“En başta, bilim insanı olarak doğarız. Doğduğumuzda dışarıda nelerin olduğunu merak ediyoruz. Güneşi, ışığı, yıldızları, okyanusların, havanın nasıl oluştuğunu merak etmeye başlıyoruz. Bilim insanı olarak doğuyoruz ve ondan sonra bir şey oluyor. Tehlikeli yaşlara geliyoruz, ortaokul ve lisenin tehlikeli yaşlarına. O zaman tam anlamıyla merakımız eziliyor.”
“Her bir küçük merak tohumu, toplumun kendisi tarafından eziliyor.” -Albert Einstein
Çocuklar sorular sormayı sever, etraflarında olan biteni anlamaya çalışır. Bizim günlük hayatın koşuşturmasında aklımıza bile gelmeyen şeyleri merak eder çocuklar. Eğer bir engelle karşılaşmazsa, meraklı bir çocuk yetişkin bir bilim insanı olur. Bu engeller sorulara aldıkları baştan savma cevaplar, sıkıcı ansiklopedik bilgiler ve heves kırıcı sözler olabilir. Ancak engellerin olduğu gibi bu yolda destekler de olabilir. Bir çocuğun (hatta bir yetişkinin de) içindeki bilim insanını beslemek için deneyler yapmaktan daha iyi bir yol düşünemiyorum.
1-Oobleck:
Oobleck ismi, Dr. Seuss’un bir çocuk kitabı olan “Barholomew and the Oobleck” den geliyor. Bu deney kolay olduğu kadar eğlenceli de. Oobleck, şimdilerde özellikle çocuklar arasında çok popüler olan slime furyasının atası. Oobleck, newtonsal olmayan bir akışkan. Yani darbe aldığında katı ancak serbest halde iken sıvı gibi davranıyor. Bu deney, çocuklara neredeyse bir sihir gibi gelecektir.
İLGİLİ MAKALE: NEWTONSAL OLMAYAN AKIŞKANLAR
Malzemeler:

-Bir su bardağı su
-İki su bardağı mısır nişastası
-Gıda boyası (isteğe bağlı)
Önce suyu bir kâseye koyuyoruz. Yavaşça mısır nişastası ekliyoruz. Böylece ne kadar ekleyeceğimizi daha kolay anlıyoruz. Kıvama gelene dek, karışımı karıştırıyoruz. Kıvama geldiği, ellerimize alıp biraz sıkıştırarak hareket ettirdiğimizde sıvı bir miktar katılaşmasından anlaşılabilir. Daha sonrasında gıda boyasını ekliyoruz ancak uyarmak gerekirse, homojen bir karışım elde etmek biraz zor olabilir.
Oobleck’imiz hazır! Şimdi, dilerseniz elinizde sıkıştırıp oynayabilir, karışıma yumruklar atabilir, eski bir hoparlörün üstüne koyup hareket etmesini izleyebilir veya hayal gücünüzün size sunduğu her şeyi yapabilirsiniz.
2-Fasulye Deneyi:

Fasulye deneyi, herhalde aklınıza gelebilecek en klasik deney. Hangimizden ilkokuldayken öğretmenlerimiz bu deneyi istemedi ki? Bu deneyin neredeyse hiçbir masrafı yok ve ayrıca çocuklara yediklerimizin nasıl yetiştiğini öğretmek için harika bir yol.
Malzemeler:
– Kavanoz
– Pamuk
– Bir veya birkaç kuru fasulye
Önce, birkaç tane pamuğu kavanozun dibine yerleştiriyoruz. Sonra, fasulyeleri kavanozun kenarına yerleştiriyoruz. Kenarlara koyarsak gelişmelerini seyredebiliriz. Koyduğumuz fasulyelerin üstünü birkaç tane pamuk ile örtüyoruz. Tahminen iki veya üç katman pamuk yeterli olacaktır. Bir sonraki adımda, kavanozu nemli olmasına yetecek kadar ıslatıyoruz.
Artık fasulyelerinizin büyümesini izleyebilirsiniz! 4-5 gün kadar sonra, fasulyeniz toprağa koyabilecek kadar büyüyecektir.
3-Çıplak Yumurta:

Oldukça basit olan bu deney, sirke içeriğindeki asetik asit ve yumurta kabuğundaki kalsiyum karbonatın kimyasal tepkimesini gözlemliyoruz.
Malzemeler:
– Çiğ yumurta(lar)
– Sirke
Bu deney oldukça basit bir deney. İlk olarak, yumurtayı veya yumurtaları kabımıza koyuyuruz. Kap olarak bir bardak seçilebilir. Ardından yumurtaları tamamen kaplayacak kadar sirke ekliyoruz. Bu esnada yumurtadan gaz çıkışı gözlemlenebilir. Bunun sebebi, yumurta kabuğu ve sirke arasındaki reaksiyon sonucu ortaya çıkan karbon dioksit gazıdır. 24 saat sonra, yumurtaları çıkarıp soyabilirsiniz. Deneyi daha eğlenceli hale getirmek adına kabuksuz kalan çıplak yumurtalarınızı ışığın üstüne koyabilirsiniz.
Eğer yumurtaları mısır şurubuna ya da benzeri sıvı yoğunluğunda bir akışkan içine koyarsanız bir ya da iki gün içerisinde büzüldüğünü gözlemlersiniz. Bunun sebebi osmoz dediğimiz biyolojik olaydır. Bu olayda yumurtanın içindeki su şuruba geçeceğinden yumurta çekilerek, küçülür.
4-Balon Şişirme:
Çocuklar balonları ve patlayan şeyleri izlemeyi çok sever. Öyleyse, neden bu ikisini birleştirerek çok keyif alacakları bir deney yapmayalım? Elbette dikkatli olmak koşuluyla.
Malzemeler:
– Balon
– Karbonat
– Bir bardak sirke
– Huni
– Şişe
Huni aracılığıyla karbonatı balonun içine dökerek başlıyoruz. Ardından huniyi tekrar kullanmak için yıkayalım. Yine, huni aracılığıyla sirkeyi şişeye aktaralım. Şişemiz ufak bir şişe ise şişenin yarısı kadar, büyük ise şişenin 1/3’ü kadar sirke yeterli olacaktır. Balonun ağzını, şişenin ağzına dökmemeye dikkat ederek yerleştiriyoruz. Şişenin içerisindeki sodaya birden değil yavaşça düşmesi için ise balonun ağzının yukarısından parmaklarımızı hafifçe gevşeterek açıyoruz.
Bundan sonra balonun şişmesini izleyebilirsiniz. Ancak, balonumuz uçmayacaktır. Peki, neden? Çünkü bu yaptığımız asit-baz deneyinde reaksiyonun çıktısı olan karbondioksit gazı balonumuzun şişmesini sağladı fakat karbondioksit gazı havadan daha ağır olduğu için balonumuz uçmayacaktır.
Böylece bu deney yoluyla çocuklarınıza, öğrencilerinize asit ve bazları tanıtabilirsiniz. Ayrıca normal hava yahut helyum ile şişirilmiş balon ile balonumuzu kıyaslayarak bazı şeyler uçarken diğerlerinin neden uçmadığını anlatabilirsiniz.
İYİ EĞLENCELER!
KAYNAKÇA VE İLERİ OKUMA:
- www.livescience.com
- theimaginationtree.com
3 yorum
vay canına
HARİKA
Güzel ama ben bunları gördüm