URAP (University Ranking by Academic Performance) Araştırma Laboratuvarı ; ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde 2009 ’ da kurulmuştur . Kâr amacı gütmeyen bir kurum olan URAP , her yıl Türkiye ve dünya üniversite sıralamalarını toplumsal bir hizmet olarak yapmaktadır . Türkiye ‘ deki 166 üniversitenin akademik performansının sıralandığı ODTÜ University Ranking by Academic Performance Laboratuvarı ‘ nın (URAP) açıkladığı listede Hacettepe ülkenin en iyi üniversitesi olurken ODTÜ ikinci , İTÜ ise üçüncülüğü elde etti .
URAP Sıralamalarında Hangi Üniversitelere Yer Verdi ?
Tablolarda yükseköğretimdeki farklılıklar göz önüne alınarak devlet , vakıf ; tıp fakültesi olan , olmayan ; 2000 yılı öncesi , sonrası kurulan üniversiteler kendi grupları içinde ayrıca sıralandı . Bu yıl URAP 2020 – 2021 Türkiye sıralamasında 166 üniversite yer aldı .
Üniversitelerin 110 ‘u devlet , 56’sı vakıf üniversitesi oldu. Sıralamada yer alan 166 üniversitede görev yapan öğretim üyesi sayısı 82 bin 305 , öğrenim gören öğrenci sayısı ise 2 milyon 294 bin 108 oldu . Sıralamada yer alan üniversiteler tarafından etki değeri yüksek dergilerde (Q1, Q2, Q3) yayımlanan toplam makale sayısı 31 bin 271 olarak kayıtlara girdi . Bu makalelerin yüzde 84 ‘ ü devlet üniversitelerince yayımlandı . Sıralamada yer alan üniversitelerin son 5 yılda aldığı toplam 1 milyon 290 bin 687 atfın yüzde 85 ‘ i devlet üniversitelerine ait oldu . Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı , devlet üniversitelerinde ortalama 26,71 iken vakıf üniversitelerinde 32,30 olarak belirlendi .
2020-2021 URAP Türkiye sıralamasında Hacettepe Üniversitesi ilk sırada yer aldı ; onu ODTÜ , İTÜ , İstanbul , Koç , Gazi , Ankara , Gebze Teknik , Bilkent ve Ege üniversiteleri izledi . Bu üniversiteleri sırasıyla Boğaziçi , Yıldız Teknik , Atatürk , Marmara , İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa , Dokuz Eylül , Erciyes , Selçuk ve Karadeniz Teknik Üniversiteleri takip etti . Türkiye sıralamasında , ilk 20 üniversitenin durumu incelendiğinde , Gazi Üniversitesi , son yıllarda gösterdiği performansla 6 ‘ ncı sıraya yükseldi . Gebze Teknik Üniversitesi de son dönemde ilerleme göstererek 8 ‘ inci sıraya çıktı .
Etki değeri en düşük yüzde 25 ‘ lik dilimdeki makaleler değerlendirme dışı bırakıldı .
URAP Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut, yaptığı açıklamada , bazı laboratuvarların , URAP sıralamalarında da 1000 ‘ den fazla yazarlı makalelerin değerlendirme dışında bırakıldığını ifade etti . Üniversitelerin sıralamalarda yükselememesinin nedenlerinden birinin , etki değeri düşük dergilerde yapılan yayınlar olduğuna işaret eden Akbulut , bu nedenle URAP sıralamalarında Q4 grubundaki (etki değeri en düşük yüzde 25 ‘ lik dilimdeki) makalelerin değerlendirme dışı bırakıldığını belirtti .
Üniversitelerimizin Türkiye sıralamalarında üst sıralara yükselmek için gösterdiği çabalar , dünya sıralamalarında da yükselmelerine yardımcı olacaktır . Henüz dünya sıralamalarında yer alamayan üniversitelerimizin , Türkiye sıralamalarını inceleyerek dünya sıralamalarına giren üniversitelerimizin makale ve atıf puanlarıyla kendi puanlarını karşılaştırmaları yararlı olacaktır . Bu tür karşılaştırmalar sonucunda makale ve atıf sayılarını hangi düzeye çıkarmaları gerektiğini görebileceklerdir .
Üniversitelerimizin Dünyadaki Konumu
Üniversitelerimizin çoğu ilk dünya sıralaması 2003’te ortaya çıktıktan sonra sıralamalarda yükselebilmek ve dünyanın en iyileri arasında yer alabilmek için planlama yapmakta , stratejiler belirlemektedir. Bazı üniversitelerimiz Türkiye sıralamasında oldukça iyi durumda göründüğü halde dünya sıralamalarında çok gerilerde kalabilmektedir . Dünyanın önde gelen üniversitelerinin yayın ve atıf sayıları ile Türk üniversitelerinin yayın ve atıf sayıları karşılaştırıldığında aradaki farkın sanılandan çok daha yüksek olduğu görülmektedir . Diğer yandan Türk üniversiteleri ; sadece URAP dünya sıralamasında değil akademik performansa dayalı diğer dünya sıralamalarında da son yıllarda üst sıralara çıkamamaktadır . Bazı üniversitelerimiz ise geriye düşmeye devam etmektedir.
Türk üniversitelerinin çoğunun , son yıllarda sadece URAP dünya sıralamasında değil tüm dünya sıralamalarında geriye düşüşün temel nedenlerinden biri etki değeri en yüksek dergilerdeki makale sayılarının yeterince hızlı şekilde arttırılamayışıdır . Etki değeri çok düşük dergilerde makale yazan akademisyenlerin , bu tür dergilere makale göndermemesi kendi üniversitelerinin sıralamalarda gerilemesini durduracak . Atıf alamayan makaleler azaldıkça ilgili üniversitenin makale başına düşen atıf sayısı artacağı için makale başına düşen atıf sayısını artıran üniversitelerin sıralamalarda ilerleme şansı artacaktır .
Ülke politikaları sayesinde son yıllarda Çin ve Avustralya üniversiteleri ise dünya sıralamalarında hızla yükseldi . Çin’deki kadar Ar-Ge’ye destek vermeyen ABD, İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa başta olmak üzere çok sayıda ülkenin üniversitelerinin dünya sıralamalarında gerilere düştüğü gözlendi. Bu nedenle üniversitelerimizin sıralamalarda yükselebilmesi için dünya ortalamasının çok üstünde bir hızla yayınlarının sayı ve kalitesini artırmak için çaba sarf etmesi gerekmektedir .
Üniversitelerimizin çoğu dünya sıralamalarına girebilmek ve dünyanın en iyi üniversitelerinin düzeyine yükselebilmek için yoğun çaba harcamaktadır . Bununla birlikte URAP dünya sıralamasında ilk 500 ’ e girebilen üniversitemizin olmaması , sıralamalarda yükselebilmek için üniversitelerimizin çabalarının yeterince etkili olmadığını göstermektedir . Bu olumsuzluğu giderebilmek için tüm üniversitelerimizin daha fazla çaba göstererek etki değeri yüksek dergilerdeki makale sayılarını hızla artırmaları gerekmektedir . Yukarıda belirtildiği gibi bunu en iyi başaran ülke Çin olmuştur .
KAYNAK
http://tr.urapcenter.org






