Vasat, günümüz toplumları için en büyük gizli tehlikedir. Sıradanlığın diğer bir ifadesidir, azıcık aşım kaygısız başımdır. Vasatlık tam bir sığınma yeridir ve hayattan korku duyan, gelişmeyi düşünmeyen, içine kapanık karakterler vasatlıkta yaşamlarını geçirmeyi seçer. ‘’Sen mi kurtaracaksın bu memleketi ?’’ zihniyetidir vasat. ’’Hayat insanı yormaz, insanı insanlar yorar. Hayat topraktır, kuyuyu insanlar kazar.’’ Vasatlıktan sıyrılmak istiyorsanız önce çevrenizdekilerin ‘’Boş boş işlerle uğraşma.’’ cümlesine katlanmayı bilmelisiniz. Vasat kişi kendini hiçbir şey olarak görür. Kendi kadar çevresini de etkileyen sağlık, eğitim, ekonomi, politika gibi konulara asla ilgi duymaz ve şartların düzeltilmesi için de çaba sarf etmez. Çaba sarf edenleri de gereksizlikle niteler; nasılsa değişen hiçbir şey olmayacaktır.
Peki, vasat bir Çeyrek Mühendis ne yapar? Sıradan sorunlarla uğraşır, her işin kolayına kaçmaya çalışır. Okul hayatında devam eden bu süreç iş hayatında da devam eder. Projelerin en kolaylarına seçer, stajlarını nasıl olsa bir şey katmaz diye naylon yapar. Vasatlık insanın içine işler. Sadece not için, derslerini geçmek için 4(?) senesini bomboş geçirir. Mezun olunca da ilk beklentisi birilerinin kendisini elinden tutup bir yerlere çekmesi olur. Vasat çözüm aramaz, kararın bir parçası olur. Vasat üretmek için çaba sarf etmez, hazır olanı tüketir. Vasat zor işlerden kaçar, projeleri uydurmadır. Ne olursanız olun ama vasat olmayın, hayatta her şeye karşı bir fikriniz, görüşünüz ve duruşunuz olsun.