İlk olarak Almanya’da ortaya çıkan ve hükümet politikası olarak üretimin bilgisayarlaşmasını öngören Endüstri 4.0, bir sanayi devrimi olarak ülkemizde de yaygınlaşmaya başlamışken Uzak Doğu’dan yeni bir kalkınma hamlesi geldi. Toplum 5.0.
Toplum 5.0, ilk olarak Japonya’da 2015 yılında ortaya atıldı. Japonya hükümeti, teknolojideki ileri görüşlülüğünü kalkınma stratejilerinde de ortaya koymak için Endüstri 4.0 sanayi devrimi tüm dünyada yaygınlaşırken yeni bir kalkınma stratejisi geliştirerek
Toplum 5.0 hamlesi ile dünyanın bir adım önüne geçmeyi amaçlıyor olmalı.
Öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken nokta Endüstri 4.0’da amaçlanan daha fazla ve daha hızlı üretim için akıllı sistemlerden yararlanmak ve insan faktörünü neredeyse sıfırlamakken Toplum 5.0’ın odağında insan faktörü vardır.
Günümüze kadar gelen süreçte insanlar gerek geçimini sağlamak gerekse hayatını idame etmek için öncelikli olarak tarım ve hayvancılıkla uğraşıyordu. Ne zamanki kas gücünün yerini farklı enerjiler almaya başladı o zaman toplumlar endüstrileşme yolunda ilk adımlarını atmaya başlamıştır.
Bunun ilk örneği Endüstri 1.0’ın gerçekleşmesinde etkin olan su ve buhar gücü ile çalışan makinelerin hayatımıza girmesi ile olmuştur. Kas gücüne kıyasla daha fazla enerji sağlayan su ve buhar sayesinde insanlar kırsal yaşamdan şehir yaşamına geçiş yapmaya başlamış ve bu da insanların birbiriyle olan etkileşimini ve bilgi paylaşımını arttırmıştır.
1800’lü yılların ikinci yarısında elektrik enerjisinin bulunması ve elektrikli makinelerin sanayide kullanımı Endüstri 2.0’ın başlamasına sebep olmuştur. Elektrik enerjisi ile üretim hattı kavramı sanayi sektörüne girmiş böylece seri üretim imkanı ortaya çıkmıştır.
Artan üretim hızıyla beraber ortaya çıkan üretimi kontrol etme ihtiyacı bilgisayarların sanayi üretimine entegre olmasını gerektirmiş ve böylece Endüstri 3.0 olarak adlandırılan sanayi devriminin başlangıcı olmuştur. Özellikle bu sanayi devrimi ile beraber Programlanabilir Mantıksal Denetleyiciler (Programmable Logic Controller-PLC) hayatımıza girmiştir. PLC otomasyon sistemlerinin temel taşı haline gelmesi ile sanayide kullanılan insan gücünün neredeyse yarı yarıya indirilmesi sağlanmıştır.
Kas gücünün yerini alan buhar, buharı takip eden yeni enerji kaynağı elektrik ve nihayet bilgisayar teknolojilerinin sanayi devriminde yarattığı ivme son olarak internet ve otomasyon teknolojileri ile günümüz sanayi anlayışını oluşturmuş ve Endüstri 4.0 olarak adlandırılan dördüncü sanayi devrimi başlamıştır.
İşte tam da bu noktada Japonya hükümeti dünyada olup bitenlerden daha ileriyi düşünerek gelecekte bir adım daha öne geçmek adına “Toplum 5.0” fikri ile yeni bir kalkınma stratejisi oluşturmuştur.
Japonya’nın ortaya attığı bu strateji incelendiğinde; odak noktasını oluşturan insan faktörü kavramı ile Endüstri 4.0’ın bize sağladığı son teknoloji ürünlerin insani ve sosyal boyutu anlaşılmalıdır. Toplum 5.0 yaklaşımı ile toplumların yaşamında ortaya çıkacak sorunları çözmek sadece teknoloji firmalarının değil aynı zamanda farklı meslek gruplarının beraberce üretmesi gereken çözüm yöntemleri ile olacaktır. Peki bu nasıl olmalıdır?
Bu sorunun cevabını vermeden “Ortada bir problemin olduğunu ilk kim bilir?” veya “Böyle bir problemi tanımlamak için ilk kime sorarsınız?” diye sormak isterim. Tabi ki cevap ilk akla gelendir. Yani problemi yaşayan veya problemin sonuçlarından ilk elden etkilenenlerdir. İşte Japonya’da Toplum 5.0 stratejisinde; çözümün yerelden küresele doğru ilerlemesinin önemli bir nokta olduğunu ve çözüm yöntemlerinin her problem için ayrı ayrı ve problemin yaşandığı yer özelinde üretilmesi gerektiğini belirtilmektedir.
Peki Japonya’yı böyle düşünmeye iten faktör ne olmuştur. Öncelikli olarak Japonya’nın bu kadar teknolojik gelişim göstermesinde, yaşadığı önemli olayların etkisi olmuştur. II. Dünya Savaşı’nda yaşadığı atom bombası saldırıları sonucu Japonya hem insan gücü hem de yaşadığı tahribat nedeniyle ekonomik olarak tam bir yıkıma uğramıştır. Bunun sonucu olarak Japonya önceliğini eğitim ve teknolojiye vermiş ve elde mevcut insan gücünü etkinlikle kullanarak çıkış yolunu bulmuştur.
Burada dikkat edilmesi gereken husus insan gücünün etkin kullanımıdır. Bunu yaparken de toplumun her kesiminden fikir alarak en doğruyu bulmayı ve etkilenen herkesin farklı bir bakış açısı ile soruna yaklaşması sonucu ortak bir noktada buluşmayı amaçlamıştır. Diğer bir husus da eğitim verenler ile üreticileri bir araya getirerek üretim politikaları üretmede beraber çalışmaları sağlanmıştır. Bu ise bilgi ile kaynağın buluşması anlamına gelmektedir.
Japonya’yı etkileyen diğer önemli olay ise 2011 yılında meydana gelen Fukuşima Nükleer Santrali’nde meydana gelen felakettir. Bu atom bombası ile tahrip olmuş bir toplumda ikinci bir travma yaratmıştır. Fukuşima felaketini atlatmak adına Japonya hükümeti olayın yaşandığı bölgedeki insanlarla eğitimcileri, araştırmacıları, bilim insanlarını, iş dünyasından insanları bir araya getirerek karşılıklı görüş alışverişi yapmalarını sağlamıştır. Buradaki amaç olayı bizzat yaşayanların kendileri ile ilgili üretilen çözümlerde söz sahibi olmalarını sağlamaktır.
Her iki olayda da dikkat çeken husus ortaya çıkan problemin boyutu ne olursa olsun olaydan etkilenenlerin çözümde söz sahibi olması sağlanmalıdır. İşte Toplum 5.0’ın odağındaki insan faktörü bunu ifade etmektedir.
Toplum 5.0’da olaylar karşısında üretilen çözümlerin yerelden küresele yayılmasındaki temel faktör, her olayın yaşandığı yer ve insan topluluğu içerisinde çözüm bulunması ve üretilen çözümün sonucunda elde edilen tecrübelerin diğer yerlerde yaşanan veya yaşanabilecek olaylarda çözüm üretmek adına kullanılabilmesidir.
Toplum 5.0’ın önem verdiği diğer bir temel faktör ise yaşanan problemlere her meslek dalından iş birliği alarak toplumun ihtiyaçları doğrultusunda sosyal bir yaklaşımla çözüm üretilmesidir.
Örneğin ortaya çıkan bir problem karşısında mühendislerin, doktorların, sosyal bilimcilerin, doğa bilimcilerin ve problem ile alakalı olabilecek her meslek grubu ile iş birliği yaparak toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bir çözüm üretilmesi ve üretilen bu çözümün problemin yaşandığı yer özelinde başarıya ulaşması durumunda diğer benzer olaylarda da kullanılmasıdır. Bu ise bilginin ve tecrübenin şeffaf bir şekilde paylaşımı ile sağlanacağı planlanmaktadır.
Toplum 5.0’ı özetleyecek olursak; teknolojinin bize sağladığı faydaların artan hızıyla ortaya çıkan bilgi ve teknoloji toplumunda, insan faktörünü göz ardı etmeden problemleri sosyal ve toplumsal açıdan incelemek ve olayın yaşandığı yer özelinde çözüm üretmek amacıyla ortaya çıkmış bir stratejidir. Toplum 5.0 insan odaklıdır ve problem çözümünde, problemden etkilenen kişilerin de söz sahibi olduğu her meslek grubundan insanın fikir alışverişi yaparak çözümler ürettiği bir model amaçlanmaktadır.

Yorum yapılmamış
TÜBİTAK’ın yaptığı araştırmaya göre, sanayimizin endüstri olgunluk seviyesi, Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında yer alıyor. Yani “Endüstri 2.5” seviyesindeyiz. Bizim daha hızlı yol almamız lazım bu konuda