Bu makale ile birlikte, insan kaynakları yönetiminin farklı sektörlerin dinamiklerine nasıl uyum sağladığı, sektörlere özgü ihtiyaçlar doğrultusunda süreçlerini nasıl yeniden şekillendirdiği ve bu dönüşüm sürecinin Türkiye ve dünya genelinde faaliyet gösteren öncü şirketlerin güncel araştırma ve uygulamalarıyla nasıl desteklendiği detaylı bir biçimde ele alınacaktır.
Makale serisinin başlangıç noktasının teknoloji olma nedeni; teknolojinin neredeyse her sektörle doğrudan etkileşim içinde olması, bu sektörleri köklü bir şekilde dönüştürme gücüne sahip olması ve aynı zamanda kendi içindeki hızlı değişimlere diğer alanların da sürekli olarak uyum sağlamaya çalışmasıdır.
Teknoloji, bahsedilen devrim niteliğindeki değişimini özellikle Covid-19 pandemisi ile beraber gösterdi. Pandemi sürecinde mecburen benimsenen hibrit ve uzaktan çalışma modelleri, kullanımı artmış, amaçları genişletilmiş ve teknik özellikleri güncellenmiş online platformlar (Microsoft Teams, zoom gibi) başta şirketlerin işe alım kriterleri olmak üzere insan kaynakları yönetiminde pek çok alanın değişiminde öncü olmuştur.
ABD, Avrupa ve Türkiye üçlüsünün pandemi öncesi ve sonrasının çalışma modelleri açısından karşılaştırmalı araştırmalarına göre; ABD’deki uzaktan ve hibrit çalışmaya geçiş 54% artmış, küresel anlamda 25% artmış ve Ipsos’un bir çalışmasından alıntılanarak da Türkiye’de 55% artış olmuştur.
Sonuçlardan da anlaşılacağı gibi dijital dönüşümü her gün biraz daha hayatımızın merkezine koyan teknoloji; çalışanların, çalışan adaylarının ve işverenlerin birbirlerinden beklentilerini yeniden düzenlediğinden iş yaşamının merkezi olan insan kaynakları yönetiminin de değişimi kaçınılmazdır. Bu değişimi Türkiye ve dünyada önde gelen ve “Big4” olarak bilinen şirketlerin ikisi olan PwC (Umut ve Korku: Çalışmanın Geleceği Raporu) ve Deloitte (2024 Küresel İnsan Kaynakları Trendleri Raporu) şirketlerinin 2024-2025 raporlarından örnekleyerek açıklayalım.
Deloitte, Türkiye’den 400’ü aşkın katılımcısıyla ve küresel ölçekte 26 ülkeden 14.000’den fazla çalışanın görüşleri kapsamında bir inceleme yapmış iken PwC ise; şirketinin Türkiye tarafıyla 414 kişilik katılımcı grubunu farklı şehir, yaş, sektör ve şirketlerden oluşan bir inceleme yapmıştır. İki rapor da; yukarıda bahsedilen değişken beklentileri, sebep ve sonuçlarını ve gelecekte getireceklerini trendler açısından analiz ediyor. Bunları da teknoloji ve otomasyon, beceri ve yetkinlikler, işe alım ve çalışma modelleri, endişe ve fırsatlara bakarak incelemiştir. Şimdi bu başlıkları kısaca daha anlaşılır kılmak adına açıklayalım.
-
Teknolojik Gelişmeler ve Otomasyon:
Her iki raporun katılımcıları da 30% bir oranla teknolojik gelişmelerin mesleklerini ortadan kaldıracağına inanmalarına karşın 70% gibi bir oranla da dijital becerilerinin ve fırsatlarının geliştiğine inanıyorlar. Bu oranların analiz edilmesi gereken bir kısmı da Türkiye’nin oranlarıdır. Türkiye, küresel orana bakılınca bu konuda daha iyimser düşünüyor. (50% ve 48% oranlar)
-
Beceri ve Yetkinlikler:
60% katılımcı gelecekte problem çözme, hızlı öğrenme ve duygusal esneklik becerilerinin iş yaşamında kritik olduğunu düşünüp bu becerilerin teknoloji ile daha fazla gelişebileceğini düşünüyor. Bu nedenle, işverenlerden de bu becerileri geliştirme programlarına daha fazla yatırım yapmalarını bekliyorlar. Ancak kamudaki destek özel sektöre göre çok daha sınırlı durumdadır.
-
İşe Alım ve İstihdam Modeli:
Burada esnek ve uzaktan modeller geleneksel olanla karşılaştırılmış. 55% oranında katılımcılar işlerini esnek modellere doğru kaydırmayı veya tamamen kendi işlerini kurmayı istiyorlar. Türkiye’de ise; bu oran iş hayatında tüm sorumluluk tamamen işi yapana ait göründüğü için 45% bir orana düşmüş durumda. PwC Türkiye raporunda katılımcıların tamamı Türkiye’de olduğu için daha yüksek bir oran karşımıza çıkar. Buna rağmen, uzaktan ya da hibrit çalışmanın daha verimli olduğuna inanan toplam katılımcı oranı 68% civarındadır.
Sonuç olarak, insan kaynakları yönetiminin değişimi sektörün etkisinin kapsamlılığı göz önüne alınarak açıklanabilir. Pandemi süreciyle birlikte hız kazanan dijitalleşme, uzaktan ve hibrit çalışma modelleri, yetkinlik temelli işe alım süreçleri ve otomasyonun etkisi, insan kaynakları uygulamalarının yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. PwC ve Deloitte’un 2024-2025 verileri de göstermektedir ki; teknoloji sektörü, çalışanların beklentilerini ve iş yapış biçimlerini sürekli olarak dönüştürmekte, buna bağlı olarak da insan kaynakları yönetimini daha esnek, dijital ve stratejik bir yapıya yönlendirmektedir. Bu bağlamda, teknoloji sektörü hem dönüşümün kaynağı hem de bu dönüşüme en hızlı uyum sağlaması gereken sektör olarak öne çıkmaktadır.
Kaynakça:
- Hopes & Fears : Future of Work | PwC Turkey
- https://www2.deloitte.com
- https://pldturkiye.com/wp-content/uploads/2018/08/videoconfrencing-Wavebreakmedia-iStock-Getty-Images-Plus-649881380_0.jpg