Dünyanın birçok ülkesinde hala gizemini koruyan yüzlerce yapı bulunmaktadır. Hatta bazı ülkeler var ki ülkenin adını duyunca aklımıza direkt bu yapılar gelmektedir. Mısır piramitleri bu örneklerin en başındadır. Yıllardır gizemini koruyan bu yapılar Mısır denilince ilk akla gelen isimdir.
Tarihçesi
Mısır piramitlerinin, Mısır’ın dünyanın en zengin ve ihtişamlı olduğu dönemlerde yapıldığı bilinmektedir. İnşa edilen bu piramitler kralın ne kadar ihtişamlı ve güçlü olduğunu yansıtmaktadır. Piramit inşasının zirvesi 3. hanedanlığın sonlarıyla başladı ve kabaca 6. hanedanlığa kadar devam etti. 4000 yıldan fazla bir süre sonra, Mısır piramitleri, ülkenin zengin ve görkemli geçmişine bir bakış sağlayarak, ihtişamlarının çoğunu hala korumaktadır. Mısır piramitleri, Mısır’da bulunan en eski yapı olmaktadır. Yaklaşık 118 Mısır piramidinden bahsedilmektedir. Çoğu, Eski ve Orta Krallık dönemlerinde ülkenin firavunları ve onların eşleri için mezar olarak inşa edildi.
Bilinen en eski Mısır piramitleri, Sakkara’da bulunmaktadır. Ancak Sakkara’da Birinci Hanedanlık tarihlerinde en az bir basamaklı piramit benzeri yapı bulunmaktadır. Bunların arasında en erken olanı, M.Ö. 2630-2610 yıllarında üçüncü hanedanlık döneminde yapılan piramitlerdir. Bu piramit ve çevresindeki kompleks, genellikle dünyanın en eski, kesme taştan yapılmış anıtsal yapıları olarak kabul edilmektedir. Bilinen en eski Mısır piramitleri Giza’da yer almaktadır. Giza Piramitleri’nin birçoğu, şimdiye kadar yapılan en büyük yapılar arasında yer almaktadır. Bunlardan en büyüğü Keops Piramidi olup Dünyanın Yedi Harikası arasında günümüzde ayakta kalan tek yapı olmaktadır.
Yapılış Amacı
Mısır piramitleri, genellikle Firavunların mezarları olarak inşa ettirildiği yapılardır. Bilinen en eski piramit 3. Hanedan döneminde inşa ettirilen ve Mimar Imhotep tarafından tasarlanan Basamaklı Piramitlerdir. Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinin isimleri, inşa edildikleri krallara karşılık gelmektedir. Grubun en kuzeydeki ve en eski piramidi olan Keops 4. hanedanın ikinci kralı olmaktadır. Tabandaki her bir kenarın uzunluğu 230 metre ve yüksekliği 147 metredir. Kefren Piramidi 4. hanedanın sekiz kralından dördüncüsü Kral Kefren adına yapıldı. Yapı 216 metre ölçülerinde ve 143 metre yüksekliğindedir. İnşa edilen en güneydeki ve son piramit, Mikerinos, 4. hanedanın beşinci kralıdır. Her bir kenarı 109 metre ve yapının tamamlanan yüksekliği 66 metredir. Her üç piramit de antik ve orta çağda hem içten hem de dıştan yağmalandı. Bu yüzden, orijinal olarak defin odalarına bırakılan mezar eşyaları kayıptır. Piramitler, pürüzsüz beyaz kireçtaşından yapılan dış kaplamalarından neredeyse tamamen sıyrıldıkları için artık orijinal yüksekliklerine ulaşamamaktadır. Mesela Büyük Piramit, şimdi sadece 138 metre yüksekliğindedir.
İnşa Aşaması
Piramitleri inşa etmek, büyük miktarlarda taşın hareket ettirilmesini gerektiriyordu. 2013 yılında, Arkeolog Pierre Tallet tarafından Kızıldeniz yakınlarındaki Mısır Çölü’nde keşfedilen papirüs, Nil Nehri boyunca kireçtaşı taşımakla görevli bir Mısır yetkilisi olan Merer’in Günlüğü’nü ortaya çıkardı. Bu papirüsler, modern Kahire’nin hemen dışındaki Firavun Keops’un mezarı olan Giza’daki Keops Piramidi’in inşasındaki süreçleri ortaya koymaktadır.
Piramidin inşasında kullanılan kireç taşının karadan taşınmasından ziyade kireçtaşı bloklarının Nil Nehri boyunca taşındığına dair kanıtlar bulunmaktadır. Ardından taş ocağından çıkan blokların daha sonra şantiyeye ahşap kızaklarla taşınması ve kızağın önündeki kumun sürtünmeyi azaltmak için ıslatıldığı düşünülmektedir. Bu sayede su damlacıkları kum taneleri arasında köprüler oluşturarak birbirlerine yapışmalarına yardımcı olmaktadır. Bu düşünceler üzerine piramitleri kölelerin yapmadığı ortaya çıkmaktadır. Geniş işçi olanaklarının olması, işçilere gıda ve tıbbi bakım hizmetlerinin gerçekten iyi sağlandığını göstermektedir.
Piramit Şekli
Mısır piramitlerinin şeklinin, Mısırlıların dünyanın yaratıldığına inandıkları ilkel höyüğü temsil ettiği düşünülmektedir. Ayrıca piramitlerin şeklinin güneşin alçalan ışınlarını temsil ettiği de bilinmektedir. Güneş, Mısır inancının önemli bir parçasıydı. Güneş tanrısını onurlandırmak ve memnun etmek için bazı arkeologlar piramitlerin taraflarının güneş ışınlarını temsil ettiğine inanmaktadır. Ayrıca piramitlerin çoğu, uzaktan bakıldığında parlak bir görünüm vermek için cilalı, oldukça yansıtıcı beyaz kireçtaşıyla kaplandı. Piramitler genellikle güneş ışımasına atıfta bulunan şekillerde adlandırılırdı.
Kaynakça
- www.history.com
- en.wikipedia.org


