Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük lider Mustafa Kemal Atatürk, siyasi ve idari alandaki zekâsının yanı sıra bilime de birçok yenilik getirerek bu dehasını bir kez daha kanıtladı.
M. Kemal’in Matematik Tutkusu
1881 yılının akşamı Selanik’te dünyaya gelen Mustafa, çok zeki ve meraklı bir çocuktu. Kendi elleriyle yaptığı tamburuyla notaları bilmeden şarkılar çalardı. Bu mavi gözlü gencin ilk olağan üstü başarısı ise Selanik Askeri Rüştiyesinde matematik dersi sırasında gerçekleşti. Rüştiyede özellikle matematiğe merak salan küçük Mustafa kısa bir süre içerisinde dersi veren öğretmen kadar bilgi edindi. Kendi yaşıtlarından çok daha üzerinde soruları çözmekle uğraşan geleceğin başkomutanı, öğretmeni olmadığı zamanlar onun yerine ders vermeye başladı. Ve bir gün aynı adı taşımış olduğu matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey, bu özverili davranışından ve zekâsından etkilenerek ona “Kemal” adını verdi. Mavi gözlü bu genç matematik tutkusunu kendisine aşılayan ve bilimsel serüveninde onu destekleyen hocasının ismini çok kısa zamanda benimsemiş ve sonraki tüm çalışmalarına Mustafa Kemal imzasını atmıştır. Selanik Askeri Rüştiyesindeki eğitimini tamamladıktan sonra Manastır Askeri İdadisine başlayan bu üstün zekâlı devlet adamı okulunu ikincilikle bitirmiş ve en büyük başarısını yine matematikte göstermiştir.
Hayatı boyunca matematiği hayatından hiç çıkarmayan Atatürk askeri öğrenimi sonrasındaki döneminin büyük kısmını ulusal savaşlar içinde geçirdi. Ordunun basında zeki ve ileri görüşlü bir lider olarak başarıdan başarıya koştu. Yurt meseleleri ve askerlik mesleği onu en sevdiği matematik ilminden uzaklaştıramadı. Bunun en iyi örneği ise “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” diyerek kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak için birçok devrim yaptı. Bu devrimlerin içerisinde ise en önemlisi tartışmasız harf devrimiydi. Yeni ve modern bir devlet başarıyla kurulmuştu fakat halkın hâlihazırda konuştuğu dil hala Osmanlıca idi. Bu durum harflerin karmaşıklığı ve uzunluğu sebebiyle eğitim ve bilimde ciddi sorunlar yaratıyordu. Konuşma dili ve bilimde tek bir dil ortaya çıkarmaya çalışan Mustafa Kemal bu duruma da çözüm üretti. Mustafa Kemal’in bu çözümü Fransızcadan çevirdiği eserlerden faydalanarak yeni bir geometri kitabı yazmaktı. Ve bu kitapta yer verdiği birçok matematiksel terimi Türkçeleştirdi.
44 sayfalık yapıttaki üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, boyut, kırık, çekül, yatay, düşey, yöndeş, konum, artı, eksi, çarp, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan ve gerekçe gibi terimler Atatürk tarafından türetilmiştir.
Büyük önder M. Kemal ATATÜRK Sivas Kongresinin yapıldığı lise binasında derse giriyor…
Bir gün Sivas kongresinin yapıldığı lise binasında M. Kemal Atatürk geometri dersine girdi. Ve sınıfta ki çocuklarla sohbet edip onlara geometri hakkında çeşitli sorular sordu. Ardından aldığı cevaplardan hareketle eski terimler ile matematiğin öğrenim zorluğunu gören çok yönlü ve ileri görüşlü büyük önder, dersi kendi buluşu olan Türkçe terimler ve özgün çizimlerle anlattı. Ek olarak, bu ders sırasında eski dille anlaşılması mümkün olmayan Pisagor teoremini de öğrencilere kolay bir şekilde öğretti. Büyük önder ustalıkla yöneterek birlikte nice zaferler kazandığı orduyu matematiksel taktiklerinden faydalanarak başarıya ulaştırdı. Okumayı seven M. Kemal orduda bulunduğu süreçte bile kitaplarını yanında bulundururdu.
M. Kemal yaşadığı sürece bilim insanının yanında oldu. Bunun en iyi örneği; Nazi Almanya’sının iktidarda olduğu yıllarda Albert Einstein ve beraberindekiler Almanya’da görev yapmıyordu. Bu sebepten Einstein kendisi ve arkadaşlarının Türkiye’de çalışma isteklerini dünyanın en büyük devlet adamı olarak bahsettiği M. Kemal Atatürk’e mektup ile iletti. Bu mektuba aynı samimiyette karşılık veren Atatürk, bu teklifi kabul etti. Daha sonra Türkiye’ye gelerek burada çalışan alman bilim insanları M. Kemal’in sayesinde ülkemizin gelişimine katkı sağladı. Ömür boyunca kendisini ülkesine ve insanlarına adayan büyük önder M. Kemal ATATÜRK askeri ve siyasi dehasının yanı sıra bilime de ilgi duyan başarılı devlet adamıydı. İlminin ve zekâsının eseri Türkiye Cumhuriyeti’ni bizlere ve gelecek nesillere armağan etti.
Adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran büyük şahsiyet sen Türk milletinin kalbinde ebedi yaşayacaksın.
Kaynakça
- http://www.baskent.edu.tr/tkaracay/etudio
- https://isteataturk.com
- https://www.bilgipedia.com.tr
- https://tr.wikipedia.org
- Tarihsel Bir Anı, Ömer L. Örnekol, Bilim ve Teknik, Tübitak Yayını,tuba.gov.tr, Kasım 1981, Sayı:180, Cilt:15, Sayfa:16

