Gezegenimizin kabuğu, dünyanın en tehlikeli fay hatları olarak bilinen tektonik plaka sınırlarına ev sahipliği yapar ve bu sınırlar, yıkıcı depremler üretme potansiyeline sahiptir. Peki, San Andreas’tan Kuzey Anadolu’ya, yıkıcı depremler üretme potansiyeli en yüksek olan bu faylar hangileridir ve Türkiye bu listenin neresindedir? Gelin bu hatları yakından inceleyelim. Bu küresel riskleri anladıktan sonra, atılacak ilk adım kendi evinizin depreme karşı güvenli olup olmadığını değerlendirmektir. Bu konudaki kapsamlı rehberimize göz atabilirsiniz.
> Yazıma başlamadan önce, 06 Şubat 2023’te yaşadığımız depremde yitirdiğimiz canlar için Allah’tan rahmet, kalanlarımız için ise başsağlığı diliyorum. Bu elim olayın sonucunda oluşan maddi ve manevi hasarların bir an önce hiçbir vatandaşımız mağdur olmadan karşılanmasını temenni ederim.
Listemizdeki En Tehlikeli Fay Hatları

Depremlerin ve fay hatlarının büyük çoğunluğu, bu plakaların birbiriyle etkileşime girdiği sınırlarda meydana gelir.
San Andreas Fay Hattı
Dünyanın en tehlikeli fayı denilince akla ilk gelen bu hat Amerika’nın Kaliforniya Eyaletinde yer almaktadır. Uzunluğu yaklaşık olarak 1200 kilometreye varan bu hat Pasifik levhası ile Kuzey Amerika levhası arasında tektonik sınırı oluşturur. Uzun yıllardır bir deprem yaratmamıştır. Fakat araştırmacıların seçtiği Parkfield isimli merkez üssünde şimdiye kadar kaydedilen 6 ve üstü büyüklükteki 6 deprem neredeyse eşit zaman aralıklarıyla gerçekleşti: 1857, 1881, 1901, 1922, 1934, 1966 ve 2004. Çok yüksek derinliğe sahip küçük sarsıntılarsa birkaç ayda bir meydana geldi. Bunun dışında bu hattın kayıtlara geçen, yarattığı en şiddetli deprem 1906 yılında San Francisco merkezli 7,9’luk depremdir. Bu deprem yüzeyde yaklaşık 6 metreye kadar varan kayma gerçekleştirmiştir.
Pasifik Ateş Çemberi Fay Hattı
San Andreas fay hattı ile aynı levhayı sınırlayan bu hat Japonya’nın tam altından geçmektedir. En şiddetli depremleri yaratan bu fay hattı son derece aktiftir. Bu hattın yarattığı en büyük deprem 2011 yılında Japonya’nın Tohoku bölgesinde 9.1 şiddetindeki depremidir. Depremin yarattığı tsunami dalgalarının boyu ise yaklaşık 40 metre olarak ölçülmüştür. Bu dev dalgalar depremden sadece yarım saat içerisinde Japon kıyılarına ulaştı ve nükleer bir kazaya sebep olmuştur ve 18.000’den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. En son ki yüksek şiddetli depremini 16 Mart 2022’de Fukuşima şehrinde 7.3 şiddetinde gerçekleştirmiş. Kayıtlara göre sadece 3 kişi hayatını kaybetmiştir. Bunun sebebinin; ülkedeki deprem bilincinin, eğitimin, ahlaklı müteahhitlerin ve işini iyi yapan mühendislerin olduğu söylenebilir.
Kuzey Anadolu Fay Hattı
Türkiye’de, Marmara Denizi’nin batısından başlayıp, Anadolu’nun kuzey kıyısı boyunca takip ederek Van Gölü’ne kadar uzanan bu fay hattı ülkemizdeki en tehlikeli fay hattıdır. Güneyde Arap Levhası (yılda 25 mm’leri bulan hızlı sıkıştırma hareketi ile), kuzeyde Avrasya Levhası’nın (neredeyse hiç hareket etmeyen) arasında kalma sebebi ile batıya doğru açılan; yüksek sismik aktivite gösteren bir levhadır. Kayıtlara göre oluşturduğu en şiddetli deprem 1999 yılında yaşanan, 7.8’luk Gölcük depremidir. Yaklaşık 18.000 vatandaşımızın kaybına, 44.000 vatandaşımızın yaralanmasına yol açmıştır. Bu deprem aynı zamanda cumhuriyet tarihinin en büyük depremlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir.
Doğu Anadolu Fay Hattı
Türkiye’de, Antakya ve Kahramanmaraş üzerinden geçerek Van Gölü’nde Kuzey Anadolu fay hattı ile birleşen bu hat Anadolu Levhası ile Arap Levhası arasında kalmaktadır. Doğu ve Kuzey Anadolu fayları, Avrasya Levhası ile devam eden çarpışma nedeniyle sıkıştırılan Anadolu Levhasının batıya doğru hareketini birlikte barındırır.
Bu fay hatlarının tarihsel sarsıntı sonuçlarını ve geçmişte hangi büyük depremlerin yaşandığını öğrenmek için ‘Bir Tarih Yolculuğu: Anadolu’da Depremler’ yazımıza göz atabilirsiniz.
Bu fay yakın zamanda, yazımın başında belirtmiş olduğum felaketi gerçekleştirmiştir ve Kahramanmaraş merkezli 7,8 ile 7,6 şiddetinde iki büyük deprem yaratmıştır. Şu ana kadar belirlenen kayıtlara göre 50.000 vatandaşımızın kaybına yol açmıştır. Yine aynı şekilde cumhuriyet tarihinin en büyük depremleri olarak kayıtlara geçmiştir.
Yaşadığımız bu felaket, bizlere bir kez daha bilimin ve bilim insanın önemini hatırlatırken; ülkemizdeki deprem bilincinin, eğitimin, ahlaklı müteahhitlerin ve işini iyi yapan mühendislerin artmasını temenni ettirmiş oldu.
Sonuç: Bilim ve Mühendisliğin Önemi
Yaşadığımız bu felaket, bizlere bir kez daha bilimin ve bilim insanının önemini hatırlatırken; ülkemizdeki deprem bilincinin, eğitimin, ahlaklı müteahhitlerin ve işini iyi yapan mühendislerin artmasını temenni ettirmiş oldu.
Kaynakça
- https://www.jmo.org.tr/
- https://www.globalquakemodel.org/gem-maps/global-earthquake-hazard-map
- U.S. Geological Survey (USGS) – Plate Tectonics Program



2 yorum
Teşekkürler. Çok bilgilendirici bir yazı, keyifle okudum 🙂
Evet güzel olmuş