Biyokütle Nedir?
Tarım atıkları, orman sektörü organik atıkları, hayvansal atıklar(mezbaha atıkları, dışkı, vb) veya şehir atık sularının oksijensiz ortamda çürütülerek; çeşitli su bitkileri gibi canlı (biyolojik) kaynaklar yolu ile elde edilen yakıta Biyogaz, bu enerji türüne Biyokütle Enerjisi (biomass) denilmekte. Kısaca organik maddelerden çeşitli yollarla elde edilen enerji, biyokütle enerjisidir.
Biyokütle’yi Yanlış mı Tanıyoruz?
Küresel ısınmanın hızını düşürmek için sera gazları salımını azaltmaya çalışan pek çok ülke biyokütleye yöneliyor. Ancak biyoyakıtların kullanımının gerçekten de sera gazlarının salımını azaltıp azaltmadığı konusunda şüpheler mevcut.
Biyokütlenin kısa vadede küresel ısınmayı hızlandırdığını uzun vadede fayda sağlamasının ancak mevcut biyokütlenin artmasıyla mümkün olabileceği varsayılıyor.
Küresel ısınmaya dur demek için 2016 yılında Paris’te yapılan iklim konferansında bazı ülkeler bir araya gelerek bir antlaşmaya imza attı ve küresel ısınmanın 2oC ile sınırlı kalması için sera gazlarının salımını azaltması taahhüt edildi.
Avrupa Birliği, biyoyakıtları karbon nötr olarak tanımlıyor.
Birleşik Krallık, pek çok termik santralde kömür yerine odun topakları kullanmakta.
Diğer ülkelerde enerji üretiminde kömürden ziyade odun kullanımını arttırmaya karar verdi.
Biyoyakıtlar Neden Karbon Nötr Olarak Tanımlanır?
Günümüzde enerji üretimi için kullanılan kömür ve diğer fosil yakıtlar milyonlarca yıl önce ölmüş canlıların yer altında zamanla fosilleşmesiyle oluşmuş.
Bu yakıtların enerji üretimi için kullanılması, yer altında hapsolmuş karbonun atmosfere karışmasıyla sonuçlanır. Biyokütle ise zaten yeryüzünde. İnsanların faydasına kullanılmasalar bile, mikroorganizmalar tarafından tüketilecekler ve içerdikleri karbon atmosfere dolaylı da olsa karışacak. Dolayısıyla enerji üretiminde fosil yakıtlar yerine biyokütle kullanılarak yer altındaki karbonun yüzeye karışması engellenir. Böylece insan etkinlikleri sonucunda atmosfere salınan sera gazı azalır.
Araştırmacıların vardığı sonuçlardan birincisi, biyokütleyi çevre dostu ve yenilenebilir enerji dostu olarak sınıflandıran pek çok ülkenin varsaydığının aksine, biyoyakıtlar karbon nötr değil. Biyokütlenin toplanması, nakliyesi, yakıta dönüştürülmesi ve enerji santrallerinde tüketilmesi sırasında atmosfere salınan karbondioksiti bitkiler anında tüketmiyor. Tüm bu süreçler atmosferdeki karbondioksit miktarını arttırır.

İkincisi, odunun yakılma ve işlenme süreçlerinin verimlilikleri kömüre göre daha düşük. Bu yüzden termik santrallerde kömür yerine odun kullanılması başlangıçta atmosferdeki karbondioksit miktarını arttırarak bir karbon borcu oluşturuyor.
Üçüncüsü, karbon borcu ödendikten sonra atmosferdeki karbondioksit miktarı azalacağı için biyoenerjinin uzun vadede yararlı olduğu iddia edilebilir.
Ancak ara dönemde atmosferdeki karbondioksit miktarının artması küresel ısınmayı hızlandırıyor.
Günümüzde Avrupa’da üretilen yenilenebilir enerjinin yaklaşık yarısının kaynağı biyokütledir.
Gelecekte biyokütle enerjisinin artacağı ön gürülüyor.
Uzun vadede fayda sağlayacak olan biyokütle kısa vadede atmosferde karbon salınımını artırdığı için sera gazını da artırmaktadır.
Referanslar
1.http://kojenturk.org/tr
2.https://dergipark.org.tr/
3.https://climate.nasa.gov
4.https://cevredostuenerji.com/
5.https://www.resizenow.com/

