Kelime anlamı itibarıyla sentezleme eylemini gerçekleştiren sistem veya düzenek olarak kabul edilebilecek “Synthesizer” (kısaca Synth) kavramı dilimize çevirirken “Sentezleyici” veya daha kolay ifade edilebilir olması sebebiyle “Sentezör” olarak kullanılır.
Sentezleyici farklı türde bir müzik yaratmak ve elektriksel sinyaller üretmek için kullanılan bir müzik aletidir. Üretilen sinyaller bir enstrüman amfisi, hoparlör ya da kulaklık aracılığıyla sese dönüştürülüp duyulur hale gelir. Sentezleyici ile var olan çalgı (piyano, flüt vb.) ve doğadaki sesleri (kuş, rüzgar, dalga) yeniden üretmek mümkün olduğu gibi, tamamen özgün yeni sesler yaratmak da mümkündür.
Sentezleyicilerle elektriksel sinyaller yaratmak için çeşitli teknoloji ve programlanmış algoritmalar kullanır. Genellikle piyano benzeri klavye aracılığı ile kontrol edilir. İçerisinde yerleşik olarak kontrolör bulunmayan sentezleyici MIDI veya CV/GATE metodu ile kontrol edilir.
Sentezleyici tipleri
Sentezleyiciler basitçe donanım ve yazılım sentezleyici olarak iki ana kategoride incelenebilir. Donanım olanları analog ve sayısal tip olarak ikiye ayrılırken, yazılım olanları da tek başına çalışan standalone ve ana programlar altında çalışan plug-in’lerdir.
Sentezleyici yapı taşları
Erken dönem sentezleyicilerin tamamı analog yapıya sahipken, günümüzde DSP ve analog donanımın birleştirildiği modern sentezleyicilere sıkça rastlanmaktadır. Bunun yanı sıra tamamen dijital teknolojiye dayanan software olarak adlandırılan sentezleyici tipleri de mevcuttur. Bir sentezleyici üzerindeki kontrollerin, ister donanım veya yazılım olsun, temel olarak aynı ses sentez prensiplerini temel alır.
- Osilatörler ( VCO ): Osilatör ham ses oluşturur ve kontrolör tarafından şekillendirmesi için gönderir.
Kullanılan dalga şekline göre farklı sesler üretilebilir. Sentezleyiciler birden fazla osilatöre sahip olabilir ancak hepsinde ortak olan dalga tipleri sinüs, kare, üçgen ve testere dişidir. Osilatör sesleri daha sonra birbiri ile birleştirilebilir.
- Filtreler ( VCF ): Birkaç farklı filtre tipi vardır. Filtre çeşitleri hi-pass, lo-pass, bandpass veya çentiktir. Filtre görev olarak seslerdeki frekansları kaldırır. Filtre işleminin uygulandığı frekansa kesme frekansı denir.
- Amplifikatör (VCA): Sesi değiştirmek için sinyal değeri ile oynar.
- Zarf: Saldırı , çürüme , sürdürme ve serbest bırakma denilen parametreleri kullanarak sesi’ şekillendirir. Bu yüzden ADSR zarfları olarak bilinir.
- LFO: Düşük Frekanslı Osilatör. Bu osilatör, VCO gibi ses üretmez, ancak sentez tarafından üretilen sesi doğrudan etkilemek için kullanılır. LFO, sesin farklı kısımlarını etkilemek üzere atanabilir. Örneğin, amplifikatörü salınarak ritmik etkiler yaratabilir veya filtre kesme frekansını sallayarak filtre taramaları oluşturabilir.
Sentezleyiciler tarihi
1863: Alman fizikçi Hermann Helmholtz (1821-1892), ses tonlarını algılayarak müziği nasıl duyduğumuzun modern bilimsel teorisini geliştirdi.

1917: Léon Thérémin (1896–1993), elinizin antene göre konumuna göre ürkütücü bir gürültü yapan radyo benzeri bir kutu olan Thérémin’i geliştirdi. Bu gün hala korku filmlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
1922: Maurice Martenot (1898–1980), ilk elektronik klavye enstrümanlarından biri olan Ondes Martenot’u geliştirdi.
1954: Harry F. Olsen (1901–1982) çığır açan RCA sentezleyicisini üretir.
1950’ler-2000’ler: Etkili Alman besteci Karlheinz Stockhausen (1928–2007), klasik ve elektronik müzik dünyaları arasındaki uçurumu köprüler.
1964: Thérémins ile deneyler yaptıktan sonra, Robert Moog (1934–2005) elektronik müzik çağında başlattığı öncü ve uygun fiyatlı Moog sentezleyicilerini geliştirdi.
1970’ler: Alman müzik grupları Tangerine Dream ve Kraftwerk ve Fransız müzisyen Jean-Michel Jarre sayesinde elektronik müzik oldukça popüler hale geldi.
1970’lerin sonunda: Fairlight CMI ve Synclavier gibi dijital örnekleyici-sentezleyiciler, 1980’lerin başında örneklenmiş ve dijital olarak işlenmiş elektronik müzikte büyük bir artışa yol açtı.
1982: Bilgisayar bilimcisi Ray Kurzweil (1948–) dijital elektronik klavyeler geliştirmeye başladı.
1984: Farklı sentezleyici üreticileri, bilgisayarları ve elektronik müzik aletlerini birbirine bağlamak için standart bir yol sağlamak amacıyla MIDI ara yüzünü kullanmaya başladı.
1990’lar: Jaron Lanier (1960–) gibi müzisyenler ve bilgisayar bilimciler sanal gerçeklik enstrümanları geliştirdiler.
Sonuç olarak dünya küçük ve insanların hayalleri ise büyüktür bunun en güzel ispatı 50 yıl önce merakla söylenmeye başlanan müzik türü, dün olduğu gibi bugünde milyonlarca kişi tarafından dinleniyor.
Kullanılan dalga şekline göre farklı sesler üretilebilir. Sentezleyiciler birden fazla osilatöre sahip olabilir ancak hepsinde ortak olan dalga tipleri sinüs, kare, üçgen ve testere dişidir. Osilatör sesleri daha sonra birbiri ile birleştirilebilir.