Geleceği düşünmek, geleceğin getirebileceği tüm olasılıkları düşünmek pek çoğumuz için epey korkutucu. Ancak şimdi biz nasıl geleceği düşünürken korku içindeysek, bizden öncekiler de aynı durumdaydılar. Herkes geleceğe dair bir fikre, bir görüşe sahip. Bunlardan kimisi içimizi umutla doldururken, kimisi de endişelendirir. Çok azımızın ise geleceğe dair görüşleri gerçek olur. Hangi kapıya çıkarsa çıksın tüm insanlık için ortak bir şey var; hepimiz geleceği düşünürüz.
Bazı fikirler yanılmaya mahkumdur. Yıllar geçtikçe ve teknoloji ilerledikçe bazıları “Üretilebilecek her şey üretildi” dedi, insanların işlerini makinelere kaptırma korkusu makinelere saldıran kızgın kalabalıklara sebep oldu (Ludistler). En pesimisttik olanlar “Sonumuz geliyor!” diye çığırdı. Ancak şimdiye dek tarih, hepsinin hatalı olduğunu kanıtladı.
Zaman geçtikçe insanoğlu hep gelişti ve bu durum da kaderini belirledi. Cambridge Dictionary’e göre bilim kurgunun tanımı şöyledir: “Bilimdeki hayali gelişmeleri ve hayata özellikle geleceğe etkileri hakkında bir yazım”. Bu tanıma baktığımızda, birisinin size bilim kurgu kitaplarının bazı gerçekleşen kehanetlere sahip olduğunu söylemesi çok büyük bir sürpriz olmayacaktır.
Öyleyse, haydi bilim kurgu yazarlarına ve gerçekleşen kehanetlerine bir göz atalım.
JULES VERNE
Jules Verne Kaynak: Wikimedia
Jules Verne, muhtemelen diğerleri ile karşılaştırılınca en ünlü bilim kurgu yazarıdır. Sizleri bilmem ancak benim bütün çocukluğum Phileas Fogg (80 Günde Devr-i Alem) ile dünyayı gezdiğimi hayal ederek geçti. Jules Verne, H.G Wells ve Hugo Gernsback ile birlikte bilim kurgunun babalarını oluştururlar. Jules Verne, yalnızca geleceğin kâhini değil, onun ilhamıdır da.
1870 yılında Denizler Altında Yirmi Bin Fersah romanı yayınlandı. Bu romanda Nautilius isimli devasa bir denizaltı elektrik ile çalışıyordu. Burada ilginç olan, o günlerde pek çok denizaltı olmasına rağmen henüz hiç elektrikle çalışan denizaltı üretilmemişti. Bu konuda Jules Verne 1867 yılındaki Paris fuarından ilham aldığını söylüyor.
Ay’a Yolculuk Kaynak: Wikimedia
Babası Michael’ın fikirlerinden aldığı ilhamla 2889 Yılında hikayesini yazdı. Bu hikâyede Jules Verne, şimdi haber programı olarak tanımladığımız programları şöyle tarif ediyordu: “Bir kâğıda basılmak yerine, The Earth Chronicle her sabah muhabirlerle, iş adamlarıyla ve bilim adamlarıyla ilginç sohbetler ederek, günün haberlerini alarak aboneleriyle konuşuyor.” Bu tariften 30 yıl sonra ilk haber programı gerçekleşti. Aynı hikâyede bahsettiği phonotelephote ise günümüzün video konferansına selam çakıyor.
Ay’a Yolculuk kitabında ise gerçekte yaşanan yolculukla oldukça uyumlu tahminler bulunuyor. Lunar Modülün malzemesi (Aluminyum), aracın (Apollo) büyüklüğü ve şeklinden kalkışın gerçekleşeceği yere (Houston) dek tutuyordu. Ayrıca uzay yelkenlilerini tahmin etmiş olsa da bunun daha öncesinde Kepler tarafından bahsedilmiş bir fikir olduğunu biliyoruz.
Tüm bu kehanetlerine baktığımızda Jules Verne’in bir kâhin ya da öyle bir şey olmadığını anlayabiliyoruz. O sadece etrafındaki dünyanın ne yöne doğru yol aldığını takip eden bir adamdı.
H.G. WELLS
“İçimde büyüyen bir çeşit delilikle birlikte, kendimi geleceğin içine savurdum.” (Zaman Makinesi, H.G. Wells)
Herbert George Wells, tıpkı Jules Verne gibi bir başka bilim kurgu yazarıdır. Dahası, bu iki yazar “Bilim Kurgunun Babası” lakabı için birbirine rakip görülür (Bu konuda tartışabiliriz ancak tartışılmayacak bir gerçek var ki o da annesinin Mary Shelley olduğudur.). Ay’da İlk İnsanlar kitabı ilk defa 1901 yılında basılmışken, Ay’a Yolculuk ise 1865 yılında yayımlandı. Bu nedenle H.G. Wells’in bir miktar Jules Verne’den etkilendiğini söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Diğer yandan, eğer karşılaştırmak gerekirse Wells’in kitapları teknik kısım ile daha az ilgili olup, genellikle sosyal hayat ile alakalıdır.
The Land Ironclads (Demir Zırhlılar Diyarı) kısa öyküsünde H.G. Wells metal gemileri karaya koyar ve bugün tank dediğimiz araçlara benzer bir araç tarif eder. Efendi Uyanıyor kitabında otomatik kapılardan, Tanrı Gibi Erkekler’de sesli mesaj ve benzeri şeyleri yollamamıza yarayan kablosuz iletişim araçlarından (tıpkı telefonlarımız gibi), Dr. Moreau’nun Adası’nda genetik mühendisliğinden bahsedilir. The World Set Free kitabında bulunmasından çok önce atom bombasından bile bahsetmişti.
Bütün bu kehanetlerinde, tahminlerinde çoğunlukla bu gelişmelerin sosyal etkilerini tartışırken teknolojinin değerine olan hayranlığını gösteriyor ayrıca bizi zararları konusunda uyarıyor.
HUGO GERNSBACK
“Bilim Kurgunun Babaları” olarak anılan üçlüden belki de en az duyulmuş olan roman yazarı Hugo Gernsback’tir. Ancak, kıymetini inkâr edemeyiz. Tarihte bilim kurgu kelimesini ilk defa kullanan yazardır kendisi. Bir mucit, mühendis ve aynı zamanda bir yayımcı olmasının etkisiyle ilk bilim kurgu dergisini bastı. Ayrıca, Hugo Ödülleri yani bilim kurgu dalında verilen en prestijli ödül ismini ondan almakta.
Ralph124c 41+ adlı hikayesinde ‘Resimtelefon’ olarak tahmin ettiği neredeyse bizim şimdilerde video arama dediğimiz şey ile aynıdır. Hikâye güneş enerjisi kullanımını, sosyal ağları ve televizyonların yaygın kullanımını da tahmin ediyor. Bütün bu doğru tahminlerinin yanında, yanılan ya da henüz gerçekleşmeyen de pek çok tahmini var. (Örneğin; kanser hastalığının sona ermesi)
ISAAC ASIMOV
“Bilim kurgu yazarları kaçınılmazı öngörüyor ve sorunlar ve felaketler kaçınılmaz olsa da, çözümler değil.” (Isaac Asimov)
Isaac Asimov Vakıf serisi, Ben, Robot , Çelik Mağaralar gibi bir çok harika bilim kurgu kitanının yazarıdır. Bunların yanında geleceği tahmin eden makaleleri de var. 1964 yılında yazdığı 2014 Dünya Fuarı’na Ziyaret yazısında video aramaları, kendi kendini süren araçları, nüfusun büyümesini ve kahve makinesi gibi bazı mutfak araç-gereçlerini öngördü. 1984 yılında yani George Orwell’ın meşhur distopyasının yılında, Star gazetesi Asimov’dan 2019 yılına dair tahminler yapmasını istedi. Asimov, bilgisayarların hayatımızda edineceği yer ve uzay çalışmaları hakkında birtakım tahminlerde bulundu. Bu tahminler tamamen gerçekleşmese bile bazı haklı noktalara parmak basmıştı.
RAY BRADBURY
Ray Bradbury, en iyi bilinen kitabı Fahrenheit 451 ‘de deniz kabuğu isimli bir cihazdan bahseder. Bu cihazlar ise kulaklık dediğimiz cihazlar ile neredeyse aynıdır. Aynı zamanda bluetooth, düz ekran televizyonlar, ATM, sürücüsüz araçlar ve Facebook da bu kitapta öngörülenler arasında.
PHİLİP K. DİCK
Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi? Philip K. Dick tarafından 1968 yılında yazılmış olan post-apokaliptik bir bilim kurgu romanıdır. Aynı zamanda Blade Runner filminin hikayesinin arkasındaki romandır. Bu kitapta henüz daha yeni yeni tartışılmaya başlanan yapay zekaların bilinci ve bizi onlardan nelerin ayırdığı soruları irdelenir. Romanda geçen empati kutusu, sanal gerçekliği anlatır. Yine Time Out of Joint kitabında Dick, tıpkı günümüzdeki online oyunlar ve sosyal medyada olduğu gibi gerçek hayattan hayali bir dünyaya sığınarak kaçan bir adamdan bahseder.
Philip K. Dick’in düşünme tarzını şekillendiren ise muzdarip olduğu şizofreni ve paranoya olarak görülür. Romanlarındaki teknolojiler ise hala dahi zamanımızın ötesinde teknolojilerdir.

Douglas Adams’ın (Dr. Who ile de bilinir) Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinde de e-kitaplar, dokunmatik ekranlar, Wikipedia ve söylenenleri çevirebilen kulaklıklar ön görülür. Edward Bellamy’nin Back 63 kitabında ortaya çıkmasından yıllar öncesinde kredi kartlarından bahsedilir. Epey popüler bir bilim kurgu romanı olan Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya’sında mod yükseltici haplar (antidepresan) ve ilk bilim kurgu kitabı olan Mary Shelley‘in Frankenstein’ında modern organ nakli öngörülür.
Bütün bu örneklerden görebileceğiniz üzere, bashi geçen bilim kurgu yazarları kahin değil yalnızca bilimin ve etraflarındaki dünyanın iyi takipçileridir.
Kaynakça Ve İleri Okuma:
- dictionary.cambridge.org
- www.history.com
- www.smithsonianmag.com
- www.britannica.com
- www.businessinsider.com

