Türkiye, her geçen gün dışa bağımlılığını minimum seviyelere indirmek üzere azaltmaktadır. Milli teknoloji hamlesi ile ülkemiz gün ve gün gücüne güç katmaktadır. Bu atılımlar gerek teknolojimizi gerekse ekonomimizi emin adımlarla ileriye taşımaktadır. Artık sadece tek bir alanda değil, tüm alanlarda bu atılımları görmekteyiz. Bu atılımlardan biride geçtiğimiz günde gerçekleşti. Türkiye’nin ilk uzay radyasyonu test altyapısı kurularak, Türkiye’nin uydu ve uzay çalışmalarında dışa bağımlılığı azaltacak ilk parçacık radyasyonu test altyapısı göreve başlamış oldu.
Uzay Radyasyonu
Konumuza geçmeden önce uzay radyasyonun ne olduğunu kısaca bir tanıyalım. Böylece uzay radyasyonunun tehlikelerini öğrenip, bu parçacık radyasyonu test altyapısının görevini daha iyi bir şekilde tasdik etmiş olacağız.

Uydular uzaya gönderildiği zaman asıl görevleri başlamaktadır. Uzayda uyduları çok büyük tehlikeler beklemektedir. Bu tehlikelerin başında ise, uzay radyasyonları gelmektedir. Bu radyasyonlara maruz kalan uyduların gerek dış yüzeyleri gerekse içerisinde bulunan elektronik sistemler zamanla bozularak görevlerini tam anlamıyla tamamlamadan uzayın karanlığında kaybolup giderler.
Beklenmedik bir şekilde bozulan bu uydular hem zaman kaybına hem de ülkelere maliyet konusunda birçok zararlara sebep olmaktadır. Bunun üzerine uzay araştırmaları konusunda gerek insan sağlığı, gerekse araç-gereçlerin bozulmamaları için radyasyondan korunma amaçlı malzemeler üretilmektedir.
Elektronik devre ve malzemelerin radyasyona karşı güçlendirilmesi, “Radiation Hardening”, radyasyondan korunması, radyasyona karşı kalkan gibi bir malzeme ile korunması “Radiation Shielding” olarak isimlendirilir.
Bu konularda yapılan birçok araştırma ile her geçen gün radyasyona karşı daha iyi korunmuş ve daha dayanıklı sistemler ile uzay uçuşlarına uygun malzemeler geliştirilmekte; bununla birlikte bir yandan üretilen yeni hassas ve daha küçük elektronik devreler için ise yeni koruma ve güçlendirme yöntemlerinin bulunması gerekmektedir.
Uydulardan sonra radyasyona maruz kalanlardan biriside astronotlardır. Uluslararası Uzay İstasyonunda’ki astronotlar, mikrogravite ve radyasyonun birleşik etkileriyle kemik ve kas kaybına uğrayabilirler. Kaslar gibi, kemikler de dinamik bir dokudur. Yük artarsa, bu talebi karşılamak için kemikler büyür. Ancak, ağırlıksız bir çevrede kaslarda atrofi (ufalma) ve kemiklerde yoğunluk kaybı gerçekleşir.
Virginia Commonwealth Üniversitesi’nden liderliğindeki araştırmacılar, hareketleri kısıtlanan fareler üzerinde çalışarak mikrogravite ortamı simüle etti. Uzayda tecrübeli türden radyasyona maruz bırakılan diğer bir grup fare özgürce dolaşmaya bırakıldı. Mikrogravite koşulları hem kas hem de kemik kaybına yol açarken, radyasyonun tek başına sadece kemik kaybı oluşturduğu sonucuna varıldı. Bunun önüne geçmek içinde yukarıda ki görselde gördüğünüz gibi astronotlar belirli zaman diliminde spor yaparak kemik kaybının önüne geçmeye çalışırlar.
Parçacık Radyasyonu Test Altyapısı

Yerli gözlem uydusu İMECE’de kullanılacak yurt içinde geliştirilen bileşenlerin uzay radyasyon testlerinin yapılması için Türkiye’nin endüstriyel boyutlardaki ilk hızlandırıcı mıknatısının üretimi başarıyla tamamlandı.
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinde (CERN) yaptığı araştırmaların ardından ODTÜ’de çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Bilge Demirköz’ün öncülüğündeki bir ekipçe tasarlanan ve üretimi Sönmez Trafo tarafından yapılan hızlandırıcı mıknatısı, bu alanda uluslararası yetkin bir kurum olan CERN’in yeterlilik testlerinden de geçti.
Uzay ortamının radyasyon etkileri, uyduların görev ömürlerinin kısalmasına ya da uyduların tamamen görev dışı kalmasına sebep oluyor. Bu amaçla Parçacık Radyasyonu Testleri Oluşturma Laboratuvarı ilk kez ülkemizde kurulmuş oldu. Böylece Türkiye’nin de kendi uydularını test edip, bu uyduların uzay boşluğunda daha sağlıklı bir şeklide görevini yapması sağlanmış olacaktır.
Bu proje, merkez laboratuvardaki dört odadan birisi olan Ar-Ge odasını, tesisin altyapısını kullanarak, nükleer, uzay, sağlık ve savunma sanayisi için radyasyon testi yapılabilecek şekilde düzenlemeyi içermektedir. Bu laboratuvarda uzaya gönderilecek, nükleer radyasyon dedektörleri, güneş hücre görüntüleme araçları, özel üretilmiş radyasyon testi elektronik malzemeleri, dedektörler test edilecektir.
Bu sistem 3 adet dört kutuplu mıknatıslar, ince saçılma filmleri ve kolimatörler ile ESA ESCC No. 25100 Tekil Olay Etkisi Test Methodu ve Kılavuza uygun demet hedef noktasında elde edilebilecektir. Ülkemizde geliştirilecek ve üretilecek olan güneş panelleri, lityum iyon batarya ve kontrol kartı, çok katmanlı yalıtım battaniyesi bu laboratuvarlarda test edilmiş olacaktır. Ayrıca TÜBİTAK BİLGEM UEKAE YİTAL’ın geliştirdiği bazı bileşenlerinde radyasyon testleri yapılabilecektir.
Unutmayalım ki; ”Bu tesis olmasaydı, bu testleri yurt dışında yapacaktık”

Görseller




Kaynakça
- www.tamsat.com
- www.esrap.physics.metu.edu.tr
- www.shiftdelete.net

