Her kütle bünyesinde bir enerji ile var olur. Bir iş yapabilmek, bir ürün üretmek en önemlisi yaşamak için enerjiye ihtiyacımız var. Maddesel olarak düşündüğümüzde aslında her şey enerjidir. Bu yüzden enerji çok önemlidir. Ülkelerin birbirleriyle en fazla yarıştığı noktalardan birisi de enerji alanıdır. Bu alanda zaman zaman krize yola açabilecek zaman zaman sorunları çözebilecek değerde olan doğal gaz nasıl elde edilir?
Doğal Gaz
Doğal gaz, tıpkı petrol gibi fosil yakıtlar arasındadır. Hatta genellikle petrol yataklarında birlikte bulunur. Bünyesinde bulunan hidrokarbon bileşikleri petrolün de bileşenleridir. Gaz metan (CH4), etan (C2H6) ve propan (C3H8) gibi hidrokarbonlardan oluşur. Bunların yanında az miktarda karbondioksit, azot, helyum ve hidrojen sülfür de içerir. Doğal gazın farklı çeşitleri olsa da günümüzde üzerine araştırmalar yapılan ve kullanılan türü konvansiyonel olanıdır.
1965 yılında Hollanda’da fabrikalarda kömür yerine kullanılmaya başlanmıştır. O dönem içerisinde savaştan sonra toparlanmaya çalışan Batı-Avrupa ekonomisi için büyük rol oynamıştır. Doğal gaz ilk zamanlarda petrol üretiminde yararsız gaz olarak atıldı. Türkiye’de ise ilk olarak 1975 yılında Mardin şehrimizde bulunmuştur. İlk olarak 1976’da çimento fabrikasında kullanılmaya başlanmıştır. 1988 yılında ise Ankara’da kullanılmıştır.
Doğal gazın aranması için jeofizik, jeoloji ve petrol mühendislerinin birlikte çalışması geren bir konu. Bunun nedeni ise oluşumu milyonlarca yıl olarak tahmin edilen bu yakıtların yer altında gözle görülemeyecek gözeneklerde bulunması. Bütün bunlar rağmen doğal gazın olup olmadığı sondaj yapılmadan kesin olarak bilinemez.
Saha çalışmaları ve sismik araştırmalar tamamlandıktan sonra kuyu programıyla lokasyon belirlenir ve sondaj kuyusu kurulur. Alınan örnekler ışığında doğal gaz seciyesi ve günlük verim hesaplanır. Bütün bunlardan sonra üretime uygun pompa ve ekipmanlar ile çıkarma işlemine başlanır.
Taşınması için genellikle uzun boru hatları kullanılır. Bu yöntem hem hızlı hem de diğerlerine göre düşük maliyetli bir yöntemdir. Basınçlı kaplarla taşınabilmesi için gaz öncelikle sıvılaştırılması (LNG) gerekmektedir. Bu işlem gazın kalitesine etkilemese de verimini düşürmektedir.
Türkiye ve Doğal Gaz
Ülkemizde ve Avrupa’da gelişen son olaylar ışığında doğal gazın önemi tekrar gündeme geldi. Geçen yıl dünyada en fazla doğal gaz rezervine sahip ülke, 35 trilyon metreküple Rusya oldu. Rusya’nın ardından, 33.2 ve 24.9 trilyon metreküple İran ve Katar geldi. Aşağıdaki görselde ülkemizde yıllık tüketimi yaklaşık olarak 47 milyar metreküp olan doğal gazın kullanım alanları verilmiştir. Günlük yaşamda ve üretimde büyük rol oynayan bu gazı ülkemiz %99 oranında ithal etmektedir.
Resmi kaynaklardan yapılan açıklamalarda bahsi geçen ve Karadeniz’de bulunan gaz ise toplamda 720 milyar metreküp. Konum olarak yıllık 47 milyar metreküp kapasiteli Türk Akımı Boru hattının yakınlarında bulunmaktadır. Halihazırda Adıyaman, Çanakkale, Düzce, Edirne, İstanbul, Kırklareli, ve Tekirdağ şehirlerimizde çıkarılan gaz 483 milyon metreküp.
Özetle dünyaya yön veren enerji konusunda ülkemizin gelecekte dışa bağımlı olmaması düşünmek çok heyecan verici. Bunun nedeni ise yazının başında bahsettiğim gibi; enerjinin önemi. Enerjimiz ne kadar çok olursa teknolojik gelişme ve üretimimiz o kadar çok olur. Bütün bunların yanında günlük hayatımızı doğrudan kolaylaştırması da cabası.
Kaynak
enerji.gov.tr

