Güneş sistemimiz içinde ilginç objelerden bazıları çok büyük veya çok küçüktür. Güneş, gezegenler ve uydulara ek olarak güneş sistemimizi asteroidler, kuyruklu yıldızlar, yıldızlar, meteorlar gibi gibi objeler olarak sınıflandırabiliriz. Bu objelerden birkaçı tarih boyunca gezegenimizi birçok yönden etkilemiş olup etkilemeye devam edeceği öngörülebilir.
Asteroidler
Eğer asteroitlerden birini görecek kadar şanslıysanız inanılmaz bir manzara sizi bekliyor olacaktır. Asteroitler güneş sistemimizde en yaygın bilinen küçük objelerdir. Genellikle belirli bir şekli olmayan küçük kayalık gövdelere sahip olan asteroitlerin varlığı on binlerle ifade edilir. Çoğu Mars ve Jüpiter arasında kalan asteroit grubu asteroit kuşağı olarak adlandırılır. Bu asteroit grubu güneş sistemimizin var oluşunun başlarında bir gezegenin çeşitli çarpışmalar sonucu dağılan formu olabileceği gibi, oluşumun en başında ortaya çıkmış ancak sadece bir materyal olarak kalmış da olabilir. Her nereden gelirse gelsin bu küçük objelere topluluğu, büyük bir gaz devi olan Jüpiter’ in yerçekimi etkileşiminden kurtulamayacağından bir gezegene dönüşemez.
Asteroitler çok küçük olmalarına rağmen bazıları kendi minik uydularına sahiptirler. Örnek olarak Jüpiter üzerine yollanan Galileo uzay aracının Ida adlı asteroide ait Dactyl adlı minik uydusunun fotoğraflaması gösterilebilir. Galileo Ida‘ yı uçarken fotoğrafladı ancak bilim insanları dahil kimse görüntüleri incelemeye başlayana kadar kendi ayının olduğu bilgisine sahip değildi. Aynı zamanda güneş sistemimizdeki asteroidlerin dünyamızı riskli yollardan etkileri de vardır. Geçmişte birçok kez asteroitler tarafından vurulmuştur. Asteroitler etkilerini kolayca gözlemleyebileceğimiz kraterlerde izlerini bıraktı.
Kuyruklular
Gece gökyüzünde en büyük hazzı uyandıran manzaralardan biri kuyruklu yıldızlardır. Gökyüzünde hareket eden küçük parlak bir kafa ve onu takip eden uzun, zarif bir kuyruğu görmek, bir insanın çok uzu bir zaman boyunca hatırlayacağı şeydir. Binlerce yıldır insanlar kuyruklu yıldızların kötü bir olayın gerçekleşeceğini önceden bildiren bir sinyal olabileceğini düşünürdü. Gökyüzünde bir kuyruklu yıldız parladığında, sivil ve dini liderlerin ve halkın bir sonraki kötü şeyin ne olacağını anlamaya çalışan bir paniğe girmesi alışılmadık bir şey değildi.
1700′ lerde, İngiliz astronom Edmun Halley, kuyruklu yıldızların öngörülebilir bir şekilde hareket eden ve Güneş sistemindeki diğer nesneler gibi yörüngeleri olan nesneler olduğunu kanıtladı. En ünlü Kuyruklu yıldız , Halley Kuyrklu yıldızı Edmund Halley’ in onuru adına isimlendirildi. Her 76 yılda bir güneş sistemimize geri döneceğini doğru bir şekilde tahmin etti.
Yıldızlar
Yıldızlar parlayan sıcak gaz küreleridir. Birçoğunun yaşı evrenin başlangıcına dayanır. Güneşimiz gibi diğer yıldızlar, ilk yıldızlar tarafından üretilen materyallerden oluşur. Gök bilimciler, yıldızların doğdukları, büyüdükleri ve öldükleri özel bir yaşam döngüsüne sahip oldukları görüşündeler. Yıldızlar içindeki büyük yer çekimi tarafından bir araya getirilen büyük gaz bulutlarıdır. Gaz bulutun merkezine yaklaştıkça sıcaklığı artar. Sıcaklık yaklaşık dört milyon Fahrenheit’ e ulaştığında, nükleer füzyon başlar, olağanüstü miktarda enerji üretilir ve yıldız parlamaya başlar. Bir yıldızın yaşamı boyunca, çoğunlukla çekirdeğindeki enerji üretimindeki değişiklikler nedeniyle görünüşünde birçok farklılık meydana gelir. Tüm yıldızlar çoğunlukla aynı şekilde oluşur, ancak yaşam döngüsünün farklı noktalarında çoğu yönden farklılık gösterirler. Ayrıca bir yıldızın hayatının sonraki bölümleri, yıldızın kütlesine ve ne kadar maddeden oluştuğuna bağlı olarak değişebilir. Şuandaki bilgiler ışığında güneş sistemimiz 4.6 milyar yaşındadır.
Uydular
Güneş sistemimiz içinde gezegenlerin sayısı, Merkür ve Venüs hariç her gezegenin etrafında dönen uyduların sayısı ve çeşitliliği ile karşılaştırıldığında bir hiçtir. Bilim insanları, ayımızın milyarlarca yıl önce devasa bir çarpışmada Dünya’ dan kopmuş olduğunu düşünüyor. Satürn’ ün etrafında dönen bir mega uydu olan Titan, kendi azot atmosfere sahiptir. Ayrıca gölleri ve hatta kendi kıtaları olabilir. Jüpiter’ in uydularından biri yüzeyi Jüpiter’ in yerçekimi sürekli olarak bükülen volkanik Lo’ dur. Jüpiter’ in uydularından biri diğer, çizgili bir buz ayı olan Europa’ dır fakat bilim insanları, buz kabuğunun altında geniş okyanuslara sahip olabileceğini düşünüyorlar.
Neptün’ ün ayı Triton bir azot buz tabakası boyunca püsküren azot gayzerlerine sahiptir. Triton’ un çukurlu yüzeyi bir kavun kabuğuna benzetilir.
Güneş sistemimiz içinde gezegenlerin etrafında dönen uydular iki kategoriye ayrılır: buzlu ve kayalık. Kayalık uydular, isminden de anlaşılacağı gibi, çoğunlukla kendi uydumuz gibi kayalık malzemeden oluşmuş uydulardır. Buzlu uydular çoğunlukla buzdan oluşur, bu da donmuş su veya diğer materyallerden oluşmuş buz olabilir.
Çoğu uydunun kraterleri vardır, bu da erken güneş sistemimizin birbirine çarpan nesnelerle kalabalık bir yer olduğunu gösterir. Çarpışmalarda genellikle daha küçük olan yok olur, ancak büyük olan objede kraterler oluşur.
Kaynakça:
www.howstuffworks.com



1 Yorum
Çok guzel olmuş eline saglık