Deniz çayırları; deniz eriştesi olarak bilinen denizlerde yaşayan ve çoğunlukla deniz tabanına bağlı şekilde büyüyen, çiçek açan uzun ömürlü, çok yıllı denizel su bitkileridir. Posidoniaceae, Zosteraceae, Hydrocharitaceae ve Cymodoceaceae olarak 4 familya 60 türden oluşmaktadır. Antarktika kıtası haricinde bütün kıta sahillerinde bulunan bu çayırlar; yağmur ormanlarına kıyasla 2 kat fazla karbondioksit özümsemesi yapan su bitkisi (yılda yaklaşık 27,4 milyon ton CO2) deniz ekosistemleri için oldukça önemli bir rol oynar.
Deniz Çayırları Nedir?
Kök, gövde ve yaprak formunda olan çayırlar fotosentez yapabildiğinden denizlerin besin ve oksijen kaynağıdır. Deniz çayırları, yosun (alg) değil su bitkisidir. Besinlerini köklerden taşıma sistemi ile alan çiçekli-damarlı bitkilerdir. Genellikle sığ denizlerde, özellikle kıyı bölgelerinde yer alırlar. Oluşması ve gelişimi uzun yıllar alan çayırlar sucul canlıların doğal yumurtalama alanlarını oluşturur. Yaklaşık 100 milyon önce karadan kopup gelerek su bitkisi olarak evrimleşen karasal kökenli bitki olduğu düşünülmektedir.
Şekil 1. Deniz çayırlarının su ekosistemindeki ekolojik rolü (Frontiersin.org)
Deniz Çayırlarına Örnek Türler
Deniz çayırları, farklı iklim bölgelerinde ve deniz ekosistemlerinde büyüyen çeşitli bitki türlerinden oluşur. İşte deniz çayırlarının bazı önemli türleri ve özellikleri:
Deniz çayırları Akdeniz Havzası’nda Zostera, Posidonia ve Cymodocea gibi cinslerden oluşan türleriyle tanınır. Posidonia oceanica, Cymodocea nodosa ve Zostera noltii deniz çayırlarının en bilinen türlerindendir.
Posidonia oceanica: Akdeniz’in endemik türüdür. %33-39 tuzlulukta, 1 ila 40 metre derinlikle kayalık, kumluk tabanların temiz sularında geniş yayılım gösterir. Sadece denizel bir tür olan posidonia oceanica nehir ağzı ve bataklıklarda bulunmaz, oligotrofik temiz denizlerde indikatör canlılarındandır. Yavaş büyüyen, geniş rizomlara (kök yumruları) sahip, 10-29°C arası sıcaklığa tolere edebilen, ışığa bağımlı fotosentez gerçekleştiren hassas bir türdür. Deniz ekosistemindeki bazı türlerin varlığında deniz çayırlarının yayılımı/çoğalması etkilenir. Epifitik alglerin aşırı çoğalması (Ectocarpales ve Crysophyceae) ile yapraklarda mukus tabakası oluşturması, ötrofikasyon, besin girdisinin fazlalığında deniz kestane popülasyonunda artışlarında gezegenin en değerli canlısı olan deniz çayır popülasyonları olumsuz yönde etkilenmektedir.
Deniz Çayırlarının Ekolojik Rolü
Deniz çayırları ekosistemlerde çok önemli bir rol oynar. Bunlar:

- Biyolojik çeşitliliği destekler: Deniz çayırları, birçok deniz canlısı için yaşam alanı sağlar. Balıklar, yengeçler, istiridyeler, midyeler gibi pek çok deniz canlısı bu alanlarda barınır ve beslenir (1,2,3,4,5; anemon, izopod, gastropod, deniz yıldızı, yengeç).
- Su kalitesini iyileştirir: Deniz çayırları, suyun filtre edilmesine yardımcı olur. Metrekarede 5000 litre oksijen üretme kapasitesine sahiptir.
- Karbon depolar: Deniz çayırları yatakları, deniz ekosisteminde karbonu depolayarak iklim değişikliğiyle mücadeleye katkıda bulunur. Yılda 83 milyon tona kadar karbonu yakaladığı düşünülmektedir. Besin maddelerinin aşırı birikmesini engeller.
- Kıyı erozyonunu engeller: Kök yapıları, kıyıların erozyona uğramasını engelleyerek kıyı bölgelerinin korunmasına yardımcı olur.
2019 Yılı İtibariyle Ülkemiz Kıyılarındaki Deniz Çayırları
Posidonia oceanica türü ülkemizde Karadeniz kıyılarında bulunmazken Marmara Denizi (Marmara Adası çevresi), Ege Denizi (kıyı hattı boyunca), Akdeniz’in İskenderun’a kadar olan kesiminde görülmektedir. Son yapılan bilimsel çalışmalar eşiğinde posidonia oceanica ülkemiz sınırlarında 14.468.200 hektar alana sahiptir. 2019 yılı itibariyle bilimsel yayınlar referans alınarak yıllara göre saptanan deniz çayır alanları gösterilmiştir.

Deniz Çayırlarının Karşı Karşıya Kaldığı Tehditler
Deniz çayırlarının hasar/tahribat sebeplerini kıyı gelişimi, kentsel/endüstriyel kirlilik, fiziksel hasar, besin tuzunda artış şeklinde gruplandırabiliriz. Bunlar;
- Dip trol avcılığının yaygınlaşması,
- Teknelerin demirlenmesi,
- Ötrafikasyon (sediment ya da deniz suyu),
- Tuzluluk artışı (su arıtma tesislerinin etkisi),
- Yabancı alg türlerinin artışı,
- Erozyon,
- Sedimentasyon,
- Deniz Kirliliği (kentleşme, balast suyu, plastik vb.),
- İklim değişikliği (deniz suyu sıcaklığında artış),
- Turizm baskınlığı (marina ve liman inşaatları, yapay plajlar, plaj alanı derinleştirme),
- Kıyı tahribatlarını örnek olarak verebiliriz.
Deniz Çayırlarının Korunması İçin Neler Yapılmalı?
1- Deniz çayırlarının bulunduğu alanlarının izlenmesi,
2- Yasa dışı avcılığının önüne geçilmesi ve dip trol avcılık faaliyetlerinin önüne geçilmesi,
3- Çapa atımını önlemek için çayırlık bölgelerinin şamandıra/mapa sistemlerinin kurulması ve izlenmesi,
4- Yabancı ve istilacı türlerin kontrolünün sağlanması ve mücadele faaliyetleri,
5- Yasal düzenlemeler ve uygulamalar,
6- Organik madde girişlerini önlem,
7- Tahrip olan alanları yeniden oluşmasını sağlamak için ekosistem restorasyon çalışmaları vb.
Türkiye ve Dünya Deniz Çayırlarının Korunması İçin Neler Yapıyor?
Deniz çayırları, Türk Deniz Hukuku’nca Eylem Planı ile korunmak istense de mevcut kirlilik, dip trolü, çapalama, kıyı yapılanması nedeniyle tahribat her geçen gün artmaktadır. Küresel anlamda bu yataklar her yıl yaklaşık olarak %1,5 oranında kaybolmaktadır.
- WWF’nin 2021 yılında Kaş-Kekova Deniz Koruma Alanı ilan ederek Akdeniz’e Nefes: Kaş- Kekova Deniz Çayırları Koruma Projesi‘ni başlattı. Bölgeyi şamandıra sistemiyle koruyarak su altı inceleme çalışmaları sürdürmektedir. Mart 2023 itibariyle benzer bir çalışmayı Datça-Bozburun ve Dilek Yarımadası’nda yaparak Mavi Ormanlar Projesi‘ni başlattılar.
- MedPosidonia Projesi (2006-2009) Cezayir, Libya, Tunus ve Türkiye’de deniz çayırları üzerine Total Corporate Foundation tarafından finanse edilen izleme/inceleme projesidir. Seçilen bölgelerdeki çayırların incelenmesi, haritalanması ve bilgi toplanmasını amaçlamıştır.
- Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları Projesi, İş Bankası ve TÜDAV (Türk Deniz Araştırmaları Vakfı) ile birlikte 2023 Eylül itibariyle başlamıştır. Projede Marmara Denizi’nde nadir hayatta kalan deniz çayır bitkisinin (Posidonia ocaenica) haritalanması, yok olma sebeplerini ve korunmasını amaçlamıştır.
- 2011 yılı itibariyle Smithsonian Enstitüsü tarafından Zostera Deneysel Ağı (ZEN) adlı programı başlatıldı. Kuzey yarımkürede 50 farklı noktadaki deniz çayır yataklarını eşzamanlı araştırmalar yürütmektedir. Thalassia Deneysel Ağı (TEN) çalışmasıyla Thalassia testudinum habitatlarında mevcut sorunları tespit ediyor, SeagrassNet ile ise 122 kritik deniz çayırlarını izleyerek koruma yollarını bulmayı amaçlıyor.
Kaynakça:
- tudav.org
- akdenizkoruma.org.tr
- tr.wikipedia.org
- kids.frontiersin.org
- www.wwf.org.tr
- www.sivilsayfalar.org
- ocean.si.edu
