Ocak ayının ilk günlerinde salgın haline gelen Corona, son zamanlarda artan vaka ve ölüm sayısıyla insanlar üzerinde ciddi bir etki bırakmış durumda. Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan Corona (Covid-19) nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı 5 bin 850’e, virüs bulaşmış hasta sayısı ise 156 bin 450’e yükselirken; 73 bin 968 kişi de tedavi edildi.
Küresel olarak yayılan virüs, tüm dünyayı alarma geçirdi. Ciddi bir tehdit olan Corona virüsünden birkaç basit önlemle kendimizi korumamız mümkün olabilir.
Basitçe Alınabilecek Önlemler
Coronavirüs, korunma yolları gripten korunma yollarına benzer. Bu hastalıktan korunmak için el hijyeni son derece önemlidir. Coronavirüs korunma yolları olan bir hastalıktır. Sadece Corona virüsü değil pek çok hastalıktan korunmada el hijyeni birinci sırada yer almaktadır. Eller mutlaka temiz tutulmalıdır. Eğer kalabalık ortamlarda bulunuluyorsa, mutlaka bir yere dokunuluyordur. Bu nedenle eller iyice temizlenmeden, ağıza, buruna ya da göze dokunulmamalıdır. Eller su ve sabunla iyice yıkanmalıdır. Alkol bazlı el antiseptiğinden de el temizliğinde faydalanmak mümkündür. Hasta olunduğunda, hapşırıldığında ya da öksürüldüğünde ele hapşırmamak ve öksürmemek gerekmektedir. Hapşırırken, öksürürken tek kullanımlık kağıt mendil tercih edilmelidir. Mendil bulunamıyorsa, kollardan biri ağız ve burun bölgesine götürülerek çıkacak damlacıkların havaya yayılması engellenebilir.
Coronavirüs koruyucu maske kullanımı önemlidir. Hasta olan kişilerin maske kullanarak bu hastalığın başkalarına bulaşması önlenebilir. Ayrıca bağışıklığı güçlendirecek şekilde beslenmek, taze sebze ve meyve tüketmek, bol sıvı almak, kalabalık ve kapalı alanlarda bulunmamak hastalıktan korunmak için alınacak önlemlerdendir. Kapı kollarına dokunulmamalı ve kapı kolları iyi dezenfekte edilmelidir. Tüm bu önlemler alındığında virüsün ciddi bir problem oluşturmayacağı uzmanların ortak görüşlerinden biridir.
Ancak son zamanlarda Corona virüsünün insanlar üzerindeki etkisi çarpıcı noktalara ulaşmış olsa da küresel çapta yıllardır çok daha ciddi sonuçlara yol açan bir problem daha var: Hava Kirliliği
Hava Kirliliği
Hava kirliliği, havadaki bileşenlerin oranının insan sağlığını veya çevresel dengeleri bozacak şekilde değişmesi ya da havada bulunmaması gereken maddelerin havaya karışmasıdır.
Hava kirliliği, nüfusun artması, kentlerin büyümesi, endüstrinin gelişmesiyle artan oranda ve değişen içerikte etkilerini sürdürmektedir. Lokal bir kaynaktan salınan hava kirleticiler yerel etkiler gösterirken, kent merkezlerinde enerji tüketimi, fosil yakıt yanması, motorlu taşıtların artmasıyla hava kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Bölgesel taşınımlar, asit depolanması, artan sera gazları, troposferik ozon üretimi bugün hava kirliliğinin küresel boyutlara ulaşan etkilerini ortaya koymaktadır. Trafik, ulaşım, endüstri ve ısınmadan kaynaklanan kirleticiler (antropojenik kaynaklı) hava kirliliğinin başlıcaları iken; meteoroloji, topografik yapı, dispersiyon ve kimyasal dönüşüm süreçlerinin hava kirliliği ve iklim üzerindeki etkileri artık daha iyi bilinmektedir.
Hava kirleticilerinin çevreye ve insan sağlığına etkilerinin zaman, mekan, etki süresi, konsantrasyon ve diğer karakteristiklerine bağlı olduğu bilinmektedir. Hava kirliliği bir yandan kalp ve akciğer hastalıklarına bağlı ölüm oranını artırırken, diğer yandan bu hastalıklara bağlı hastane başvurularını artırmaktadır. Bundan başka, hava kirliliği özellikle çocukların akciğer gelişimini olumsuz etkilemekte ve kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi kronik hava yolu hastalıkların prevalansını artırmaktadır.
Alman araştırmacılar her yıl dünyada yaklaşık 8,8 milyon, Avrupa’da da yaklaşık 800 bin kişinin hava kirliliği yüzünden yaklaşık 2 yıl daha erken öldüğünü belirtiyor. European Heart Journal bilim dergisinde yayımlanan araştırmaya göre bu sayı dünyada tütün tüketiminden ölen insanların sayısından fazla.
Araştırma hava kirliliğinin önce akciğerleri vurduğunu, kan dolaşımı sonucu kalp hastalıklarının ve krizinin solunum hastalıklarından iki kat daha fazla görüldüğünü söyledi.
Araştırma ekibinin üyesi Profesör Jos Lelieveld “Havayı kirletenler çoğunlukla fosil yakıtların kullanılmasından kaynaklandığı için diğer enerji kaynaklarına acilen geçiş yapmalıyız. Temiz, yenilenebilir enerji kullanırsak sadece iklim değişikliği etkilerini azaltmak için Paris anlaşmasına uymakla kalmayacağız ayrıca hava kirliliğine bağlı ölümleri yüzde 55 azaltacağız” dedi.
Profesör Thomas Münzel küçük partiküllerin kardiovasküler hastalıklara neden olduğunu ve bunun dikkate alınmadığını söyledi.
Dolayısıyla, Corona gibi küresel çapta fakat dönemlik problemler için çok ciddi mücadeleler verirken; dünyanın daha köklü daha ciddi ve sadece bugünü değil yarınları da ilgilendiren problemleri göz ardı edilmemelidir. Çünkü dünya üzerinde yaşayan bireyler olarak en asli görevlerimizden bir tanesi gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmaktır.
Kaynakça
hsgm.saglik.gov.tr/tr/cevresagligi-ced/ced-birimi/hava-kirlili%C4%9Fi-ve-sa%C4%9Fl%C4%B1k-etkileri.html
www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47537853
www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/coronavirus-koronavirus-nedir-korona-virusu-nasil-bulasir/