İsviçreli ve Amerikalı bilim insanlarından oluşan araştırmacılar, 1969 yılında Dünya’ya düşen bir meteor üzerinde yıldız tozu buldular ve buldukları yıldız tozunun 7.5 milyar yaşında olduğunu tespit ettiler.

28 Eylül 1969 yılında Avustralya’ya düşen Murchison meteoru, bolca organik bileşen içeriyor ve 100 kg ağırlığındadır. Büyüklüğü nedeniyle en fazla incelenen meteorlardan biridir. 1970’li yıllarda yapılan incelemelerde, meteor üzerinde yalnızca 3 tanesi doğal olan 70 farklı aminoasit keşfedilmiştir. Üzerinde bulunan iki organik bileşik ise, dünya dışı yaşam konusunda insanların kafasını karıştırmıştır. Bu organik bileşikler; DNA ve RNA’nın temelleri olarak sayılan pürinler ve pirimidinlerdir. Yapılan detaylı incelemelerle bu bileşiklerin dünyada gerçekleşen bir bulaşma olmadığını ve kaynağının dünya dışı olduğu kanıtlanmıştır. Yıllar içinde yapılan çalışmalar ve bulunan diğer bileşenler ile meteor üzerindeki oluşumların hiçbirinin dünyaya ait olmadığı teyit edilmiştir. Dünya’ya ait olmayan bu oluşumlar ise, Güneş Sistemi’ nde daha fazlasına ulaşılabileceğine işaret ediyor.
2010 yılında Dr. Schmitt Kopplin’in yaptığı açıklamaya göre, Murchison meteoru milyonlarca dünya yılı boyunca uzayda dolanarak geçtiği her yerden organik bileşenler toplamış olabilir. Kopplin, o dönemde meteorun çekirdeğinin henüz incelenmediğini ve çekirdeğine doğru bir delik açarak bir parça alınacağını dile getirmişti.
Meteor, 50 yıldır ABD’nin Chicago kentinde bulunan Feild Museum’da tutuluyor ve çalışmalar da burada gerçekleştiriliyor. Son yapılan incelemede, Dünya’nın en eski katı maddesi olarak kayıtlara geçen yıldız tozu bulundu. Müze araştırmacılarından Philipp Heck, meteorun içinde bulunan yıldız tozunun parçacıklarını inceledi ve Güneş Sistemi öncesi dönemden kaldığını belirtti. Bu tanecikler için “Gerçek yıldız tozu, yıldızlardan kalan katı numuneler” ifadelerini kullandı.
Müze araştırmacıları önceki yıllarda meteor üzerindeki yalnızca 20 parçacığın yaşını tespit edebilmişti. Ancak yeni geliştirdikleri yöntem sayesinde mikroskobik boyuttaki 40 farklı taneciğin daha yaşı tespit edildi.
Yaşı ilk tespit edilen taneciklerden daha yaşlı olan bu taneciklerin yaşları 4.6 ile 4.9 milyar arasında değişiyor.
Güneş’in, 4.6 milyar; Dünya’nın ise 4.5 milyar yaşında olduğu biliniyor. Söz konusu yıllar da, yıldızların parçalanmaya başladığı döneme denk geliyor. İncelenen yıldızların 2 – 2.5 milyar yıl yaşadığı göz önünde bulundurularak, keşfedilen yıldız tozunun yaşının 7 – 7.5 milyar aralığında olduğu tahmin ediliyor.
Heck, bulunan bu en eski katı maddenin galaksimizdeki yıldızların oluşumunu aydınlatacağını belirtti. Araştırmacılar ise yıldızların yaşını tespit eden yeni metodu diğer meteorlar üzerinde de kullanmayı planlıyor.
Kaynaklar:
- www.ntv.com.tr
- wikipedia.org
- www.dw.com