Son yüzyılda otomotiv üretimi ve seri akış halinde kütlesel (yığın) üretime geçişle beraber yeni nesil bir trend olarak yalınlaşma savaşları başladı. Bunu anlamak için bir önceki yazımızda öncelikle yalınlaşmanın tarihine baktık. Peki otomotiv dünyası için ilk sınav neydi?
Dünyada belirli aralıkla sürekli irili ufaklı krizler yaşanmaktadır. Ve bu krizler etkiledikleri sektör başta olmak üzere birçok firmanın sınavı olmaktadır. Sürekli değişen ve gelişen dünyaya kimin daha iyi adaptasyon sağlayabildiği ve kimin bazı şeyleri daha doğru ve etkili yaparak hayatta kalmayı başarabileceği bu testlere bağlı olmaktadır.
1950lerle beraber bir anda yükselişe geçen Toyota ve diğer dev markaların da doğuşuyla otomotiv pazarı iyice kızışmaktaydı. Artık otomotivin kanıksandığı bir dünyada insanlar daha gelişmiş, ufak olanları ve daha az yakanları tercih etmeye başladılar. Çünkü büyük firmaların büyük ve geniş araçları kalabalık yolcu taşımı için ne kadar uygun olsa da yüksek hacimde petrol (100kmde 24 litre gibi) tüketmekteydi. Ek olarak tabii ki petrol kaynakları kısıtlı ve temin edilen Ortadoğu ve Arap ülkeleri ile yaşanılan bazı siyasi ve politik sıkıntılar yaşanan gerilimi iyice arttırmaktaydı. Sonucunda ise ilk büyük kriz, petrol krizi patlak verdi.
Petrol Krizinin Ortaya Çıkışı
Birleşik Devletler’in ithal petrole fazlasıyla bağımlı olmaya başladığı dönemlerde ülkeye giren petrolün büyük bir bölümü OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler – Organization of Petroleum Exporting Countries) yani İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela’dan geliyordu. Akabinde yaşanan politik sıkıntılar sonucu OPEC bazı ülkelere petrol ikmalini kesme kararı aldı. Üretim sektörünü de derinden etkileyen bu durum petrol fiyatlarının da katlanarak artmasına sebebiyet verdi. Petrol satın almak bu kadar zorken kimse petrolle çalışan araba istememekteydi. Otomotiv firmaları için büyük sınav kapıdaydı.

Dünya Devlerinin Durumu
Yeni trendin küçük motorlar, az yakan küçük araçlar olduğu bir piyasaya ayak uydurma çalışmalarında Amerika’nın dört büyük araba üreticisi American Motors, Chrysler, Ford ve General Motors küçük modellerinin üretimlerini yeterince hızlı artıramadı ve büyük modeller satış bayilerinde paslanmaya yüz tuttular.
Petrol ambargosu 5 ay sonra sona erdi fakat ardından gelen durgunluk ve şok dalgası devam etti. ABD’nin en çok satan markası Chevrolet ambargo sırasında 2.5 milyondan fazla araç üretirken bu rakam 1975’te 823.000’e geriledi. Aynı derecede büyük bir düşüş yaşayan Ford’un fabrikaları, 1973 yılına göre 780.000 daha az araba üretmeye başladı.
Toyota Üretim Sisteminin Yükselişi
Ford’un ve diğer batının büyük araba üreticilerinin küçük model motor ve araç üretimine adapte olamaması ve büyük modellerinden yaptıkları zararlar sonucunda büyük kayıp yaşanmaktaydı. Buna karşın aslında Japon ekonomisi de büyük zarar görmekteydi. Firmalar küçülmeye gidiyor, işçilerini çıkarmak zorunda kalıyorlardı. Tek bir istisna ile, Toyota.
İşçi alımına, eğitimine yatırım yapmaya devam eden Toyota, oluşturduğu üretim sistemi (TPS) ile hızla aksiyon alabilecek esnekliğe ve yetkinliğe halihazırda sahipti. Küçük motor ve araç üretimini arttırarak devam ettiren Toyota bütün dünyaya önemli bir ders vermiş gibi gözüküyor.
Kaynakça:
- Toyota Ruhu, Taiichi Ohno
- Noraini Zulkifli, Daniel Haqeem (2022). The Opec Oil Shock Crisis (1973): An Analysis
- npr.org