İsminizin sonsuza kadar çığır açan bir bilimsel teori ile ilişkilendirileceğini, karmaşık denklemler için ölçümler yapmak üzere tasarlanmış bir dizi birime adınızın ekleneceğini hayal edin. Şimdi iki Dünya Savaşı yaşamış, Nobel Fizik Ödülü’nü kazanmış ve acı dolu bir aile hayatı geçirmiş kuantum teorisinin kurucusu bir Alman olduğunuzu hayal edin. Max Planck, Galileo, Newton ve Einstein gibi zamanının en etkili ve çığır açan bilim adamlarından biri olarak kabul edilir, keşifleri fizik alanında devrim yaratmaya yardımcı olan bir bilim insanıdır.
Max Planck Kimdir?
Max Karl Ernst Ludwig Planck, 23 Nisan 1858’de Almanya’nın Kiel kentinde, hukuk profesörü Julius Wilhelm ve babasının ikinci eşi Emma Planck’ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Planck, entelektüellerin çocuğuydu, büyükbabası ve büyük büyükbabası ilahiyat profesörleri , amcası ise yargıçtı. Onun ilk anıları arasında, 1864 yılında İkinci Schleswig Savaşı sırasında Kiel içine Prusya ve Avusturya askerlerinin yürüyüşü oldu.1867 yılında ailesiyle beraber Münih’e taşındılar ve Max, Maximilians Gymnasium okuluna başladı. Planck erken yaşlardan itibaren matematik, astronomi, mekanik ve müzik konusunda yetenekli olduğunu gösterdi. O, tüm konularda mükemmeldi ve 17 yaşında mezun olduktan sonra zor bir kariyer kararıyla karşı karşıya kaldı. Nihayetinde, klasik filoloji veya müzik yerine fiziği seçti çünkü en büyük özgünlüğün fizikte yattığı sonucuna ulaşmıştı.
Bir Gymnasium öğrencisi olarak bile Planck’ı derinden etkileyen, doğada mutlak bir mutluluğun ilk örneği, termodinamiğin ilk yasası olan enerjinin korunumu yasasıydı. Daha sonra üniversite yıllarında, termodinamiğin ikinci yasası olan entropi yasasının da mutlak bir doğa yasası olduğuna eşit derecede ikna oldu. Müzik yine de hayatının ayrılmaz bir parçası olarak kaldı. Klavyede her gün dinginliği ve keyfi bulan, özellikle Schubert ve Brahms’ın eserlerinden zevk alan mükemmel bir piyanistti. Açık havayı çok severdi, her gün uzun yürüyüşler yapar ve hatta ileri yaşlarda bile dağlarda yürüyüş ve tırmanış yapardı.
Akademik Kariyeri
Max Planck, 1874 sonbaharında Münih Üniversitesi’ne girdi, ancak orada fizik profesörü Philipp von Jolly’den sonrasında ise Berlin Üniversitesi’nde (1877–78) geçirdiği bir yıl boyunca, araştırmacı bilim adamları olarak saygınlıklarına rağmen Hermann von Helmholtz ve Gustav Robert Kirchhoff’un derslerinden etkilenmedi. Entelektüel kapasiteleri ve bağımsız çalışmasından dolayı kendisine yakın hissettiği Rudolf Clausius’un termodinamik hakkındaki yazılarını kendi isteği ile çalıştı. Entropi ile ilgili Clausius’un fikirleri eserinde merkezi bir rol oynadı. Max Planck, araştırma alanı olarak termodinamiği benimsemeye karar verdi. Münih’e döndüğünde ise, doktora derecesini Temmuz 1879’da alışılmadık derecede genç, 21 yaşında aldı. Ertesi yıl Habilitationsschrift’i (yeterlilik tezi) Münih’te tamamladı ve Privatdozent (öğretim görevlisi) oldu. Entropi, termoelektrik ve seyreltik çözelti teorisi üzerine makaleler yayınladı. Aynı zamanda Planck, radyasyon süreçlerinin sorunlarına da dikkat çekti ve bunların doğası gereği elektromanyetik olarak kabul edilmesi gerektiğini gösterdi. Bu çalışmalardan, enerjinin tam radyasyon spektrumda dağılımı sorununa ulaştı.
“Siyah cisim” tarafından sıcaklığın bir fonksiyonu olarak yayılan enerjinin dalga boyu dağılımına ilişkin deneysel gözlemler, klasik fiziğin öngörüleriyle farklıydı. Planck, enerji ile radyasyon frekansı arasındaki ilişkiyi çıkarabildi. 1900’de yayınlanan bir makalede, ilişkinin türetildiğini açıkladı. Bu, bir rezonatör tarafından yayılan enerjinin yalnızca ayrık değerler veya kuantumlar alabileceği şeklindeki devrimci düşünceye dayanıyordu. V frekansının bir rezonatörü için “E = hv‘dir”. Burada h evrensel bir sabittir, şimdi ise Planck sabiti olarak adlandırılır. Kuantum Kuramını geliştiren ve Termodinamik yasaları üzerine sayısız çalışmalar gerçekleştiren Planck; Planck sabitini ve Planck ışınım yasasını bulmuştur. Planck sabiti kuantum mekaniğindeki aksiyonum kuantumu için kullanılmaktadır. Uluslararası Birimler Sistemi’nde birimi joule-saniye (J-s)dir. Planck Işınım Yasası modern fiziğin ve kuantum teorisinin yapı taşıdır. Bu yasa belirli sıcaklıkta termal denge durumunda bulunan kara cisim ışımasının yaydığı radyasyondur. Tüm bu çalışmaların neticesinde Max Planck, 1918 yılı Nobel Fizik Ödülü’nün yanı sıra Pour le Mérite (1915), Lorentz Madalyası (1927), Franklin Madalyası (1927), Adlerschild des Deutschen Reiches (1928) (Almanya Cumhurbaşkanlığı tarafından), Max-Planck Madalyası (1929 Einstein ile beraber), Copley madalyasını (1929) almıştır.
Aile Hayatı
1887 Mart ayında Planck, Marie Merck (1861-1909) ile evlendi. Bu evliliğinden dört tane çocukları oldu. Berlin-Grunewald, Wangenheimstrasse 21’de bir villada yaşamaya başladılar. O bölgede birçok profesör oturuyordu. Planck’ların evi, yakın zamanda kültür ve sosyal merkezine dönüştü. Albert Einstein, Otto Hahn ve Lise Meitner gibi çok sayıda tanınmış bilim adamlarıyla birlikte muazzam bir şekilde müzik çalarak eğlenirlerdi. Bu mutlu yılların ardından, trajik bir şekilde Planck, karısının ve tüm çocuklarının ölüm acılarını yaşadı. Karısı Marie, 1909’da tüberkülozdan öldü. Karl, 1916’da 1. Dünya Savaşı sırasında savaşta öldürüldü. Grete 1917’de doğum sırasında öldü, ardından Emma 1919’da doğum sırasında öldü. Erwin, 1945’te Naziler tarafından bir komplo planındaki şüpheli rolü nedeniyle idam edildi.
1909’ da ilk eşini kaybettikten sonra Max Planck 1911’in Mart ayında Marga von Hoesslin (1882-1948) ile evlendi. Aralık ayında beşinci çocukları Hermann dünyaya geldi. 1944’ün başlarında, Max’ın Berlin’deki evi bir müttefik hava saldırısına uğradı. Tüm kişisel belgeleri ve bilimsel kayıtları imha edildi. Mayıs 1945’te Avrupa’da savaş sona erdiğinde Planck, karısı ve kalan oğlu Hermann, ünlü Alman üniversite şehri Göttingen’de bir akrabasına sığındı. İki yıl sonra Max Planck, 4 Ekim 1947’de 89 yaşında hayata veda etti. Bugün kabri Marga ve Hermann ile birlikte Göttingen’in eski Şehir Mezarlığı’nda bulunuyor.
Kaynakça
- nobelprize.org
- britannica.com
- universetoday.com
- famousscientists.org
- turkchem.net
Yazar: Furkan Özkaya
Elektronik ve Haberleşme Mühendisi


