2020’de kara deliğin fotoğraflanması, Curiosity uzay aracı, Venüs’te yaşam için fosfinin varlığı gibi uzay alanındaki gelişmeler hepimizi heyecanlandırdı. Bilimsel anlamda yapılan çalışmalar için dünyadaki bilim merkezleriyle ortak çalışmalar yapılıyor olsa da diğer devletler gibi ABD’de de uzayın tek hakimi olmak istiyor. Peki, bilim gelişirken devletler uzaydaki çıkarlarını korumalı mı yoksa uzay sadece bilimsel bir çalışma alanı olarak mı kalmalı?
ABD Uzay Kuvvetleri Görevleri
Donald Trump’ın 20 Aralık 2019 tarihinde imzaladığı karar ile Pentagon’da ABD Uzay Kuvvetleri (US Space Force) kuruldu. Bu 1947’den beri kurulan ilk silahlı askeri şube. Yıllardır askeriyenin çoğu yerinde görev almış bir isim olan General John Raymond ise Donald Trump tarafından kurumun başına getirildi. Kurum ambleminin Star Trek’te ki ambleme benzerliği de dikkat çekti.
General Raymond, “Uzay’da en güçlü ülke biziz. Ancak bu üstünlüğümüz giderek zayıflıyor. Uzay, ABD’nin yumuşak karnı olmayacak”
Uzay kuvvetlerinin silahlı bir kurum olması akıllara uzayda yapılacak savaş için asker yetiştirmek veya uzay savaşlarının yapılacağı izlenimi vermiş olabilir ama durum hiçte öyle değil. ABD’nin haberleşme uydularının sayısının açık ara önde olması yerdeki askeri operasyonlarda çok önemli destek sağlamaktadır. 2016 yılı sonu itibariyle Rusya’nın 40, Çin’in ise askeri ve sivil amaçlı 30 uydusu bulunmaktadır. Hindistan gibi yarışa yeni katılan ülkeler de uzaydaki uyduları tehlikeye sokmaktadır. ABD’nin ve diğer ülkelerin uzay kuvvetlerinin başlıca amacı uyduları korumak olacak.
ABD uzay kuvvetlerinin bu ve bunlar dışında ki görevleri ise;
- Uyduları ve uzay çöplerini izleyerek olası çarpışmaları önlemek. Hindistan’ın vurduğu uydudan dağılan toz bulutu UUİ tehlikeye sokmakla kalmamış dağılan parçaların da izlenememesine yol açmıştır. İleri ki yıllarda yapılabilecek uzay yolculuklarında önemli bir sorun olabileceği NASA tarafından açıklanmıştır.
- Bazı ülke veya yasadışı örgütlerin ellerindeki anti-uydu teknolojisi, güçlü lazerler veya roketler ile uyduların düşürülmesini engellemek.
- GPS gibi uyduların komuta ve kontrolünü sağlamak.
- Dünyanın diğer bölgelerindeki operasyonları ve müttefikleri için tehdit oluşturabilecek her türlü füze saldırısını tespit edecek uydu üretmek, çalışanları ise korumak.
- Yerdeki operasyonlarda uzaydaki uydulardan aldığı desteğin kesilmemesini sağlamak.
- Askeri ve uzay görevi uzmanı yetiştirmek.
- Askeri uzay sistemleri almak.
- Bir uzay gücü olmak için askeri doktrini olgunlaştırmak.
- Savunma bakanlığının uzaydaki rekabetçi gücünü korumak, sağlamlaştırmak ve yeni stratejik mücadelelere göre hazırlık yapmak.
- Uzay için farklı alanlarda çalışan birimleri tek bir merkezde toplamayı istemek bulunuyor.

Uzay Kuvvetleri NASA İle Ortak Mı Çalışacak?
Böyle olmayacağı yönünde. NASA, uzayın bilimsel aktivitelerinde görev alıyor. Uzay kuvvetleri ise; fırlatma operasyonlarının büyük bir kısmını kontrol edecek. Belki NASA ile belli bir zaman iletişimde olabilirler. İleride ise uzay kuvvetlerinin önemli uzay programlarını yönetebileceği düşünülüyor.
Tek Ülke ABD Mi?
Uzay kuvvetleri kuran tek ülke ABD değil. Genelkurmay başkanı General Mark Milley bir açıklamasında “Düşmanlarımız bizi uzaydan tehdit edebilecek şeyler inşa ediyor ve gönderiyor. Buna seyirci kalmamız düşünülemez. ABD Uzay Kuvvetleri, ABD’nin uzaydaki çıkarlarını günümüzde ve gelecekte korumak için atmamız gereken çok önemli bir adım.” dedi. Rusya’nın 1992 yılında kurmuş olduğu kurum, Fransa’nın ise NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü) uzayı savaş alanı ilan ettiği zamanlarda uzay kuvvetlerini kuracağını duyurması ve göndereceği uyduyu füzelerle donatması ABD’nin uzay kuvvetlerini kurmasında etkili olan diğer sebeplerdir. Çin gibi teknoloji alanında dünya devi bir ülkenin uzayada hakimiyet kurmak istemesi stratejik olarak önemli bir olaylardır.
Tüm bu gelişmeler gerçekten böyle bir şeye gerek olup olmadığını sorusuna çıkıyor. Güçlü bir devlet olarak askeri operasyonlarınızı, yayınlarınızı, hayatınızın birçok yerinde uydulardan destek alarak yapıyorsanız evet o uydulara çok ihtiyacınız var ve kimsenin onlara dokunmadan size saldırmasını bekleyemezsiniz. Onları korumak zorundasınız. Diğer taraftan da uzay, tüm devletlerin bilimsel ve barışçıl amaçlı çalışmalar yaptığı bir yer olarak kalmalı. Devletlerin korumak amaçlı attığı adımlar aslında daha büyük problemlerin ortaya çıkmasına neden olacak gibi gözüküyor. Uzayda savaş çıkar mı çıkarsa kim kazanır bilemem ama uzay tüm canlılar için ortak bir yaşam alanı olarak kalmalı.
Kaynakça
All About Space dergisi
www.bbc.com