Yazar: admin
Takım tezgahı, üzerine bağlanmış olan bir kesici takım yardımıyla iş parçası üzerinden talaş kaldırarak şekillendiren tezgahlara denir. Bu tür tezgahlarda kesici takım dönerse iş parçası doğrusal hareket eder. Eğer iş parçası dönerse bu sefer kesici takım doğrusal hareket eder. Kısacası kesme işleminin gerçekleşebilmesi için kesici takım ve iş parçasından bir tanesi mutlaka dönmelidir. Takım tezgahları genellikle yaptıkları işlemlere göre isimlendirilir. Örneğin; torna tezgahı, taşlama tezgahı, matkap tezgahı vb. Takım tezgahlarının çalıştırılması için belirli bir mantıksal sıraya göre yazılmış kodlara NC( Sayısal Denetim ) programı denir. Takım tezgahına entegre edilmiş bir bilgisayar yardımıyla bu NC kodların işletilmesine ise CNC ( Bilgisayarlı…
Bir önceki yazımda artırılmış gerçekliğin ne olduğundan ve nerelerde kullanıldığından bahsetmiştim. O yüzden bu harika teknolojiyle alakalı daha fazla söz etmeden karşımıza sık sık çıkabilecek uygulamalarından bahsetmek istiyorum. Buraya tıklayarak artırılmış gerçeklik ile ilgili yazıma ulaşabilirsiniz. Google Translate Google Translate seyahat eden herkes için çok iyi bir uygulama. Sizinle aynı dili konuşmayan insanlarla sohbet etmenizi sağlıyor, hatta bu sadece söylenilen kelimeler için geçerli değil. Artırılmış gerçekliğin en iyi kullanımlarından biri telefonunuzun kamerasını bir yol tabelasına, bir menüye yani bir yazıya doğru tutmanız ve Google Translate’in o yazıyı gerçek zamanlı çevirmesi, bu özellik yaklaşık 38 dilde çalışıyor ve dil paketlerini çevrimdışı…
En kısa tanımıyla Artırılmış Gerçeklik (AR), sanal ortamdaki materyallerin içinde yaşadığımız gerçek dünyaya adapte edilmesidir. “ AR Nedir ? “ sorusuna daha detaylı bir cevap verecek olursak, cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak ses, fotoğraf, video, grafik veya GPS gibi sanal nesnelerin 3 boyutlu gerçek görüntülerini canlandıran, bu canlandırmaları duyusal veriler sayesinde gerçek dünya ortamı ile birleştirebilen ileri seviye bir teknolojidir. Aslında bu sistem bize, elimizde ki bilgisayar veya mobil cihazın ekranı sayesinde gerekli olan uygulamalar kullanılarak gerçek hayatta orada olmayan, sanal ortamda ki bir nesne veya olayın gerçekleşiyor gibi görünmesini vadediyor. Akıllı cihazlar(telefon, tablet, gözlük vb.) aracılığı ile o…
Uçağı yönetecek tüm cihaz ve kumandaların bulunduğu, uçuşa yardımcı olacak, uçak ve hava durumu hakkındaki tüm teknik verilerin olduğu pilot kabinine kokpit denir. Dünya üzerindeki bir çok savunma sanayi şirketleri donanım ve yazılım bakımından en iyi savaş uçaklarını geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketlerden biri olan BAE Systems’in ortaya attığı fikir ise yeni bir devir başlatacak nitelikte. İngiliz havacılık şirketi savaş uçağının daha kolay bir şekilde kontrol edilebilmesi için giyilebilir kokpit üzerinde çalışıyor. Peki Giyilebilir Kokpit Nasıl Çalışır? Kokpitte bulunan fiziksel araçların büyük bir kısmı kaldırılacak ve kask takılıp uçak çalıştırılmaya başlandığında sanal bir ekran yansıyacak. Ekran yansıdıktan sonra yapay zeka…
Bildiğiniz üzere elektrikli araçlar ve cep telefonları, laptoplar gibi pek çok elektronik aletler lityum-iyon pilleri ile çalışmakta. Şimdiye dek, üreticiler, cihazlarını ticari olarak üretilen pillerin boyut ve şekline göre tasarlamak zorundaydı. Ancak araştırmacılar lityum-iyon pilleri 3D yazıcı ile neredeyse her şekilde üretebilecek yeni bir metod geliştirdiler. Sonuçlar, ACS Applied Energy Materials dergisinde yayınladı. Piyasadaki çoğu lityum-iyon pili silindirik ya da üçgen biçimde bulunuyor. Bu nedenle, bir üretici bir ürünü (cep telefonu gibi) tasarladığında, belli bir boyut ve şekle göre tasarlaması gerekliydi. Bu durum alan harcıyor ve tasarım imkanlarını kısıtlıyordu. Teorik olarak konuşursak, 3D baskı teknolojileri pil ve yapısal ve elektronik bileşenler dahil olmak üzere neredeyse tüm şekillerde bir…
Günümüz popüler teknoloji konularından biri de sanal gerçeklik. Dünya çapında, mühendisler ve yazılım uzmanları sanal objelere dokunulurken, kavranırken ve hareket ettirilirken gerçek hayatta bir şeye dokunur gibi hissedilmesini sağlayacak yeni bir teknoloji yaratmanın peşinde koşmaktalar. EPFL’deki (Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne-Lozan Federal Politeknik Üniversitesi) ve ETH Zurich’teki (Eidgenössische Technische Hochschule Zürich-Zürich Federal Teknoloji Enstitüsü) bilim insanları sadece oldukça hafif olmakla kalmayıp ( her parmak için 8 gram) aynı zamanda epey gerçekçi geri bildirim (feedback) sağlayan yeni haptik(dokunma duyusuyla ilgili) eldivenler ortaya çıkarmada büyük bir ilerleme katetti. Bu ilerleme sonucunda üretilen eldiven sadece 200 volt ve birkaç miliWatt güçle her parmak için 40 Newton’luk tutma gücü oluşturabiliyor. Ayrıca çok küçük batarya ile çalışabiliyor. Bunlarla birlikte eldivenin sadece 2 mm olması faktörü, eldivene görülmemiş…
Dünya’nın nüfusu gün geçtikçe hızlı bir şekilde artmakta ve buna bağlı olarak da tüketilen enerji miktarı da artmaktadır. Şuan kullanılan enerjinin büyük bir kısmını yenilenemez enerji kaynakları (fosil yakıtlar) oluşturmaktır. Buna rağmen günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarına yeterince ilgi gösterilmemektedir. Birçok gelişmiş ülke fosil ve nükleer enerjiden uzaklaşıp yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektedir. Bu yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi de gelgit enerjisidir. Peki gelgit nedir nasıl enerji elde edilir? Güneş’in çekim gücüne bağlı olarak okyanuslardaki su seviyesinde meydana gelen yükselme ve alçalmalara gelgit ya da medcezir denir. Ay, Güneş’e göre Dünya’ya daha yakın olduğu için Ay’ın çekim gücü daha fazladır. Ay’ın bu çekim…
Üzerinde koşabildiğimiz sıvılar, elimizi içinden geçirdiğimizde sıvı yumruk attığımızda katı gibi davranan akışkanlar, içinize giydiğinizde ve birisinden size vurmasını istediğinizde hiçbir darbeyi hissettirmeyecek ve sizi bir süper kahraman gibi gösterecek yumuşak ve hafif süngerimsi yelekler ve geçtiğimiz günlerde pek popüler olan slimelar… Daha nice şaşırtıcı meziyetleriyle bizi şaşkınlığa uğratan bütün bu akışkanların ortak noktası nedir? Bu akışkanların hepsi newtonsal olmayan akışkanlar (non-newtonian fluids) olarak adlandırılıyor. Peki, bu akışkanlara neden newtonsal olmayan akışkanlar diyoruz? Bunu anlamak için önce newtonsal akışkanlara bir göz atalım. NEWTONSAL AKIŞKANLAR(Newtonian Fluids): İsminden de tahmin edeceğiniz üzere Sir Isaac Newton’un viskozite yasalarına uyan akışkanlara newtonsal akışkanlar deriz.…
Bir köpük metal, hacminin büyük bir bölümü gazla dolu gözenekleri içeren katı metalden (sıklıkla alüminyum) oluşan bir hücresel yapıdır. Gözenekler kapatılabilir (kapalı hücreli köpük) veya birbirine bağlı (açık hücreli köpük) olabilir. Köpük metallerin en belirgin tanımlayıcı özelliği yüksek gözenekli yapısıdır: tipik olarak hacminin sadece % 5-25’i temel metaldir ve bunlar ultra hafif malzemelerdir. Malzemenin mukavemeti kare küp yasasına bağlı. (1) Köpük metaller tipik olarak ana metalin bazı fiziksel özelliklerini korurlar. Yanmaz niteliktedir ve genellikle ana malzemeye geri dönüştürülebilir. Termal iletkenlik katsayısı düşerken termal genleşme katsayısı benzer kalır. Açık Hücreli Köpük Metal sünger olarak da adlandırılan açık hücreli köpük metal, ısı…
Günümüzde kömür, doğalgaz, petrol gibi yenilenemez kaynaklar sık kullanılmakta ve bu kaynaklar hızla tükenmektedir. Bu yüzden alternatif enerji kaynakları kullanımı artmaya başladı. Bizim ülkemizde de çoğu evin çatısında güneş paneli vardır. Panel güneşten ısı alır ve suyu ısıtır. Fakat bu paneller hava durumundan etkilenir; yağmur gibi. Çin’deki Soochow üniversitesindeki bir grup araştırmacı bu soruna bir çözüm buldular. Yağmur damlaları ile elektrik üretebilen güneş panelleri geliştirdiler. Soochow’daki Fonksiyonel Nano ve Yumuşak Materyaller Enstitüsü’nde yardımcı doçent olan Zhen Wen, “Güneş pili çevreye ve enerjiye yönelik kriz sorunlarının en yaygın çözümlerinden biri haline geldi. Ancak, güneş pillerinden gelen enerji üretimi, çeşitli hava koşullarından…