) adı verilen reaksiyonu sonucu ortaya çıkan bir yağ asidi tuzudur. Bu reaksiyon aslında bir hidroliz reaksiyonudur ve esterleşme reaksiyonunun tam tersidir. Bu reaksiyon sonucu hidrofilik-su sever, suyu çeker uç ve hidrofobik-sudan korkar/suyu iter uç olacak şekilde iki farklı özelliğe sahip ve sodyum veya potasyum atomu bulunan uzun bir hidrokarbon zinciri oluşur. Zincirin karbon ucu apolardır ve hidrofobiktir bu nedenle yağda çözünür. Zincirin sodyum veya potasyum ucu, polardır ve hidrofiliktir, bu nedenle suda çözünür.
Su ve sabun elimizi yıkadığımızda, elimizdeki kirlerle temas ederek misel dediğimiz molekül kümelerini oluştururlar. Sabun moleküllerinin su seven (hidrofilik) kısmı, miselin dış yüzeyini oluşturan dışa doğru bakar. Yağ seven (hidrofobik) parçalar iç kısımda bir araya gelir ve burada su ile hiç temas etmezler. Bu şekilde miseller merkezdeki yağları tutabilir. Sabun bir emülgatör olarak işlev görür. Emülgatör derken kastettiğimiz, bir sıvıyı başka bir karışmayan sıvıya dağıtabilmesidir. Yağ damlacıklarını saran moleküller onları suda emülsiyon haline getirir, yani su içerisine dağıtır. Bunu sağlayan şey negatif yüklü misellerin suda birbirini iterek dağınık kalmasıdır. Böylece miseller içerisine alınan ve dağınık kalan yağ damlacıkların ve sardıkları kirler kolaylıkla durulanır.

Sabun Ellerimizdeki Bakterileri Nasıl Öldürür?
Sabun, bakterileri ve virüsleri ise yalnızca uzaklaştırmaz, onları öldürür. Onları öldürebilmesini sağlayan şey ise hücrelerin yapısıdır. Bakteri hücreleri de dahil olmak üzere tüm hücreler hücre zarı (membran) adı verilen bir yapı ile sarılırdır. Virüsler teknik olarak canlı olmasalar dahi sars-cov-2 (yeni koronavirüsü) gibi bazı virüsler lipit (yağ) yapılı membranlara sahiptir. Hücreleri dağılmaktan koruyan bu yapının iç kısmı hidrofobik ve yağ yapılı iken dışını hidrofilik yapı uç sarar. Serbest yüzen sabun moleküllerinin hidrofobik kuyrukları sudan kaçmaya çalışır; bu süreçte, kendilerini belirli mikropların ve virüslerin lipit örtülerine sıkıştırarak birbirlerinden ayırırlar. Hücredeki temel proteinlerin yırtılmış zardan çevreleyen suya geçmesiyle bakteriler ölür ve virüsler işlevlerini kaybederler.
Böylece, su ve sabun hem kirlerden kurtulmamızı sağlar hem de bakteri ve virüslerden korunmamıza yardım eder. En az 20 saniye, doğru bir şekilde yıkamaya da dikkat etmenin de atlanmaması gerekir.
Kaynakça ve İleri Okuma:
https://www.nytimes.com
https://www.theguardian.com
https://www.thoughtco.com
https://www.livescience.com
http://www.planet-science.com
https://www.thoughtco.com
http://bilimgenc.tubitak.gov.tr
https://www.worldofmolecules.com