Defibrilatör cihazı kalbin normal dışı atımını tekrar normal kalp ritmine döndürebilmek amacıyla kullanılan cihazlardır. Bu cihazlar aritmiyi, çok yavaş veya çok hızlı olarak nitelendirilen kalp atışlarını önleyebilmekte veya düzeltebilmektedirler. Defibrilatör cihazlarının ilk hali 1899 yılında İsviçre’de Jean-Louis Prévost ve Frédéric Batelli adında iki fizyolog tarafından tanıtılmıştır. Bugün bilinen harici defibrilatör ise 1930 yılında William Kouwenhoven tarafından icat edilmiştir. Elektrik mühendisi olan William Kouwen henüz öğrenciyken elektrik şokları ve bunun insan kalbi üzerindeki etkilerini inceledi. Defibrilatör cihazlarının ilk kez bir insan üzerinde kullanılması ise 1947 yılında kalp cerrahı Claude Beck ve arkadaşı James Rand tarafından yapılan bir cihaz ile gerçekleştirilmiştir.
Günümüze gelindiğinde ise farklı defibrilatör türleri ortaya çıktı. Bu defibrilatör türlerini inceleyecek olursak;
Defibrilatör Cihazı Çeşitleri
1-) Manuel Harici Ve Dahili Defibrilatör:
Bu defibrilatör cihazları bir sağlık uzmanı tarafından kullanım gerektirir. Manuel harici defibrilatörler elektrokardiyogram ile birlikte kullanılırlar. Bu manuel harici defibrilatörlerde ilk olarak cihazı kullanan çalışan kalp ritmini gözlemler ve sonrasında elektrik şokunun voltajını ve zamanlamasını manuel olarak belirler. Manuel harici defibrilatörler genellikle ambulanslarda ve hastanelerde kullanılmaktadır.
Manuel dahili defibrilatörler ise doğrudan kalbe yerleştirilen ekipmanları aracılığıyla şoku iletirler. Bu defibrilatör çeşitleri çoğunlukla ameliyathanelerde ve nadiren de acil servislerde açık kalp prosedürü uygulanan durumlarda kullanılırlar.
2-) Otomatik Harici Defibrilatör(AED):
Otomatik harici defibrilatörler hafif pil ile çalışan taşınabilir cihazlardır. Bu cihazlar ani kalp durması geçiren kişilerde kullanabilmek amacıyla tasarlanmıştır. AED cihazlarında kalp ritimlerinin analizi için bir teknoloji mevcuttur. Cihazlara ait elektrot adı verilen sensörlü yapışkan pedler kalp krizi geçiren kişinin göğsüne yapıştırılmaktadır. Elektrotlar sayesinde kişinin kalp ritmi hakkında AED’de bulunan bilgisayara bilgi gider. Bu bilgisayar ile kalbe elektriksel şok gönderilmesinin gerekli olup olmadığı analiz edilmektedir. Eğer elektriksel şok gerekliyse elektrotlar ile kalbe şok iletilmektedir. AED cihazları tam otomatik veya yarı otomatik olabilmektedir. Yarı otomatik AED cihazlarında bilgisayar analizinden sonra şok göndermek gerekirse bir düğmeye basmak gerekir. Tam otomatik AED cihazlarında ise şok otomatik olarak verilmektedir.

AED cihazlarını kullanmak için mesleki eğitim almaya gerek yoktur. Bu cihazlar kullanım eğitimi almamış veya kısa süreli eğitim almış kişiler tarafından kullanılabilmektedir. AED cihazları kullanıcının doğru kullanımını sağlayan sesli uyarılara ve talimatlara sahiptir.
3-) İmplante Edilebilir Kardiyoverter Defibrilatör(ICD):
Kalp pillerine benzer implant formatında olan bu defibrilatör çeşitleri otomatik dahili kardiyak defibrilatör olarak da bilinmektedir. Bu defibrilatör türleri hastanın kalp ritmini izleyip tehdit oluşturan aritmi durumlarında hasta kalbine şok uygulama esasına göre çalışırlar. Bu cihazların aritmilerin kontrol edildiği göğüs ve karın bölgesine cerrahi müdahale ile yerleştirilmesi gereklidir.
4-) Giyilebilir Kardiyoverter Defibrilatör (WCD):
Bu defibrilatör çeşitlerinde kalbin ritmini kotrol eden ve gerektiğinde şok veren birime kablolarla bağlı cilt yüzeyine yerleştirilmiş sensörler bulunmaktadır. Cihaz yeleğe bağlı bir kemere sahiptir ve kıyafetlerin altına giyilmektedir. Cihazda bulunan sensörler bir uyarı oluşturarak hastayı bilgilendirir.
Kaynaklar:
www.nhlbi.nih.gov
en.wikipedia.org
file.atuder.org.tr
www.afzirvesi.org
www.informedhealth.org

