Para günümüzün en önemli somut değer ölçeğidir. Para insanlık tarihi boyunca önemini her zaman korumuştur. İlk para olarak kullanılan deniz kabuğundan bugün kullanılan sanal paralara kadar olan paraların görevi aynıdır, satın almak… Para hedeflerimize giden yolda yalnızca bir araçtır ve bu aracın altın anahtarı ise bütçe yapmaktır. İyi bir bütçe yapabilmek ise finansal okuryazarlık becerisiyle doğru orantılıdır.
Finansal okuryazarlık, kişinin para kullanımı ve yönetimi hakkında bilgiyle değerlendirme yapması ve etkili karar verme yetisidir. Bütçe oluştururken hedefler, harcamalar, birikimler-yatırımlar ve borçlar göz önüne alınır. Bütçe yapmak sadece kişilere özel değildir. Devletler, organizasyonlar ve şirketlerde bütçe yapar. Devletlerin, organizasyonların ve şirketlerin bütçe yapması kişilerin bütçe yapmak içi çok donanımlı yazılım veya cihazlara ihtiyacı olduğu izlenimi yaratmaması gerekir. Kişilerin bütçe yapmak için ihtiyacı olan tek şey kâğıt ve kalemdir.
Hedef
Bütçe oluştururken hedef belirlenir. Belirlenen her hedef ise kişinin hayallerine dayanır. Belirlenen hedefler net, ulaşılabilir, ölçülebilir, gerçekçi ve süreli olmalıdır. Örneğin, belirlenen hedef “5 yıl sonra araba alacağım” şeklinde değil “5 yıl sonra x marka y model arabayı her ay kenara z TL kadar para koyarak t kadar sürede alacağım” şeklinde olmalıdır. Kriterlere göre belirlenen hedef kısa, orta veya uzun vadeli olarak kategorilere ayrılır. Kısa vadeli hedefler 1 yıldan az süreli, orta vadeli hedefler 1 ila 5 yıl arasında gerçekleştirilmek istenen son olarak ise uzun vadeli hedefler 5 yıldan daha uzun sürede gerçekleştirilmek istenen hedeflerdir. Belirlenen hedefler sık sık yeniden değerlendirilmelidir çünkü geçen zaman ve değişen şartlar hedeflerimizi değiştirebilir. Belirlenen hedeflerin bir kâğıda yazılması veya çizilmesi ve bu kâğıtların her zaman görebileceğimiz yerde olması bize ilave motive sağlar çünkü küçük hatırlatıcılar bizim en yakın dostlarımızdır.
Harcamalar
Harcamalar bütçenin en büyük parçasıdır. En büyük kısım olmakla beraber harcamalar bütçenin en esnek kısmıdır. Harcamalar sürekli not edilmelidir. En küçük harcama dahi not edilmelidir ki gözden kaçan detaylar yakalana bilinsin. Not alınan harcamalar daha sonra istek veya ihtiyaç olarak sınıflandırılmalıdır. Yapılan sınıflandırma ile yapılan harcamalarda ihtiyaç olmadığı halde yapılan harcamalar tespit edilecek ve buna tedbir alınabilecektir. Tedbir sadece yapılan istek harcamalarının gelecek ayda yapılmaması için değil aynı zamanda harcama dürtüsünü kontrol etmek içinde uygulanır. Harcama dürtüsü gelince evdeki fazla ürünleri ve aile bütçesini düşünmek ile belirlediğimiz finansal hedefleri hatırlamak bize doğru yolu gösterecektir. Dürtünün ilk hissedildiği an 10 saniye boyunca ürünün ihtiyaç mı yoksa istek mi olduğu üzerine düşünmemiz doğru karar vermek için çok büyük fayda sağlayacaktır. İçimizden gelen dürtünün ne derece kuvvetli olacağını şirketler tarafından pazarlama taktikleri ile harekete geçirilmesinden anlayabiliriz.
Bir ürün alırken alınan ürün için verilecek para için kaç saat çalışılması gerektiğini hesaplamak ürünün elzem olup olmadığı hakkında bize önemli bir karar kıstası verecektir. Örneğin 400 TL ye alınmak istenen bir çanta için asgari ücretle çalışan bir kadın 32 saatlik emeğine deyip değmeyeceğine göre karar verirse daha sağlıklı bir karar verecektir. Harcama bütçesi 20-30-50 prensibine uygun olmalıdır. Gelirimizin %50’si zorunlu harcamalara, %30’u keyfi kişisel harcamalara, %20’si ise finansal önceliklere ( birikim-yatırım) ayrılmalıdır. Harcama hususunda altın kural her ay gelirinden az para harcamaktır.
Birikim
Birikim bütçede gelirden biriktirme yapmak için ayrılan paradır. Yatırım ise birikim ile ilave kazanç getirmesi için yapılan işlemlerdir. Birikim yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus disiplin ile düzenli olarak yapılmasıdır. Bir ay çok miktarda para biriktirip zor durumda kalıp daha sonra ki aylarda hiç birikime para ayırmamak değil her ay zor durumda kalmayacak şekilde birikim yapılmalıdır yani birikimler zamana yayılmalıdır. Sağlıklı finansal yaşam için gelirin %10’nu birikime ayrılmalıdır. Beklenemedik durumlar için yapılan birikimler en az 3 aylık giderleri karşılayacak şekilde olmalıdır. Birikim tasarruf yapılarak da arttırılabilir. Tasarruf etmenin tek yolu ise sadece az para harcamak değildir.
Ancak unutulmamalıdır ki evde bekleyen birikim enflasyon sebebiyle her geçen gün değer kaybeder! Yaptığımız birikimlerin sağlık sorunu, kaza, hırsızlık, işten çıkma gibi acil durumlar için hemen ulaşabileceğimiz kısmı dışında kalanları ile birikim yapmalıyız. Birikimlerimizi yatırıma çevirirken bildiğimiz araçlara araştırarak gerekirse profesyonel destek alarak para yatırmalıyız. Yatırımlar risksiz, orta ve riskli olarak 3’e ayrılır. Risksiz yatırım araçları; vadeli mevduat ve bonodur. Orta riskli yatırım aracı altındır. Riskli yatırım araçları ise hisse senedi veya A tipi fondur. Birikim yapılırken kesinlikle kulaktan duyma veya tüyo usulü bilgiler ile yatırım yapılmamalıdır. Yatırım için yatırım yapılacak yatırım aracının uzmanına danışmak gerekir. Uzmanın tavsiyeleri ile yatırımlar tek bir araca değil çeşitlendirme ile yapılmalıdır yani tüm birikimim altına veya hisse senedine yatırılmamalıdır ki birinden zarar etme durumunda kayıp az olsun veya diğer yatırımın kaybı tolere etme şansı olsun. Yapılan yatırımlardan her zaman para kazanılamayacağını kaybetme riskinin de olduğunu unutmamalıyız. Birikim ve yatırım yapmanın en kritik eşiği yatırım ve birikim yapmaya bugün başlamaktır.
Borç
Borç kelimesinin kötü bir çağrışımı olsa da borçlar iyi borçlar ve kötü borçlar olarak ikiye ayrılır. İyi borçlar geleceğe yatırım yapmak için aldığın borçlar iken kötü borçlar geri dönüşü olmayacak şekilde yaptığın harcamalar için aldığın borçlardır. İyi borca örnek olarak bizim mesleki gelişimimize katkı sağlayacak olan bir kursa gitmek için aldığımız borç para verilebilirken kötü borca örnek olarak ise telefonumuz olduğu halde bir üst modele sahip olmak için aldığımız borç örnek verilebilir.
Borç alırken;
- Düzenli gelirim var mı?
- Düzenli gelirim ne kadar?
- Giderim ve birikimim ne kadar?
- Borcumu ödeyemezsem karşılık gösterebileceğim varlığım var mı?
- Daha önce borç aldım mı? Aldıysam nasıl bir süreçti?
Soruları sorulmalı ve cevaplarına göre hareket edilmelidir. Borçlanılacaksa eğer gelir cinsinden farklı bir para türünden borçlanılmamalıdır. İyi bir ödeme planı yapılmalı ve ödenecek tutar gelirin %25’ni geçmemelidir.
Borç verirken veya kefil olurken ise karşı tarafa samimi ve net olunmalı. Borç alınan tarih, miktar ve ödeme tarihi yazıya dökülmelidir. Borç verilen kişi ile geri ödeme şartları konuşulmalıdır. Borç verilen paranın geri alınamayacağı düşünüldüğünde bu miktarın unutulabilecek bir miktar olması gerekir.
Borç hususunun en dikkat edilmesi gereken kısmı kredi kartları kısmıdır. Kredi kartları bir ödeme aracıdır. Kredi kartlarını 40 gün faizsiz para kullanımı sağlayan ödeme aracı olarak düşünmelidir. Kredi kartları ve kredi kart borçları hususunda dikkat edilmesi gerekenler sözleşmelerde yer alan oran ve şartlardır. Bu sözleşmeler kesinlikle okunmalı ve karşılaşılacak durumlar bilinmelidir. Yanlış kredi kartı kullanımı sebep olduğu faiz yükü ile kullanıcıyı borç sarmalına sokabileceği için çok dikkatli olunmalıdır.
Doğru Bütçe nasıl olmalı ?
Hedefler, harcamalar, birikimler-yatırımlar ve borçlar göz önüne alınarak oluşturulacak doğru bir bütçe, her harcamanın not alındığı günlük, haftalık veya aylık olarak tutulan ve “Gelir – Birikim = Harcama” formülü ile oluşturulmuş belirli bir tarihi kapsayacak şekilde sıkı bir disiplin ile takip edilebilmesi için sürdürülebilir bir plan olmalıdır.
Sonuç olarak bütçe yaparak paramızı doğru bir şekilde yönetebiliriz. Unutulmamalıdır ki; paranı iyi yönetmek demek hayatını iyi yönetmek demektir.

1 Yorum
Bilgi dolu ve faydalı olduğuna inandığım yazınız için teşekkür ederim. Toplumumuzda sıkça karşılaştığımız bütçe yönetimi ve bu konudaki bilgi eksikliği, plansız çalışmalara karşın yazınızın fayda sağlayacağı kanaatindeyim. İlginize teşekkür eder, çalışmalarınızın devamını dilerim.