Bilgisayar mühendisliği, dışarıdan bakıldığında sadece ekran karşısında kod yazmak gibi görünse de aslında temelde yazılım, programlama ve algoritma ile donanımın dansıdır. Bilgisayar ağları, veri tabanı yöneticiliği ve gömülü sistemler bu dansın en önemli figürleridir.
Bilgisayar mühendisleri; programlama dilleri, yazılım tasarımı ve en önemlisi yazılım-donanım tümleştirmesi eğitimi alırlar. Yani bizler, yazılımların neyi yapıp neyi yapamayacağını, belirli bir görevde nasıl maksimum verim göstereceklerini, verilerin nasıl saklanıp okunacağını tasarlarız.
Sadece bununla da kalmaz; insan ve yazılımların birbirleriyle nasıl iletişim kuracakları, ASIC ve FPGA gibi teknolojilerle donanım-yazılım entegrasyonunun nasıl sağlanacağı üzerine kafa yorarız.
İşin Mutfağı: Donanım ve Gömülü Sistemler
Mühendislik eğitiminde sıkça duyacağınız ama belki de ilk başta gözünüzü korkutacak iki kavramdan kısaca bahsedelim:
ASIC (Application Specific Integrated Circuit): Bunu “Uygulamaya Özel Tümleşik Devre” diye Türkçeleştirebiliriz. Genel amaçlı işlemcilerin aksine, sadece belirli ve özel bir görevi yerine getirmek üzere (örneğin sadece Bitcoin madenciliği yapan veya sadece görüntü işleyen çipler) tasarlanmış devrelerdir.

FPGA (Field Programmable Gate Array): Türkçesi “Alanda Programlanabilir Kapı Dizileri”. Bunlar, içindeki mantık bloklarını bizim sonradan programlayabildiğimiz, yani fabrikadan çıktıktan sonra da amacını değiştirebildiğimiz çok yetenekli sayısal tümleşik devrelerdir.
Dünya’da ve Türkiye’de Bilgisayar Mühendisliğinin Tarihçesi
Bilgisayar Mühendisliği dalının doğuşu tahmin edeceğiniz gibi bilgisayarların doğuşuyla birlikte 20. yüzyıla dayanmaktadır. 1920’lerden itibaren bu alanda gelişmeler gösterilmiştir. Özellikle Alan Turing bu dalın kurucularından ve babalarından sayılır.
Bilgisayar Mühendisliği daha önceleri gelişmiş ülkelerde “Bilgisayar Bilimi” (Computer Science) bölümü olarak geçiyordu. Lakin sürekli ilerleyen teknolojiye ayak uydurmak için üniversitelerde robotik sistemlerin programlanması ve donanım derslerinin artmasıyla “Bilgisayar Mühendisliği” olarak adlandırılmaya başlanmıştır.
Türkiye’deki Serüvenimiz: Ülkemizdeki bilgisayar mühendisliğinin temelinde “Elektronik Hesap Merkezleri” yatmaktadır.
-
Türkiye’de ilk kez bilgisayar İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) kullanılmaya başlanmıştır.
-
Daha sonra Hacettepe Enformatik Enstitüsü ve ODTÜ Elektronik Hesap Bilimleri bölümleri kurularak bugünkü bölümlerin çekirdeğini oluşturmuştur.
-
1977 yılında Hacettepe ve ODTÜ ilk kez lisans düzeyinde eğitime başlamıştır.
-
Onları 1980’de İTÜ, 1982’de Ege ve Yıldız Teknik Üniversiteleri takip etmiştir.
Eskiden parmakla gösterilen bölüm sayısı, günümüzde Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde açılarak binlerce mühendis adayına ev sahipliği yapmaktadır.
Bilgisayar Mühendisliğinin Çalışma Alanları (Güncel Liste)
Teknoloji geliştikçe listemiz de uzuyor. İşte klasiklerden modern alanlara kadar çalışma sahamız:
-
Yazılım Geliştirme (Web, Mobil, Masaüstü)
-
Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi (AI & ML) – Yeni Eklenen
-
Siber Güvenlik – Yeni Eklenen
-
Veri Bilimi ve Büyük Veri (Big Data) – Yeni Eklenen
-
Algoritmalar ve Veri Yapıları
-
Bilgisayar Mimarisi ve Organizasyonları
-
Veri Tabanı Yönetimi
-
Gömülü Sistemler (Embedded Systems)
-
Bilgisayar Ağları ve Bulut Bilişim
-
Oyun Geliştirme (Game Development)
Öğrenci Gözüyle: “Bizi Neler Bekliyor?”
Kısa bir teknik tanıtımdan sonra gelelim kafanızdaki soruları gidermeye. Bilgisayar mühendisliği okuyan bir meslektaşımızla (Göktuğ Akın) yaptığımız, üzerinden zaman geçse de değerinden hiçbir şey kaybetmeyen o samimi röportajı sizlerle paylaşıyorum.
Soru: Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Cevap: Ben Göktuğ Akın. Gebze Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiyim.
Soru: Bilgisayar mühendisliğinde bizi neler bekliyor?
Cevap: Sadece bölümde değil iş dünyasında da ayakta ve güncel kalabilmek adına bol bol araştırmaya hazırlıklı olmak gerekiyor. Okulda size gösterilecekler bir yerde sınırlanıyor, sonrasında istenilen bilgiyi sıkılmadan bulmayı öğrenmek lazım. Ufak bir probleme çözüm bulmak için onlarca tarayıcı sekmesi açık oluyor dersem sanırım özetlemiş olurum. 🙂
Soru: Nitelikli bir bilgisayar mühendisi olabilmek için neler gereklidir?
Cevap: Öğrencilik hayatı boyunca tek bir hata üzerinde saatler, günler harcanacağı göz önüne alındığında listenin başına sabırlı olmak gelebilir. Analitik düşünebilmeniz, düşünmeyi sevmeniz gerekiyor. Karşımıza çıkan problemlere tıpkı birer bulmaca gibi çözüm getiriyoruz çünkü.
Soru: Bilgisayar mühendisi olmaya karar verdik. Peki öğrenim hayatınızda hangi bilgisayar dillerini öğreniyorsunuz?
Cevap: Üniversite içerisinde C/C++ ve Java ağırlıklı çalışıyoruz. Tabi bir bilgisayar mühendisi sadece bunlarla sınırlı kalmamalıdır.
🛠️ Çeyrek Mühendis’ten Güncel Not: Göktuğ’un bahsettiği C/C++ ve Java hala temel taşlardır. Ancak günümüzde bu listeye Python, JavaScript, Go ve Swift gibi modern dilleri de eklemek, sektöre 1-0 önde başlamanızı sağlar.
Soru: Üniversitenizden bahsetmişken biraz da eğitiminden söz edelim.
Cevap: Eğitim anlayışı genelde ödev/proje üzerine kurulu. Size neyin ne olduğunu, nasıl kullanabileceğinizi gösteriyorlar. Ondan sonra her hafta ödev veriliyor. Bilişim dünyasında kısıt yok; elinizde bir proje var ve siz bunu farklı teknikler ile, farklı diller ile geliştirebilirsiniz. Dolayısıyla ne kadar farklı ödev/proje, o kadar tecrübe demek oluyor.
Soru: Son olarak, bu bölümü tercih etmek isteyen arkadaşlarımız için neler söylemek istersiniz?
Cevap: Maalesef insan olmak istediği mesleği o işin içine girince anlıyor. Dışarıdan çok güzel görünen bir meslek, işin içine girince beklenenin dışında çıkabiliyor. Tercih öncesi tavsiyem; meslekten çeşit çeşit insanlar ile iletişime geçsinler. Acı bir gerçek daha var: Türkçe kaynak her zaman yeterli olmuyor. Araştırmaları İngilizce yapıp İngilizce kaynaklar ile karşılaşıyorsunuz. Meslek global bir meslek. Burada yazılan kodun dünyanın bir ucundaki anlamı aynı olsa da, iletişim dili “İngilizce”.
Son Söz: Bilgisayar bilimlerinde değişmeyen tek şey değişimdir. Sürekli kendinizi güncel, zihninizi üretken tutmaya hazır olmalısınız. Artık aşina olduğumuz 1 ve 0, bu işin çıkış noktasıdır. Sektörde de böyledir; ya varsınız ya yoksunuz. Var olup olmamak, insanın kendisini güncel tutup tutmamasına bağlıdır.
Yorum yapılmamış
Pingback: Mühendis Adayları Buraya! - ÇEYREK MÜHENDİS