Uzun yıllardır tekerlekli sandalyeye bağımlı insanlar düşünün. Veya yıllardır bir yataktan kalkamayıp hareketsizce yatmak zorunda olan insanları. Birçoğu için bırakın yürümeyi ayağa kalkabiliyor olmak bile ne kadar güzeldir. Günümüzde bu insanları ayağa kaldırmak hatta yürütmek, giyilebilir sistemlerle mümkün hale geliyor.
Temel olarak çalışma prensibi aynı olmakla birlikte birçok sistem mevcuttur. En gelişmişi sayılabilen Anklebot sistemine bakalım.
Vücuda arkadan takılan bir sistem (eksoskeleton) sayesinde hasta ayağa kalkabiliyor ve beyinden gönderilen sinyallerle vücudunu hareket ettirebiliyor. Hasta tekerlekli sandalye ile bir rampanın üzerine alınıyor. Daha sonra hastanın kollarına bağlanan bantlar sayesinde ayağa kaldırılıyor ve eksoskeleton hastanın vücuduna yerleştiriliyor. Eksoskeleton hastaya yapısal bütünlük sağlarken hastanın ayakta durmasını kolaylaştırır. Hasta eksoskeleton sayesinde koltuk değneklerinden destek alarak tek başına yürüyebilir hale gelir. Eksoskeletona yerleştirilen sensörler sayesinde beyinden EEG sinyalleri okunur ve bu sinyallere göre hastanın hareket etmesi sağlanır.

Uzun yıllar yatağa bağlı hastalarda diğer hastalardan farklı olarak kasları ısıtma işlemi yapılır. Bu tür felçli hastalar kaslarını hiçbir şekilde kullanamadığından beyinden gelen sinyalin kaslara ulaşabilmesi için kasların hareket kazanması gerekir. Hasta sedye üzerine alınır ve bacaklarına bağlanan elektrotlar ile kaslara akım verilir. Bu şekilde ısıtılan kaslara tekrar hareket etme yeteneği hatırlatılır. Daha sonra hastaya eksoskeleton sistemi yerleştirilir ve hasta ayağa kaldırılır.
Aslında bu tür sistemlerde çoğunlukla yeni bir ortez tasarlanmaz. Beyin-sinir-kas arasındaki bağlantı güçlendirilmeye çalışılır. Bu robotlar hastanın nörolojik eksikliğini fark eder ve bunu iyileştirir.
Beynimiz Plastik Olabilir Mi?
Bu kısımda “Beyin Plastikliği” denilen önemli bir kavram devreye girer. Plastik, dış etkenlere göre şekil değiştirebilen maddelere denir. Aslında beynimiz, de bu yönüyle plastiğe benzetebiliriz. Beyin plastikliği, beynin büyüme, gelişme ve yeniden haritalanmasına denir. Beynin felçli tarafında kalan yürüme merkezi, beyin plastikliği ile beynin sağlıklı tarafına kaydırılabilir. Bu sayede beyin, bacak kaslarına hareket etmesi için sağlıklı sinyaller gönderebilir.
Sorun şu ki; bu tür sistemler ne yazık ki ülkemizde geliştirilemiyor. Ülkemizde sadece büyük şehirlerde birkaç hastanede mevcut olan bu sistemler de oldukça pahalı olduğundan birçok hasta faydalanamıyor.
Bizlere düşen görev ise Milli Mücadele’ nin 100. yılında Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir.” sözünü daha da benimseyip Türk biliminin gücünü bütün dünyaya duyurmak için daha çok çalışmaktır…