Haber-Bosch Prosesi ile Amonyak Üretimi
Kimyager Fritz Haber, kimya mühendisi Carl Bosch’un endüstriye kazandırdığı Haber-Bosch prosesini geliştirerek havadaki azotu amonyağa çevirmeyi başardı. Havadaki azot bol miktarda bulunmasına rağmen güçlü bağları nedeniyle son derece kararlıdır ve yeni bileşikler oluşturmaz. Haber, bu sorunu çözmek için öncelikle doğal olayları taklit ederek azot oksit üretmeye çalıştı. Şimşek ve yıldırım gibi doğa olayları azotu havadan toprağa taşır. Haber, bu süreci laboratuvarda elektrolitik boşalmalar yardımıyla gerçekleştirmeye çalıştı, ancak çok düşük verim elde etti. Çalışmalarına devam eden Haber, bu kez yüksek sıcaklık ve katalizör kullanarak azot üretmeyi denedi, fakat yine düşük verimle karşılaştı. Öğrencisi Robert le Rossignol ile birlikte yüksek basınç (175 atm) ve farklı katalizörler (osmiyum ve uranyum) kullanarak süreci yeniden test ettiler ve %15 verime ulaşmayı başardılar.
Laboratuvardan Fabrikaya: Amonyak Devrimi
Haber, geliştirdiği prosesin patentini aldıktan sonra süreci ‘Badische Anilin ve Soda Fabrik’e’ devretti. Fabrika, süreci endüstri standartlarına getirmesi için kimya mühendisi Carl Bosch’u görevlendirdi. Bosch, süreci ölçeklendirmeye çalışırken üç büyük sorunla karşılaştı. İlk olarak, osmiyum sınırlı bir kaynağa sahipti ve uranyum oldukça pahalıydı. Bosch’un asistanı Alwin Mittasch, demir oksit esaslı bir katalizör geliştirerek bu sorunu çözdü. Günümüzde de kullanılan bu katalizör, uzun ömürlü ve düşük maliyetli bir alternatif sundu.
İkinci büyük sorun hidrojen üretimiydi. Haber’in elektroliz yöntemi, büyük ölçekli üretime uygun değildi. Bosch ve ekibi, hidrojen üretmek için su gazını kullandı ve saf hidrojeni Linde-Frank-Caro prosesiyle özütledi. Bu süreçte su gazını -205ºC’ye kadar soğutarak hidrojen dışındaki tüm bileşenleri sıvı hale getirdiler. Böylece hidrojen saf halde elde edildi ve endüstriyel üretim için uygun hale getirildi.
Reaktörün Tasarlanması
Üçüncü zorluk ise reaksiyonun gerçekleşeceği reaktörün tasarımıydı. O dönemde yüksek sıcaklık ve basınçta çalışabilecek bir reaktör bulunmuyordu. Bosch, önce küçük tepkime odaları tasarladı ancak bunlar gerekli şartlara uyum sağlayamadı. Daha sonra ekibiyle birlikte dıştan ısıtmalı, temaslı borular içeren sağlam bir reaktör geliştirdi. Yüksek basınçlı hidrojen sızıntı yaparsa kendiliğinden alev alarak büyük bir tehlike yaratabilirdi. Bu riski azaltmak için tepkime odasını beton duvarlarla çevirdiler. Ancak, 80 saatlik çalışma sonunda hidrojen teması nedeniyle reaktör malzemesi kırılgan hale geldi ve borular patladı. Bosch, basınç taşıyıcı çelik ceket kullanarak bu sorunu çözdü. Hidrojen, ceketin oluk ve deliklerinden sızarak basınç yükselmelerini önledi.
Bununla birlikte, ısı değiştiriciler ve kompresörler yeterince verimli değildi ve uzun süreli çalışmalarda çelik ceketler deforme oluyordu. Bosch ve ekibi, bu süreç için özel ısı değiştiriciler ve kompresörler tasarladı. Günümüzde hala amonyak üretimi için Haber-Bosch prosesi kullanılmaktadır.
Endüstriyel Ölçeklendirme ve Zorlukları
Haber-Bosch prosesinin gelişimi, laboratuvar ölçeğinde başarılı olan tepkime mekanizmalarının endüstriyel ölçekte aynı başarıyı göstermediğini ortaya koydu. Endüstride üretim sürekli devam eder ve büyük miktarda hammadde kullanılarak ürün elde edilir. Atmosfer koşulları, malzeme özellikleri ve üretim sürecindeki parametrelerin birbirini etkilemesi nedeniyle proses tasarımı oldukça zorlayıcıdır.